TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye diplomasisi her platformda İsrail hükümetinin korkulu rüyası olmaya başladı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Allah'ın izniyle Türkiye diplomasisi her platformda İsrail hükümetinin korkulu rüyası olmaya başladı. Bu bizim için tarihi bir sorumluluktur. Biz 'Gazze'den bize ne.' diyemeyiz." dedi.
29.01.2026 16:20
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 1. TBMM Binasında (Kurtuluş Savaş Müzesi'nde) düzenlenen "Ankara Diplomat Akademi Kampı"nın açılış dersinde konuştu.
Tarihi ve manevi değeri yüksek bir çatı altında gençlerle beraber olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, TBMM'nin ilk binasında bulunduklarını, bu binada sadece bir Meclisin kurulmadığını, aynı zamanda binanın Milli Mücadele'nin harekat merkezi olduğunu söyledi.
Bu yıl 10'uncusunu gerçekleştirdikleri "Ankara Diplomat Akademi Kampı"nı değerli bulduğunu ifade eden Kurtulmuş, Anadolu'nun yedi bölgesinden ve çeşitli şehirlerinden gelen gençlerin geleceğe hazırlanması için düzenlenen bu programın önemini vurguladı.
Programın düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik eden Kurtulmuş, "Ben de bu programa katılmayı kendime bir vazife olarak telakki ediyorum. Burada hem tecrübelerimizi paylaşmak, hem Türkiye'nin bugünü ve geleceğine ilişkin fikirlerimizi mütalaa etmek bakımından bunun önemli bir imkan ve fırsat olduğunun farkındayım." dedi.

Dünyanın zor dönemlerden geçtiğini, her alanda tahmin edilemez büyük değişimlerin, dönüşümlerin yaşandığına dikkati çeken Kurtulmuş, ekonomide, siyasette, uluslararası ilişkilerde başka bir safhaya geçildiğini anlattı.
Önceden 20, 30 yılda gerçekleşen olayların şimdilerde birkaç ay gibi kısa bir sürede yaşandığının görüldüğünü anlatan Kurtulmuş, önemli ve yeni gelişmelere şahit olunacak bir döneme girildiğini dile getirdi.
Her zaman yeni, adil bir küresel sisteme ihtiyaç olduğunu söylediklerini belirten Kurtulmuş, "Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya 5'ten büyüktür' diyerek BM'de ilk söylediği andan bu yana bu konu dünya gündemine hızlı bir şekilde taşındı. 'Dün ne söylüyorlar acaba bunlar' diye bakanlar bugün ne kadar haklı tezleri dile getirdiğimizi anlamaya başladılar. BM kağıt üzerinde bir kuruluştan ibarettir, sadece bir binadan ibaret hale gelmiştir."
Gazze'deki soykırıma karşı ülkelerin defalarca bir araya geldiğini, toplanan BM Güvenlik Konseyi'nin, ABD'nin vetosu nedeniyle İsrail'e karşı eylem planını ortaya koyamadığını dile getiren Kurtulmuş, aynı durumun Rusya-Ukrayna Savaşı için de geçerli olduğunu dile getirdi.

Meclis Başkanı Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Yapısı itibarıyla dünyanın tamamını temsil etmeyen BM Güvenlik Konseyi aynı zamanda da artık hiçbir şekilde çatışmaları çözümleyecek, savaşları durduracak, barışı tesis edecek bir halde değildir. Bu mekanizma iflas etmiştir. Sadece o değil, başta UNHCR olmak üzere, bugün yeni seçilen değerli Başkanı Barham Salih'i ağırlayacağız Ankara'da, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği olmak üzere, BM'nin neredeyse bütün kuruluşları da fonksiyonlarını icra edemez bir hale gelmiştir. Dolayısıyla karşımızda hiçbir şekilde çalışamayan, üzerine vazife olarak uluslararası sistem tarafından verilmiş konuları çözemeyen bir küresel sistem vardır. Bu sistem mutlaka yeni, adil, hakkaniyetli bir halde değiştirilmesi, dönüştürülmesi önümüzdeki dönemin en önemli meselelerinden birisidir ve inşallah sizler, genç Türk diplomatları olarak önümüzdeki dönemde bu süreçte çok büyük katkılarınız olacak, bu insani ödevin en önemli taşıyıcıları olacaksınız."
"Uluslararası sistemin kurumlarının ve kurallarının gözden geçirilmesi gerekiyor"
Uluslararası sözleşmelerin neredeyse hiçbirisinin icra edilemediğini vurgulayan Kurtulmuş, "insanların eşitliği ve ülkelerin egemenlikte eşitliği" prensibini esas alan uluslararası bir sözleşme olmasına rağmen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin de asla uygulanamadığını söyledi.

