Yükleniyor...

Varsayımlar Müebbet, Belgeler Beraat Diyor: Tolgahan Demirbaş ve Emre Yüksel Dosyasındaki Görünmez Gerçekler

Hukuk, bir toplumun vicdanı olduğu kadar, maddi gerçeklerin tarafsız bir şekilde ortaya konulması gereken bir terazidir. Ancak Sinan Ateş davası olarak kamuoyuna yansıyan süreçte, dosyadaki somut veriler ile kurulan hükümler arasındaki derin uçurumlar, adaletin "herkes için" tecelli edip etmediği sorusunu akıllara getirmektedir. Yaklaşık üç yıldır tutuklu bulunan Tolgahan Demirbaş ve Emre Yüksel’in durumu, ceza hukukunun temel ilkeleri olan "şüpheden sanık yararlanır" ve "delilden sanığa ulaşma" prensiplerinin ne denli hayati olduğunu bir kez daha göstermektedir.

25.02.2026 02:43

Varsayımlar Müebbet, Belgeler Beraat Diyor: Tolgahan Demirbaş ve Emre Yüksel Dosyasındaki Görünmez Gerçekler

Tolgahan Demirbaş ve Emre Yüksel; cinayete yardım etmek ve firari tetikçinin kaçışını organize etmekle suçlanmışlardır. Ancak bu ağır ithamların en somut dayanağı olarak sunulan "tetikçiyi kaçırma" iddiası, teknik verilerle açıkça çelişmektedir. Hukukçu Cem Kaya’nın teknik bir titizlikle üzerinde durduğu üzere; bizzat Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla yaptırılan yol güzergâhı incelemesi ve kamera kayıtları dökümü, iddianamenin en temel kolonunu çökertmiştir. Kaya’nın analizinde belirttiği gibi, tetikçinin olay yerinden kaçırıldığı iddia edilen 06 AT 5021 plakalı aracın Ankara’dan çıkışına kadar olan tüm güzergâhı mercek altına alınmış; ancak ne PTS kayıtlarında ne de güzergâh üzerindeki kamera görüntülerinde araç içerisinde tetikçi Eray Özyağcı’ya rastlanmıştır. Bilimsel ve teknik incelemelerle, o araçta tetikçinin olmadığı kesinlik kazanmışken, bu aracın bir "kaçış aracı" olarak tescillenmesi hukuki bir paradokstur.

Dosyadaki bir diğer büyük çelişki, iddianamenin merkezine oturtulan "zaman ve mekân" kurgusudur. Mehmet Kerim Akçoru’nun belgelerle ortaya koyduğu üzere, Tolgahan Demirbaş’ın 13:46 ile 13:53 saatleri arasında bir benzin istasyonunda tetikçiyi beklediği iddia edilirken, yine aynı savcının dosyaya koyduğu tutanakta, Demirbaş’ın aracının 13:49’da kilometrelerce uzaktaki bir köpek çiftliğinin önünde olduğu belgelenmiştir. Bir insanın aynı anda iki farklı yerde olması fizik kurallarına aykırı olduğu gibi, 1 metre hassasiyetle çalışan GPRS kayıtlarını görmezden gelerek kurulan bir mahkûmiyet de hukuk mantığına aykırıdır.

Davanın teknik temelini oluşturan bilirkişi raporları üzerindeki şüpheler ise yargılamanın sıhhatini zedeleyen bir başka boyuttur. Savunma makamının "yasaklı bilirkişi" olarak nitelendirdiği, Ankara Emniyeti’nde görevli bir polis memurunun, kendi mesai arkadaşları ve amirleri hakkında hazırladığı raporlar tarafsızlık ilkesini kökten sarsmaktadır. Bu raporlarda geçen ve olaydan aylar önce gerçekleşmiş olan veri sorgulamalarının, cinayetin işlendiği yerle hiçbir coğrafi bağı bulunmamasına rağmen "suikast hazırlığı" gibi sunulması, zorlama bir illiyet bağı kurulmaya çalışıldığının açık bir kanıtıdır.

Sonuç olarak; savcılık incelemesiyle kesinleşen ve hukukçu Cem Kaya tarafından da teknik ayrıntılarıyla ifade edilen "araçta tetikçi yok" tespiti ile GPRS kayıtlarındaki açık çelişkiler davanın tüm seyrini değiştirecek güçtedir. Adalet, gecikince bayatlayan bir ekmek gibidir; ancak yanlış ellerde ve eksik belgelerle dağıtılmaya çalışıldığında toplumun vicdanında onarılmaz yaralar açar. Tolgahan Demirbaş ve Emre Yüksel hakkında somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak deliller ortaya konulmadan sürdürülen bu tutukluluk hali, sadece bu iki ismin değil, Türk hukuk sisteminin de bir sınavıdır. Dosyadaki GPRS kayıtları, saat çelişkileri ve usulsüz bilirkişi raporları görmezden gelinerek verilen kararlar, ileride Yargıtay veya yeniden yargılama süreçlerinde bozulmaya mahkûmdur. Asıl olan, suçlunun cezasını çekmesi kadar, suçsuzun veya suçu ispatlanamamış olanın hürriyetine kavuşmasıdır. Unutulmamalıdır ki; herkes için adalet sağlanmadığı sürece, hiçbirimiz güvende değiliz.

www.haberotesi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Haber Ötesi'ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Yorumlar (0)