Türkiye'nin ilk Ay görevi kapsamında geliştirilen uzay aracının üretimi tamamlandı
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladıkları Ay uzay aracını, sistem seviyesi çevresel testlerinin gerçekleştirilmesi için TUSAŞ'a uğurladıklarını duyurdu.
14.09.2026 19:59
Bakan Kacır, Türkiye'nin ilk Ay görevi kapsamında geliştirilen "Ay Uzay Aracı Projesi"nde gelinen son durumu, TÜBİTAK UZAY OPMER'de gerçekleştirilen "Ay Araştırma Programı Basın Toplantısı"nda paylaştı.
Ay Araştırma Programı'nda önemli bir eşiği geride bıraktıklarını anlatan Kacır, "Ay'a erişmek üzere üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladığımız uzay aracımızı, sistem seviyesi çevresel testlerinin gerçekleştirilmesi için TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezimize, USET'e uğurluyoruz. Türkiye'nin ilk derin uzay görevine uzanan yolculuğumuzda attığımız bu adımın, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum." diye konuştu.
Kacır, teknolojide yaşanan paradigma değişimlerinin, Türkiye'ye stratejik avantajlar sunduğuna işaret ederek, "kritik teknolojilerde tam bağımsız Türkiye" hedeflerine emin adımlarla ilerlediklerini söyledi. Bu anlayışın ilk örneğini, savunma sanayisinde sergilediklerini vurgulayan Kacır, Türkiye için benzer bir fırsat penceresinin, uzay teknolojilerinde mevcut olduğunun altını çizdi.

“TÜRKSAT 7A uydusunun çalışmalarına başladık”
Son 20 yılda fırlatma maliyetlerinde yaşanan hızlı düşüş, uzay çalışmalarını birkaç ülkenin tekelinden çıkardığını ifade eden Kacır, uzayın artık daha fazla ülkenin söz sahibi olabildiği, tarımdan sağlığa, haberleşmeden bilgi teknolojilerine farklı alanlarda yeni çözümlerin geliştirildiği ve hızla yaygınlaştığı bir sahaya dönüştüğünü anlattı.
Bakan Kacır, uzayın bugün bilimsel keşiflerin yanı sıra teknolojik üstünlüğün, ekonomik rekabetin ve stratejik bağımsızlığın da en önemli mücadele alanlarından biri haline geldiğini belirterek, "Milli Teknoloji Hamlesini gerçekleştiren, bilim ve teknolojide küresel ölçekte iddia sahibi olan ve hedef ufkunu daima yukarı taşıyan ülkemizi, uzayın sunduğu bilimsel, teknolojik ve ekonomik fırsatlardan en üst düzeyde yararlanan ülkeler arasına taşımakta kararlıyız. Bu vizyonu mümkün kılacak zemini Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, son 23 yılda kararlı adımlarla inşa ettik. İnsan kaynağımıza yatırım yaparak, araştırma ve teknoloji altyapılarımızı geliştirerek, kritik kabiliyetlerimizi yerlileştirerek, Türkiye'yi kendi uydularını tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda başarıyla işleten sayılı ülkeler arasına taşıdık." ifadelerini kullandı.
Gerçekleştirdikleri her bir projenin, yeni kabiliyet ve kazanımların önünü açtığını vurgulayan Kacır, yüksek hızlı veri iletim kapasitesi ve esnek kapsama özelliklerine sahip, afet iletişimi, kamu hizmetleri ve güvenli haberleşme ihtiyacına cevap verecek ek görev yüklerini bünyesinde barındıracak TÜRKSAT 7A uydusunun çalışmalarına başladıklarını bildirdi. Yeni nesil takım uyduları İMECE-2 ve İMECE-3 ile daha geniş alanları görüntüleyebilen, aynı bölgeden daha sık veri alabilen bir yer gözlem uydusu mimarisi oluşturmak üzere, adım attıklarını dile getiren Kacır, inşa edilen teknoloji ekosistemiyle, uzayın sunduğu eşsiz fırsatlardan en üst düzeyde yararlanmaya, uzay teknolojilerini ülkenin kalkınmasının itici unsurları arasına taşımaya kararlı olduklarını vurguladı.