Kurtulmuş, "Hem uluslararası metinlerin hem uluslararası sistemin kurumlarının ve kurallarının gözden geçirilmesi önümüzdeki dönemin diplomasi alanındaki bir numaralı küresel ödevlerinin başında geliyor. Bunun için gayret sarf edeceğiz, mücadele edeceğiz." dedi.
"Her gün gözümüze sokulurcasına net bir şekilde ortaya konulan adaletsizlikler, hakkaniyetsizlikler var." ifadesini kullanan Kurtulmuş, Gazze'de yaşananları anımsattı.
Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Üç yıla yaklaşan bir sürede 75 bin kişinin öldüğü, hayattan koparıldığı, insanlık tarihinin gördüğü en önemli soykırımlardan, en ağır insani suçların işlendiği soykırımlardan birisine şahidiz ve maalesef insanlık bir şey yapamıyor. Şartları her gün ağırlaşan Gazze'deki masum ve mazlum halkın üzerine her gün kabus gibi İsrail'in saldırıları yoğunlaştırılıyor. Bir barış süreci olduğu iddia edilmesine rağmen maalesef soykırım bir şekilde devam ediyor ve bunun yanında şartların iyileştirilmemesi dolayısıyla da soğuktan, açlıktan çocuklar ve yaşlılar ölüyor. Böylesine ağır bir insani tabloya karşı da insanlık neredeyse kulaklarını, gözlerini kapatmış vaziyette bunu seyrediyor. Devletlerin, hükümetlerin büyük oranda sessizliğine rağmen bir taraftan da dünyada bizim insanlık cephesi dediğimiz buna seyirci kalmayacak ahlak ve hakikate bağlılık içerisinde olan milyonlarca insan İsrail'e karşı reaksiyonunu ortaya koyuyor."

Dünyanın yeni bir döneme doğru girdiğinin en hazin örneklerinden birisinin de Venezuela Devlet Başkanı'nın bir gece yarısı eşiyle birlikte yatağından alınıp derdest edilerek başka bir ülkeye götürülmesi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "ülkelerin egemenliği, uluslararası hukukta yargılanmaların açık ve şeffaf bir şekilde olması" gibi temel hukukun ayaklar altına alındığını söyledi.
Tüm dünyada birkaç günlük magazin haber mahiyeti taşıyan bu önemli olayın maalesef dünyanın gündeminden de kalktığını dile getiren Kurtulmuş, "Artık bundan sonra dünyada kurala bağlı bir uluslararası sistem değil güce bağlı bir uluslararası sistem icra edilecek demektir. Yani kuralların, hukukun yerine orman kanunun geçerli olduğu bir döneme girilmekte olduğunun çok vahim bir uyarısıdır. Yine ABD'nin Grönland'ı tehdit etmesi ve başka bir egemen ülkenin topraklarında hak talebinde bulunması da aynı şekilde uluslararası sistemin ağır bir ihlalidir. Buna karşılık bu olayın sadece Birleşmiş Milletler sistemini zedelemenin ötesinde, bizim de içinde olduğumuz fevkalade önemli bir güvenlik ittifakı olan NATO'nun da temellerini çatırdatmakta olduğu aşikardır. Muhatabın da NATO üyesi olduğu bir ülkeye karşı böylesine bir tavrın ortaya konulması anlaşılmazdır." değerlendirmesini yaptı.
Bütün bu gelişmelerden, bundan sonraki süreçte gücün esas olduğu, güçlünün dediğinin geçerli olabileceği bir döneme girildiğinin anlaşıldığını dile getiren Kurtulmuş, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgede yaşanan güç mücadelelerine dikkati çekti.
Kurtulmuş, "Türkiye'nin çok güçlü olmaktan başka bir çaresi yoktur. Bu bölgede başkalarının insafına, başkalarının tezlerinin parantezi olmaya Türkiye kendisini terk edemez. Güçlü bir şekilde kendi yönünü kendi belirleyen ve kendi kurallarını kendi koymaya çalışan bir ülke olmak mecburiyetindeyiz." dedi.
Bu alanda atılan adımları iftiharla takip ettiklerini dile getiren Kurtulmuş, Türkiye'nin güçlü olmasından kastının sadece askeri ve ekonomik güç olmadığını, en büyük gücünün bunlarla birlikte toplumsal gücü, toplumsal bütünlüğü, birlik ve beraberliği, kendi kültürel değerleri üzerinde kendi ayakları üzerinde yükselebilme kabiliyeti olduğunu söyledi.
