MHP'li Yıldız: Terörsüz Türkiye sürecinde büyük bir rıza üretilmiş ve süreç aziz milletimiz tarafından sahiplenilmiştir
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, ''Terörsüz Türkiye sürecinde büyük bir rıza üretilmiş ve süreç aziz milletimiz tarafından sahiplenilmiştir.'' dedi
10.08.2026 19:23
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifinin tümü üzerinde konuştu.
MHP'li Yıldız'ın konuşması şu şekilde:
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Bey'in 22 Ekim 2024 tarihinde yapmış olduğu çağrıdan bugüne kadar çok şükür, yuvalara yeni ateşler düşmemiştir.
Bu hakikat yeryüzündeki hiçbir maddi değerle ölçülemez, hiçbir siyasi duruş onun kadar kıymetli olamaz.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarımızı bildiriyoruz, iradesiyle terörsüz Türkiye sürecini devlet politikası hâline getirmiştir.
Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş'un değerli katkıları ve büyük emeği için teşekkür ediyoruz.
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun tüm üyeleri yaz boyunca fedakârca mesai yapmıştı, hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Görüşmekte olduğumuz kanun teklifi üzerinde eleştirileriyle katkı sunan her milletvekiline, basın mensuplarına da ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
On binlerce insanımızın hayatına, devasa kaynaklarımızın heba olmasına neden olan terörü tarihin karanlık çöplüğüne göndermek üzereyiz.
Terör, siyasi, ideolojik, dinî veya etnik hedeflere ulaşmak için şiddeti kullanan, hedef aldığı kurbanların ötesinde geniş kitleler üzerinde korku ve yıldırma iklimi yaratan bir insanlık suçudur.
Terör, çağdaş devletlerin egemenlik, güvenlik ve toplumsal istikrarını derinden sarsan çok boyutlu bir tehdittir.
Özellikle soğuk savaş dönemi sonrası, uluslararası sistemin parçalı yapısı devlet dışı silahlı yapıların güç kazanmasına zemin hazırlamış, o aktörlerin çoğu yine etnik, dinî, ideolojik motivasyonlarla hareket ederek devlet otoritesini zayıflatmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti 1980'lerden itibaren terörün sistematik biçimde kullanıldığı bir süreci yaşamıştır. Bölücü ve radikal örgütlerin ülke bütünlüğüne yönelik eylemleri millî güvenlik siyasetinin temel önceliği hâline gelmiştir.
Bu kapsamda terörsüz Türkiye vizyonu salt bir güvenlik politikası olarak görülmekten ziyade, devletin bekası, iç cephenin güçlenmesi, hukukun üstünlüğü, demokratik katılım, toplumsal dayanışma, ekonomik kalkınmayı kapsayan bir devlet politikasıdır.
Türkiye'nin jeopolitik konumu, 3 kıtanın kesişme noktasında yer alması, güvenlik risklerinin yalnızca ulusal değil, bölgesel ve küresel boyutlar taşımasına da neden olmaktadır.
Terörsüz Türkiye süreci, küresel ve bölgesel krizlerin yoğunlaştığı bir dönemde devletin bekası, kardeşlik hukuku ve ortak tarih bilinci üzerinden bölgesel istikrarsızlıkları minimize etmeyi amaçlayan bir hedef çerçevesinde yürümektedir.
1 Ekim 2024'te Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasama yılının açılış töreninde liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin bundan tam altı yüz yetmiş yedi gün önce DEM PARTİ'li milletvekilleriyle tokalaşması, onlara hitaben söylediği sözler siyasi hayatımızda yeni bir kapıyı aralamıştır.
Yine 22 Ekimde grup toplantısında yaptığı, tüm ezberleri bozan tarihî çağrı Türk siyasetinde bir dönüm noktası olmuştur. Bu tarihî çağrı bir milattır, yüzyılın en cesur dönüştürücü siyaset hamlesidir. Bu hamle ve aradan geçen zaman, PKK'nın kendini feshetmesi ve silahları bırakma kararı almasıyla sonuçlanmıştır.
12 Mayıs 2025'te kongresini toplayan PKK, kendini feshetmesiyle süreç yeni bir boyut kazanmıştır.
Yarım asra yakın bir süredir Türkiye'nin enerjisini, insan kaynaklarını, ekonomik refahını sömüren, bin yıllık kardeşliğe kasteden bir yapı tasfiye edilmiştir. Elbette, bu sonuca ulaşmak kolay olmamıştır.
Kardeşliğimizi hedef alan terör tehdidinin ortadan kaldırılması ve toplumsal huzuru güçlendirmek için Türkiye Büyük Millet Meclisinde yüzde 95'in üzerinde bir temsille kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu uzlaşma ikliminin yaratılmasında önemli bir görev yapmıştır.
5 Ağustos 2025'te çalışmalarına başlayan Komisyonun Başkanlığını Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş Bey yapmıştır. Meclisteki 12 siyasi partiden 11'inin katılımıyla çoğulcu ve kapsayıcı bir yapı kurulmuştur. Komisyon 21 kez toplanmış, 132 kişi ve kurumun görüşlerini almış, seksen saatlik bir çalışmanın sonunda 4.199 sayfa tutanak tutulmuştur.