“Ay görevi gerçekleştiren 9'uncu ülke olmayı hedefliyoruz”
Milli Uzay Programı'nın en iddialı, mühendislik açısından en zorlu hedeflerinden birinin Ay Araştırma Programı olduğunun altını çizen Kacır, "Bugüne kadar yalnızca 8 ülke, Ay görevi gerçekleştirdi. Biz de kendi mühendislik kabiliyetlerimizle hayata geçireceğimiz Ay Araştırma Programımızla, Ay görevi gerçekleştiren 9'uncu ülke olmayı hedefliyoruz. 2027'nin ilk aylarında fırlatmayı planladığımız Ay Uzay Aracımızın, yaklaşık 2 aylık yolculuğun ardından, Ay yüzeyinden 100 kilometre irtifada bulunan kutupsal ve dairesel görev yörüngesine ulaşmasını öngörüyoruz. Burada en az 3 ay boyunca operasyon yürüteceğiz. Görev performansına bağlı olarak bu süreyi 1,5 yıla kadar uzatabileceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Kacır, görev süresince Güneş rüzgarlarının Ay yüzeyiyle etkileşimini, Ay yüzeyindeki suyun oluşum mekanizmalarını, Ay'ın manyetik alanlarını ve yüzeyin ısıl özelliklerini inceleyeceklerini, yerli olarak geliştirdikleri bilimsel ekipmanlarla Ay'daki radyasyon ortamına ilişkin ölçümler gerçekleştireceklerini aktardı.
Uzay aracını, bilimsel çalışmaları tamamlandıktan sonra kontrollü yavaşlatma manevralarıyla Ay yüzeyine ulaştırmayı hedeflediklerini belirten Kacır, kendi imkanlarıyla geliştirdikleri Hibrit İtki Sistemi'nin, bu görevin kritik unsurlarından biri olacağını söyledi.

“Aracımızı 2027 yılının ilk aylarında uzaya uğurlayacağız”
Kacır, sistemi yörünge yükseltme manevralarında ve görevin son aşamasında Ay yüzeyine ulaşmak üzere gerçekleştirilecek Ay yörüngesinden çıkarma ateşlemelerinde kullanacaklarının belirterek, şunları söyledi:
“Bu bilimsel görevi icra edecek yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay uzay aracımızı yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla ürettik. İMECE ve TÜRKSAT 6A projelerinde geliştirdiğimiz uçuş bilgisayarı, haberleşme, güç, ısıl kontrol ve yörünge operasyonları gibi kritik kabiliyetlerden, Ay uzay aracımızda yararlandık. Uydu teknolojilerinde yıllar içinde inşa ettiğimiz bilgi birikiminin eseri uzay aracımızın üretim, montaj ve entegrasyon çalışmalarını tamamladık. İcra edilecek testlerle, aracımızın fırlatma sırasında ve uzay ortamında karşılaşacağı zorlu koşullara dayanımını doğrulayacağız. Isıl vakum testleriyle uzay ortamını, yapısal testlerle fırlatma koşullarını, elektromanyetik uyumluluk testleriyle de aracımızdaki sistemlerin birlikte güvenli ve uyumlu şekilde çalışmasını sınayacağız.”
Kacır, testlerin tamamlanmasının ardından, aracı TÜBİTAK UZAY'ın ODTÜ yerleşkesinde yapımı devam eden yeni temiz oda ve entegrasyon tesisine getireceklerini, buradaki nihai kontrollerin ardından, fırlatma için Kennedy Uzay Üssü'ne göndereceklerini anlatarak, hava, saha ve yörünge koşullarının elvermesi halinde, aracı 2027 yılının ilk aylarında uzaya uğurlamayı hedeflediklerini dile getirdi. Programda 2022 yılının başından bu yana yüzde 77 tamamlanma seviyesine ulaştıklarını aktaran Kacır, aracın geliştirme ve üretim süreçlerinde TÜBİTAK UZAY ve DeltaV'nin yanı sıra, yerli teknoloji firmaları ve girişimlerin de görev aldığını ifade etti.

“Uzay teknolojileri geliştirme bölgesi kurma çalışmalarımızı sürdürüyoruz”
Kacır, Türkiye'nin 31 Ağustos'taki imza töreniyle Ay ve diğer gök cisimlerine yönelik yürütülecek sivil uzay faaliyetlerinde uluslararası işbirliklerini teşvik etmeyi amaçlayan çok taraflı bir uzlaşı olan Artemis Mutabakatı'na katıldığını anımsatarak, şunları kaydetti:
“Türkiye olarak, uzayın barışçıl, sürdürülebilir ve tüm insanlığın ortak yararına olacak şekilde keşfedilmesi ve kullanılması hedefleri doğrultusunda, uluslararası işbirliklerini geliştirmeye devam edeceğiz. 5-9 Ekim 2026'da Antalya'da düzenleyeceğimiz 77. Uluslararası Uzay Kongresinde, tüm dünyadan 10 bine yakın katılımcıyla uzayın geleceğini hep birlikte şekillendireceğiz. Türkiye olarak adım adım savunma sanayisindekine benzer güçlü bir ekosistemi, uzay alanında inşa etmek üzere Ankara'da TUA, TÜBİTAK ve ODTÜ işbirliğinde bir uzay teknolojileri geliştirme bölgesi kurma çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Somali'de inşasını sürdürdüğümüz uzay limanı Türkiye'nin uzaya bağımsız erişiminin önünü açacak, küresel düzeyde artan uzaya erişim talebini karşılayarak, uzay ekonomisinden daha fazla pay almamızı sağlayacak.”