"Türkiye, dostlarının iftihar edeceği, düşmanlarının çekineceği yeni bir döneme girdi"
Türkiye'nin özellikle son yıllarda dış politikada da önemli açılımlar yaptığını belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin dostlarının iftihar edeceği, düşmanlarının çekineceği ve rakiplerinin de mücadele etmeyi bir kere daha düşünebileceği yeni bir döneme girdiğini ifade etti.
Diplomasinin sadece kağıt üzerinde bir çaba olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, diplomasinin çok yönlü bilginin, disiplinli çabanın ve büyük beceri gerektiren sanatın da adı olduğunu belirtti.
Güçlü diplomasiye sahip olmanın önemine değinen Kurtulmuş, "Diplomasiyi sadece büyükelçilik ya da dış politikayla ilgili kurumlarımızın binalarında yapılan bir bürokrasi faaliyeti olarak asla görmeyin, asla görülmemeli. Diplomasi, sahada dostlarımızla hep birlikte gönül bağlarımızı kuvvetlendireceğimiz ve bizim kültürel mirasımızın üzerine her gün daha fazla koyacağımız bir çabayı, çok yönlü bir çalışmayı gerektirmektedir. Bu çerçevede Türkiye'nin en önemli tezlerinden birisi de geniş coğrafyalardaki gönül dostlarımızla irtibatımızı artırmaktır." sözlerini sarf etti.
Kurtulmuş, diplomasinin devletler arasında bir ilişki olarak değil, halkların arasındaki bir ilişki olarak görülmesi gerektiğini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:
"Çok şükür biz başka milletlere benzemiyoruz. Dünyanın her yerinde dostlarımız var, dünyanın her yerinde ay yıldızı gördükleri zaman gözleri parıldayan, Türkiye'nin ismini duyduğu zaman yüreklerine ferahlık taşınan yüz milyonlarca insan var. Dolayısıyla biz bu irtibatlarımızı kuvvetlendireceğiz. Halkın arasında çok daha güçlü şekilde bunları artırmaya gayret edeceğiz. Herhangi bir Balkan şehrine girsek, sokaklarında dolaşmaya başlasak, oradaki hiç tanımadığımız insanlarla birkaç dakika içerisinde çok sağlam bir gönül köprüsü kurabiliriz. Aynı şekilde Orta Asya'ya, Maveraünnehir ülkelerine gitsek, oradaki ülkelerin sokaklarında dolaştığımız zaman insanlarla birkaç dakika içerisinde çok rahat ahbaplık kurabiliriz. Afrika'da, Türkiye'den selam gönderdiğiniz zaman insanların kapılarının size açıldığını rahatlıkla görürsünüz."
Dünyada Türkiye'den başka büyük kültürel bağlara, medeniyet birikimine sahip başka bir ülkenin olmadığını ifade eden Kurtulmuş, bunun kıymetini çok iyi bilmek, anlamak ve bunu büyük dostluk köprüleri kurarak kazanıma çevirmek zorunda olduklarını söyledi.
Türkiye tarihinin bir süreklilik arz ettiğini kaydeden Kurtulmuş, "'Selçuklu bitti, battı, o başka devletti, Osmanlı geldi, bitti, o bir başka devletti. Türkiye Cumhuriyeti başka bir devlettir.' diyemeyiz. Bütün bunların hepsi tarihsel süreklilik içerisinde birbirinin devamıdır. Onun için diplomaside bizim elimizdeki en önemli hususiyetlerden birisi bizim diplomaside kurduğumuz bu sağlam köprülerin, diplomaside ilerlediğimiz yolun sürekliliğidir." dedi.
Zamanın şartlarının değişebileceğini, önceliklerin de değişebileceğini vurgulayan Kurtulmuş, "Yolumuz bir, istikametimiz bir, tarihten gelen o çizgimiz birdir ve geleceğe doğru da aynı yol üzerinde yürüyeceğiz." sözlerini sarf etti.
Kurtulmuş, "Dün başka bir şey söyleyip bugün başka bir şey söyleyen bir Türkiye olmaz. Temel tezlerimizi dün de aynı şekilde savunuyorduk, bugün de savunuyoruz ama temel tezlerimizi savunurken dünün şartları bize başka imkanlar sağlıyordu, bugünün şartları ise başka imkanlar sağlıyor." diye konuştu.
"Gazze diplomasisi konusunda bir numaralı ülke Türkiye"
Dış politikayı çok taraflı, birçok alanda faaliyet gösterilmesi gereken bir alan olarak gördüklerini belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin birçok kültürel diplomasi kurumunun, dünyanın dört bir tarafında ay yıldızın değerini daha da yükselttiğini dile getirdi.
