Yükleniyor...

MHP'li Konal: Devlet vatandaşına uygun koşullarda barınma imkânı sağlamakla yükümlüdür

MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, ''Barınma hakkı temel bir insanlık hakkıdır. Devlet vatandaşına uygun koşullarda barınma imkânı sağlamakla yükümlüdür.'' dedi

30.04.2026 00:42

MHP'li Konal: Devlet vatandaşına uygun koşullarda barınma imkânı sağlamakla yükümlüdür

MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, 250 sıra sayılı tapu kanunu ile bazı kanunlarda ve 375 sayılı kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi üzerine konuştu.

MHP'li Konal'ın konuşması şu şekilde:

250 sıra sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bu kanun teklifi vatandaşlarımızın günlük hayatında karşılaştığı somut sorunlara çözüm üretmek amacıyla getirilmiştir. Mülkiyet hakkından yapı güvenliğine, çevre korunmasından deprem sonrası iyileştirmeye, belediye denetimlerinden sosyal konut üretimine kadar geniş bir yelpazede ele alınan bu düzenlemeler, devletin vatandaşına karşı sorumluluğunu yerine getirme noktasında önemli adımlar içermektedir. Öncelikle kanun teklifiyle lisanslı kuruluşlarca hazırlanan değerleme raporlarının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu hâle getirilmiştir. Gerçeğe aykırı değerleme raporları hem vatandaşımızın zarara uğramasına hem de vergi kayıplarına neden olmaktadır. Elektronik ortamda merkezî bir sistem üzerinden bu raporların takip edilmesi, taşınmaz değerlerin haritalarının güncellenmesi ve güncel tutulması şeffaflığı arttıracak ve tahmin üzerine yapılan belirsiz işlemlerin önüne geçecektir. Devletin gözü kulağı taşınmaz piyasasının üzerinde olmalıdır. Bu, vatandaşımızın korunması için zorunluluktur. Teklif, TOKİ'nin 31 Aralık 2027 tarihine kadar yapacağı sosyal konut projelerine ilişkin ihale kararlarını ve sözleşmelerini damga vergisinden de istisna tutmaktadır. Barınma hakkı temel bir insanlık hakkıdır. Devlet vatandaşına uygun koşullarda barınma imkânı sağlamakla yükümlüdür. Ülkemizde konut sektörünün regüle edilmesi, aşırı fiyat artışlarının önüne geçilmesi, sürdürülebilir konut finansmanı politikalarının geliştirilmesi, dar ve orta gelirli vatandaşlarımızın konuta ulaşılabilirliğinin kolaylaştırılması amacıyla "Ev Sahibi Türkiye" temasıyla konut seferberliği başlamıştır. Projeyle 2 milyon vatandaşımızın güvenli ve dayanıklı ev sahibi yapılması hedeflenmiştir. Bu hedefle Milliyetçi Hareket Partisi olarak emeklilere, engellilere, gençlerimize, şehit ailelerimize ve gazilerimize yüksek oranda kota verilmesini çok değerli bulduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu düzenlemeyle her kuruş tasarrufun ev sahibi olmayı bekleyen her ailenin umuduna katkı sağlayacağı göz ardı edilmemelidir. Teklifte yapılan değişikliklerle ülkemizde çoğu vatandaşımızı doğrudan etkileyen site yönetimleri sorunlarına da çözüm aranmıştır. Bu mesele yalnızca soyut bir hukuki düzenleme değildir. Bu, her gün site yöneticisinin keyfî aidat artışıyla karşılaşan, yönetim planı değişikliklerinde çoğunluk sağlanamadığı için yıllarca sorunlarla boğuşan vatandaşımızın bir sorunudur. Yapılan düzenlemeyle site yöneticilerinin avans toplama yetkisi sınırlandırılmış, aidat belirleme yetkisi kat malikleri kuruluna verilmiştir. Ayrıca, toplu yapılarda yönetim planı değişikliği için aranan beşte 4 çoğunluk üçte 2'ye düşürülmüştür; bu, karar alma sürecinin hızlanması demektir. Birçok sitede yüzlerce hatta binlerce malik bulunmaktadır. Beşte 4 çoğunluğun sağlanması fiilen imkânsız hâle gelmiş, en basit değişiklikler bile yıllarca bekletilmiştir.