Bakan Kacır, Ay Uzay Aracı'nın önünde basın mensuplarına değerlendirmede bulundu
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Ay Uzay Aracı Projesi"ne ilişkin TÜBİTAK UZAY OPMER'de düzenlenen "Ay Araştırma Programı Basın Toplantısı" sonrası Ay Uzay Aracı'nın önünde basın mensuplarına değerlendirmede bulundu.
Milli Uzay Programı'nın en önemli hedeflerinden birinin kendi imkanlarıyla geliştirdiği, ürettiği bir uzay aracıyla Ay'a erişmek olduğunun altını çizen Kacır, "Bugüne dek Ay'a erişmeyi başaran ülkelerin sayısı sadece 8. Türkiye inşallah bu görevi başarıyla tamamladığında, Ay'a erişmeyi başaran 9 ülkeden biri olacak. Aynı zamanda bu misyonu icra eden ilk Müslüman ülke olacak. Bayrağında hilali taşıyan bir ülke olarak Ay'a erişmenin iftiharını inşallah Türk milleti güçlü şekilde yaşayacak." diye konuştu.
Yüzde 80'in üzerinde yerliliğe sahip
Kacır, projenin, bugüne kadar gerçekleştirdikleri uydu projelerinden daha sofistike olduğunu belirterek, Türkiye'nin milli görüntüleme uydularının, milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A'nın başarılarını birlikte kutladıklarını ve her bir başarı bizi daha iddialı hedeflere taşıdığını ve Ay Uzay Aracı ile şimdi çok daha ileri bir seviyeye erişeceklerini söyledi.
Ay'ın Dünya'dan yaklaşık 385 bin kilometre mesafede olduğunu vurgulayan Kacır, şu bilgileri paylaştı:
“Bu araç yaklaşık 3,5 ton büyüklüğünde. Bu aracı yeryüzünden fırlatacağız, önce Dünya yörüngesinde, eliptik yörüngede araç hareket edecek. Daha sonra yapacağımız ateşlemelerle aracımızı Ay transfer yörüngesine taşıyacağız ve Ay yolculuğuna çıkmış olacağız. Ay'a yaklaştığımızda bu kez yine ateşlemeler gerçekleştirecek ve bu defa Ay yörüngesine girecek ve Ay yörüngesinde Ay uydusu olarak görev yapacak. Ve nihayetinde de görevi tamamladığında Ay'a iniş gerçekleştirecek. Bütün bu süreç, aylar boyunca inşallah hep birlikte heyecanla takip ettiğimiz bir süreç olacak. Bu başarı yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla gerçekleştirdiğimiz, ürettiğimiz bir derin uzay aracını Türk milletine kazandırmamızı beraberinde getirmiş olacak. Aynı zamanda tümüyle yerli ve millî imkanlarla geliştirdiğimiz, ürettiğimiz hibrit itki sisteminin, hibrit roket motorunun derin uzayda dünya tarihinde ilk kez ateşlenmesi bu görev kapsamında gerçekleşmiş olacak. Türkiye bu misyonla yeniden yüzünü Ay'a dönen insanlığa çok önemli bilimsel araştırma katkıları sunmuş olacak ve böylelikle uzay yarışında Türkiye olarak çok daha güçlü şekilde var olacağız.”
Kennedy Uzay Merkezi'nden fırlatılacak
Kacır, 2027'nin ilk aylarında gerçekleşmesini hedefledikleri fırlatmayla birlikte bu heyecan zirveye çıkacağını söyledi.
Halihazırda üretimin tamamını gerçekleştirdiklerini aktaran Kacır, şunları kaydetti:
"Yazılımların tamamını, yüzde 100'ünü yerli ve milli olarak geliştirerek, üreterek bu noktaya gelmiş olduk. Şimdi aracımızı TUSAŞ bünyesindeki Uydu Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'ne uğurluyoruz. Orada birkaç ay sürecek tüm çevresel testler tamamlanacak ve nihayetinde proje tümüyle tamamlandıktan sonra ABD'ye, Kennedy Uzay Üssü'ne fırlatma amacıyla gönderilecek ve sonrasında da birlikte bu heyecanı yaşayacağız. Milli Teknoloji Hamlemizi, Milli Uzay Programımızı en güçlü şekilde himaye eden ve bizlere ve milletimize kazandırdığı öz güvenle tüm bu iddialı projelerin hayata geçmesine liderlik eden Saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza da şükranlarımı sunuyorum."
Kaynak:
AAYorumlar (0)
İlgili Haberler
Son Haberler
Bakan Göktaş: Politikalarımızın merkezine aile kurumunu konumlandırıyoruz
Adalet Bakanı Gürlek: "Sokaklar Güvende" operasyonlarında 2 bin 594 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı
MHP Genel Başkan Yardımcısı Topsakal'dan yeni eğitim-öğretim yılı mesajı
Ankara Valisi Canbolat, Göç Danışma Araçları Tanıtım Töreni'ne katıldı