Terörsüz Türkiye sürecinde büyük bir rıza üretilmiş ve süreç aziz milletimiz tarafından sahiplenilmiştir. Komisyonda her görüş temsil edilmiş, sonuç olarak büyük bir mutabakatla 47 kabul, 2 ret, 1 çekimser oyla yapılacakları belirleyen bir rapor ortaya çıkmıştır.
Dünya görüşleri farklı siyasi partiler Türkiye'de bir ilki gerçekleştirmiş ve asgari müştereklerde buluşmuştur. Terörsüz Türkiye barış ve huzur demektir, demokrasi ve hürriyet demektir, kardeşlik demektir.
Yapılan kapsamlı toplantılarda müşterekleri önceleyen farklılıklar hürmetkâr bir anlayış öne çıkarılmıştır. Müstakil bir geçici yasa düzenlemesi için af ve cezasızlık algısına yol açmadan kapsayıcı olma şerhi rapora düşülmüştür.
Terörsüz Türkiye süreci öngörülen bir plan dahilinde ilerleyecek, hukuk devleti daha da güçlenecek, dürüst ve samimi adımlar, dış dayatmalara kapalı öneriler, bin yıllık kardeşliğe ve ortak yaşama dönük tasarruflar Milliyetçi Hareket Partisi tarafından her zaman desteklenecektir.
Yüreğimizle, gönlümüzle, terörsüz Türkiye'nin yanındayız. Tarihe, ecdada, şehitlere sahip çıkmak, ortak geleceği kucaklamak, millî değerler etrafında birleşmek, millî devleti korumak, bin yıllık kardeşliği yaşatmak amacıyla terörsüz Türkiye'nin sonuna kadar arkasındayız.
Devletin temel görevi milletin bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, cumhuriyetin niteliklerini korumak, kişilerin temel hak ve hürriyetlerini, toplumun huzur ve mutluluğunu sağlamaktır.
Sosyal hukuk devleti adalet ilkeleriyle bağdaşmayan engelleri de bu arada kaldırmaktır. Temel amacımız silahlı yapılanmaların ortadan kaldırılması ve demokratik siyaset alanının güçlendirilmesi, toplumsal bütünleşmenin sağlanması ve milletimizin ortak değerlerinin korunmasıdır.
Hukuk devleti adaletin sağlanması, kamu düzeninin korunması, toplumsal huzurun güçlendirilmesi ve suç işleyen bireylerin yeniden topluma kazandırılmasını gözeten çok boyutlu bir anlayışı ifade etmektedir.
Bu yaklaşım doğrultusunda, ceza adalet sistemi yalnızca geçmişte işlenmiş suçlara karşılık verme amacı taşımamaktadır; kamu düzeni ve güvenliğini sağlamak, yeniden suç işlenmesini önlemek, bu çerçevede hazırlanan teklifte gelecekte benzer olayların yaşanmasının önlenmesi, elde edilen kazanımların kalıcı hâle gelmesi, kamu güvenliğinin daha güçlü biçimde tesis edilmesidir.
Kanun koyucunun ceza ve infaz politikalarını belirleme konusunda takdir yetkisi vardır. Hukuk devletinin çizdiği sınırlar içerisinde kamu yararını gerçekleştirmeye yönelik anayasal bir yetkidir.
Teklif, mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir.
Bazı arkadaşlarımız maalesef kanunun gerekçesini ve lafzını okumadan, metnini okumadan bunun bir af olduğunu iddia edecek kadar gerçekten uzağa düşmektedir.
Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bütün sonuçlarıyla varlığını korumakta; suçun vasfına, mahkûmiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik önerilmemektedir, öngörülmemektedir aynı zamanda.
Huzurunuza getirdiğimiz kanun teklifinin nitelikli bir çoğunlukla kabul edilmesi... Bunun özel af olduğu iddiası var.
Bu mantığı devam ettirirsek eğer her infaz düzenlemesinde bir kısım, bir miktar cezanın cezaevi dışında çekilmesini esas alırsak Covid izninde insanları üç yıl, beş yıl dışarı çıkardığımız kanunun içinde nitelikli çoğunluk ararsınız. Buna, bu duruma düşmeyi hiçbiriniz istemezsiniz herhâlde.
Yani bir meseleyi anlatırken ya öğreneceksiniz ya da danışacaksınız ancak Sayın Cumhurbaşkanıyla, Cumhur İttifakı'yla ihtilafı olan insanlardan görüş alırsanız -sataşmak için söylemiyorum- açığa düşersiniz.
Ben sözü fazla uzatmak istemiyorum. Kanun teklifinin bir çoğunlukla kabul edileceğini bekliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Etiketler:
Kaynak:
Haber MerkeziYorumlar (0)
İlgili Haberler

Son Haberler
Milli para yüzücü Defne Kurt, Fransa'da Avrupa şampiyonu oldu
Selin Hürmeriç, Dünya Gençler Artistik Yüzme Şampiyonası'nda 9. oldu
Bakan Işıkhan, Muğla'daki 33. Yayla Seki Yağlı Pehlivan Güreşleri'ni izledi
Bakan Çiftçi: İçişleri Bakanlığı olarak bu ve bundan sonraki süreçte Terörsüz Türkiye dönemine güçlü bir destek vereceğiz