Bir diğer önemli düzenleme ise yapı kooperatiflerindeki tüm inşaatlar bitmeden ve kesin maliyet hesabı çıkarılmadan bağımsız bölüm tescili yapılmasının yasaklanmasıdır. Ülkemizde yıllardır kooperatif dolandırıcılığı haberleri önümüze çıkmaktadır. İnşaat tamamlanmadan tapu devri yapılması, ortakların hak kaybına uğraması mülkiyet ihtilaflarına ve hukuki kargaşaya yol açmıştır. Mağdurların çığlığına bir cevap niteliğinde olan bu düzenlemeyle ortakların hakları korunmakta, mülkiyet güvencesi sağlanmaktadır.

Aynı zamanda, bu kanun teklifiyle Çevre Kanunu'nda kapsamlı değişiklikler yapıldığını da görmekteyiz. "Çevre danışmanlık firması" ve "yetkilendirilmiş kişi" tanımları kanun düzeyine taşınmakta, hizmet sunum şartları netleştirilmekte, çevre mevzuatına aykırı fiillerin Bakanlığa bildirilmesi yükümlülüğü açıkça düzenlenmektedir.

Bildirim yükümlülüğünü ihlal eden firmalara idari para cezası ve puan cezası öngörülmüştür. Çevre danışmanlık firmalarının asgari hizmet bedelinin de Bakanlıkça belirlenmesi önemli bir adımdır. Haksız rekabet hizmet kalitesini düşürmekte, çevre denetimleri formaliteye dönüşmektedir. Asgari bedel belirlenmesiyle kalite standartları korunacak, çevre denetimleri gerçek amacına ulaşacaktır.

Çevre koruma meselemiz bizim için sadece yasal zorunluluk değil gelecek nesillere karşı ahlaki bir sorumluluğumuzdur. Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz vatanımızın her karış toprağını, her damlasını, her nefesini kutsal biliyoruz. Bu topraklar bize atalarımızdan emanettir, gelecek kuşaklara tertemiz bırakmak da boynumuzun borcu olduğu miraslarımızdır. Ekolojik dengenin sürdürülebilirliğine saygı duyuyoruz. Parti programımızda da temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını her insanın temel haklarından biri olarak gördüğümüzü ifade etmiştik. Bize göre "çevre" demek aynı zamanda "vatan" demektir, milliyetçilik anlayışımızın ana eksenlerinden biri de çevreciliktir. Çevreye hürmet huzurlu ve mutlu bir hayatın ilk şartıdır. Çevre politikamızın esasını gelecek nesillere temiz, yaşanabilir, doğal ve kültürel değerleri korunmuş bir çevrenin intikali oluşturmaktadır. Çevreyi koruma, doğal kaynakları kullanma, afete karşı duyarlı olma, yaşanabilir bir konuta sahip bulunma gibi hususlar kentleşme, konut, afet, çevreye ilişkin politikaların oluşturulmasında önemli bir yere sahiptir.

Toplu Konut Kanunu'nda yapılan değişiklikleri içeren bir diğer düzenleme ise TOKİ'nin taşınmaz satışlarına ilişkin başvuru evrakı ve sözleşmelerinin elektronik ortamda düzenlenebilmesini sağlamıştır. Ayrıca, hak sahibinin vefatıyla yaşanan tahsilat ve devir süreçlerindeki aksaklıklar giderilmekte, TOKİ'ye doğrudan mirasçılık belgesi talep yetkisi verilmektedir.