Kurtulmuş, her alanda Türkiye'nin diplomasisini güçlendirdiklerini, bunlardan birinin de parlamenter diplomasi alanı olduğunu ifade ederek, "Bugün parlamenter diplomasi, dünyanın en etkili dış politika kartlarından birisi haline gelmiştir." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünyanın birçok yerinden misafiri ağırlamasının, kendisinin de her hafta bir Meclis Başkanı'nı ağırlamasının, Meclis çatısı altındaki komisyonların Türkiye'yi anlatıp tezler ortaya koymasının parlamenter diplomasi bakımından çok etkin çalıştıklarının önemli göstergesi olduğunu anlatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gazze diplomasisi konusunda bir numaralı ülke Türkiye'dir. Allah'a çok şükür, bu süre içerisinde ilk andan itibaren, 8 Ekim sabahından itibaren, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere her birimiz nerede, ne fırsat bulursak bulalım, Gazze'nin masum halkının davasını savunmayı kendimize önemli bir sorumluluk olarak atfettik. Örneğin, bu süre içerisinde çevre tahribatının önlenmesiyle ilgili bir uluslararası toplantıya dahi katılsak, orada konuyu sağdan aldık, soldan aldık, Gazze'deki soykırıma getirdik. Allah'ın izniyle Türkiye diplomasisi her platformda İsrail hükümetinin korkulu rüyası olmaya başladı. Bu bizim için tarihi bir sorumluluktur. Biz 'Gazze'den bize ne.' diyemeyiz. Biz Gazze'deki gelişmeleri göz ardı edemeyiz ya da Suriye'deki gelişmeleri dün de göz ardı edemezdik, bugün de göz ardı edemeyiz."
Türklerin kendini sadece obasından sorumlu hissetmediğini, dünyadaki haksızlıkları ortadan kaldırmayı ve zorluklara karşı mücadele etmeyi de görev bildiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Bu sorumluluk duygusu Türkiye'yi biricik bir ülke haline getiriyor. Bu sorumluluk duygusu Türkiye'nin dostlarına güven veriyor. Dünyanın her yerindeki dostlarımız 'Nasılsa bizim meselimize Türkiye sahip çıkacaktır.' diyerek güven içerisinde hareket ediyor. Allah bu çerçevede hem sözümüzün kuvvetini artırsın hem dünyanın her yerindeki mazlum ve mağdur milletlere karşı uzattığımız yardım elini, uzatacağımız yardım elini çok daha güçlü kılsın." ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, gidecekleri yolun belli olduğunun altını çizerek, "Gideceğimiz yol güçlü ve büyük Türkiye'nin kurulması, yeryüzünde adil ve hakkaniyetli bir küresel sistemin tesis edilmesidir. Bunun için mücadele ediyoruz. Yol belli olduktan sonra o yolda nasıl gideceğimizi de gayet rahatlıkla bilir ve o şekilde mücadele ederiz. İşte bütün bunların olabilmesi için her şeyden önce en önemli gücümüz olan genç ve nitelikli insan gücümüzü, potansiyelimizi artırmamız lazım. Bütün bu çalışmalar, bu toplanmalar, bu kamplar, bu eğitimler, okullarda aldığınız eğitimler, okuduğunuz kitaplar, yaptığınız tartışmalar aslında bir şey inşa etmek içindir." diye konuştu.
Dünyada en zor şeyin insan inşa etmek olduğunu söyleyen Kurtulmuş, "İnşallah kendinizi çok güçlü insanlar olarak inşa edeceksiniz. Türkiye sizin büyüklerinizin yaşadığı dönemin Türkiye'si değil. İmkanlarımız, gücümüz çok daha fazla. Karşılaştığımız tehditler, sınamalar çok daha büyük ama Türkiye'nin hedefleri çok daha açık ve güçlüdür." değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmasının ardından Gençlik ve Spor Bakanlığı Ankara Diplomat Akademi Kampı'na katılanlara başarılar dileyen TBMM Başkanı Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve gençlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Üniversite öğrencisi Semanur Güney, TBMM Başkanı Kurtulmuş'a tablo hediye etti.
Etiketler:
Kaynak:
AAYorumlar (0)
İlgili Haberler

Son Haberler
En düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren kanun Resmi Gazete'de
İran Dışişleri Bakanı Erakçi, yarın Türkiye’yi ziyaret edecek
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının duruşması üçüncü gününde sona erdi
TBMM Başkanvekili Adan: Bugün Türkiye'de seçim olsa Cumhur İttifakı yüzde 60'ın üzerinde oy alır