Burada özellikle dikkat etmek istediğimiz ve dikkat çekmek istediğimiz bir husus vardır: TOKİ'nin sosyal amaçlı toplu konut üretim faaliyetlerinin hızlandırılması amacıyla yeni yerleşim alanlarında Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devir ve acele kamulaştırma kararı alma yetkisi verilmiştir. Bu yetki hassas bir dengeyi gerektirmektedir. Bir yanda, evet, vatandaşımızın konut ihtiyacı, diğer yanda mülkiyet hakkı vardır ancak kamu yararı gerektiğinde devletin bu adımları atabilmesi ve vatandaşına uygun konut sağlayabilmesi zorunluluktur. Tabii ki bu yetkinin kullanımında hukuki güvencelerin titizlikle uygulanması, vatandaşın hak kaybına uğramaması bizim için ön şarttır.

Ülkemizde yangın güvenliği konusunda da eksikliklerden dolayı defalarca can kayıplarına yol açılmıştır. Kullanıma yönelik belgeye sahip yapılarda periyodik yangın denetimi zorunluluğu getirilmesi bir lüks değil, bir zarurettir. Bu açıdan, kanun teklifi, yapıların yangın güvenliğine ilişkin son derece kritik düzenlemeler de içermektedir. Bu düzenlemeyle, belediyeler ve yetkilendirilmiş yangın güvenlik uzmanları tarafından periyodik denetimlerin yapılması zorunlu kılınmakta, yeni tespit edilen eksikliklerin altı ay süre içinde giderilmesi için süre verilmektedir. Bu can güvenliği meselesidir ve hiçbir gerekçeyle ihmal edilmemelidir.

Öte yandan, ruhsatsız ve izinsiz yapılara hazır beton sağlayan kişilere de idari para cezası öngörülmüştür. Ruhsatsız bir yapıya beton satan kişi denetimsiz bir yapının temelini oluşturmakta, o da bu yapıda yaşayacak insanların hayatını tehlikeye atmaktadır. Bu düzenlemeyle, bu ortaklığın bedeli açıkça ortaya konmuş, kaçak yapılaşmaya destek verenlere hesap vermek zorunluluğu getirilmiştir. Beş yıllık iptal süresi caydırıcılığı artıracak ve sahte belge ticaretinde engelli bir önemli yatırımdır.

Bu kanun teklifini bir bütün olarak değerlendirdiğimizde, vatandaşın korunması, yapı güvenliği, kamu kaynaklarının verimli kullanımı, hukuki belirliliğin sağlanması, bürokrasinin azaltılması ve dijitalleşmesi gibi temel ilkelerin öne çıktığını görmekteyiz. Bizim temel ölçümüz her zaman devletin bekası, milletin birliği, vatandaşın yararına hizmet olmuştur. Bu kanun teklifinin de bu ölçüde 3 ölçüden geçtiğini görmekteyiz; bu teklifin mevcut sorunlara somut çözümler üreten, vatandaş odaklı, kamu yararını gözeten bir çalışma olduğunu görmekteyiz.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz, vatandaşımızın sorunlarına çözüm üreten, devletimizi güçlendiren, milletimizin birliğine ve refahına katkı sağlayan her düzenlemeyi desteklemeye hazırız. Bu teklif Cumhur İttifakı'nın millet odaklı siyaset anlayışının bir yansımasıdır.

Sorunları tespit etmek, çözüm üretmek ve bu çözümleri hayata geçirmek siyasetin asıl amacıdır; biz bu amaca hizmet etmeye, milletimizin sesi olmaya devam edeceğiz.

Giresun Milletvekili olarak özellikle belirtmek isterim ki bu kanun teklifinde yer alan düzenlemeler, geçici maddelerdeki süre uzatımları, çevre denetimlerinin güçlendirilmesi gibi hükümler Giresun dâhil tüm illerimizde karşılık bulacak düzenlemelerdir. Giresun başta olmak üzere, Karadeniz Bölge'mizde de mülkiyet sorunları, yapı güvenliği endişeleri, çevre koruma ihtiyaçları, 2/B arazi mağduriyetleri gündemimizin üst sıralarında yer almaktaydı; bu kanun teklifiyle bu ihtiyaçların cevaplanacağını ve cevap bulacağını umut ediyoruz.

www.haberotesi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Haber Ötesi'ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Kaynak:

Haber Merkezi

Yorumlar (0)