Yükleniyor...

MHP'li Kılıç: Türkiye Cumhuriyeti Cumhur İttifakı'nın sarsılmaz iradesiyle çiftçisinin tam da arkasındadır

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, "Türkiye Cumhuriyeti Cumhur İttifakı'nın sarsılmaz iradesiyle çiftçisinin tam da arkasındadır." dedi

10.06.2026 21:25

MHP'li Kılıç: Türkiye Cumhuriyeti Cumhur İttifakı'nın sarsılmaz iradesiyle çiftçisinin tam da arkasındadır

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, TBMM Genel Kurulunda, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MHP'li Kılıç'ın konuşması şu şekilde;

"İnsan için en zor şey her gün insan kalabilmektir." Evet, Türk dünyasının ortak değeri, eserleriyle kendi halkını, kültürünü ve değerlerini tüm insanlığa tanıtan, kitapları 176 dile çevrilen yazar, gazeteci, diplomat ve devlet adamı Cengiz Aytmatov'u vefatının 18'inci yıl dönümünde rahmet, saygı ve özlemle yâd ediyorum. Kırgızların "bozkırın bilgesi" olarak andığı Aytmatov kaleme aldığı eserlerle yalnızca Türk dünyasının değil, insanlığın ortak hafızasında da silinmez izler bırakmıştır. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Tarımı yalnızca bir geçim kapısı, sıradan bir ekonomik faaliyet gibi göremeyiz; "tarım" demek bu ülkenin bekası, bağımsızlığı ve millî güvenliği demektir. Kendi toprağını işleyemeyen, kendi gıdasını üretemeyen hiçbir milletin tam bağımsızlığından söz edilemez. Dünyanın içinden geçtiği krizleri, burnumuzun dibindeki savaşları ve iklim şartlarının zorluğunu hepimiz yakından takip ediyoruz.

Bütün bu küresel dalgalanmalar elbette girdi maliyetlerimizi de vurdu. Mazottaki, gübredeki, tohumdaki fiyat artışlarının yazın sıcağında, kışın ayazında o nasırlı elleriyle toprağa can veren çiftçimizin belini nasıl büktüğünün tabii ki farkındayız. Ancak aziz milletimiz ve kıymetli üreticilerimiz şundan zerre şüphe duymasın: Türkiye Cumhuriyeti Cumhur İttifakı'nın sarsılmaz iradesiyle çiftçisinin tam da arkasındadır. Bugüne kadar tarımsal destekleri en üst seviyelere taşıdık. TMO aracılığıyla yaptığımız alımlarla çiftçimizi serbest piyasanın acımasız çarklarına ezdirmedik, bundan sonra da ezdirmeyiz. Biz sorunlara sırtını dönenlerden değil, devletin tüm imkânlarını milletin emrine sunup el birliğiyle dert çözenlerdeniz.

Genel sorunların ötesinde İç Anadolu'nun kalbi Nevşehir'imizde üreticilerimizin çok acil çözüm beklediği bazı meseleler var; bunlar üzerinde de şöyle, ana hatlarıyla durmak isterim: Bugün Nevşehirli çiftçimizin en büyük feryatlarından biri sulama maliyetleridir. Yer altı suları çekildikçe su çok daha derinlerden çıkarılıyor, dev su motorları gece gündüz demeden çalışıyor. Ay sonu gelen kabarık elektrik faturaları da hâliyle üreticinin belini büküyor. Çiftçimiz neredeyse hasattan kazandığını götürüp doğrudan elektrik faturasına yatırır hâle gelmiştir. Bir başka kanayan yaramız, Türkiye'nin patates deposu Nevşehir'deki patates siğili karantinası meselesidir. Hastalıkla elbette mücadele edilecek ama karantinaya alınan arazilerde çiftçimize kârlı bir alternatif ürün sunulmadığı için binlerce dönüm tarla boş kalıyor, üretici âdeta kaderine terk ediliyor. Diğer yandan, bağcılık iklim krizinden, dondan ağır darbeler yiyor. Yüksek sigorta primleri zaten dertli olan çiftçimizin yarasına merhem olamıyor. O güzelim kayadan oyma doğal depolarımız bile plansızlık ve aracıların oyunları yüzünden tam manasıyla üreticimizin faydasına kullanılamıyor.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak tavrımız da duruşumuz da çok nettir: Cumhur İttifakı'nın sarsılmaz iradesiyle hem Nevşehir'deki hem de yurdun dört bir yanındaki çiftçimizin haklı sitemlerini çok iyi duyuyoruz. Biz bu meselelere öyle günübirlik, popülist söylemlerle yaklaşmıyoruz; devlet ciddiyetine yakışan, kalıcı, yapısal ve tüm Türkiye'yi kucaklayan stratejiler üretiyor, kurumlarımızla tam bir uyum içinde çalışıyoruz. Meclis çatısı altında, özellikle belirtmek isterim ki tarımsal sulamadaki elektrik yükü bir yana, tarlanın sürülmesinden hasada kadar çiftçiyi yoran mazot ve gübre fiyatlarındaki artışlara kulak tıkamamız söz konusu dahi olamaz. Üreticimizin toprağa küsmemesi lazım, traktörünün kontağını huzurla çevirmesi, tarlasını eksiksiz sürebilmesi lazım.

Devletimiz, Edirne'den Hakkari'ye hiçbir üreticisini bu yükün altında ezdirmeyecek kudrettedir.

Bir diğer husus, sadece Nevşehir'deki karantinalı arazilerimiz değil, memleketin farklı köşelerinde çeşitli sebeplerle atıl kalan topraklarımızdır. Türk çiftçisinin o nasırlı elini topraktan çekmesi asla kabul edebileceğimiz bir tablo değildir. Bu toprakların yeniden bereketle buluşması, çiftçimizin mağdur edilmemesi ve millî bir üretim planlamasına geçilmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Devletin o güçlü ve şefkatli eli bu vatan topraklarının her karışında olmaya devam edecektir.

Son olarak değinmek istediğim konu, tarladan sofraya uzanan o yoldaki haksızlıktır. Tarlada dökülen o kutsal alın terinin yollarda nasıl eridiğini, üreticinin maliyeti ile vatandaşın manavda ödediği fiyat arasındaki o adaletsiz uçurumu gayet iyi görüyoruz. Çiftçimizin binbir emekle yetiştirdiği ürünlerin piyasadaki fırsatçıların elinde heba edilmesine göz yumamayız. Tarımda dışa bağımlılığı bitirecek yerli üretim vizyonunu şahlandırmak ve bu düzeni adil bir zemine oturtmak boynumuzun borcudur. Bizler "önce ülkem ve milletim" diyerek milletin derdiyle dertlenen, çözüm için gece gündüz omuz omuza veren bir siyasi iradenin temsilcileriyiz. Nevşehirli hemşehrilerimizin de Türkiye'nin dört bir yanındaki eli nasırlı üreticilerimizin de gönlü ferah olsun. Sorunları biliyoruz, feryatları anlıyoruz. Türkiye'nin tarımsal bağımsızlığını teminat altına almak için sahadayız, masadayız, ihtiyaç duyduğunuz her anda hep yanınızdayız diyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, helal lokması için tarlasında ter döken bütün çiftçilerimizi ve Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

www.haberotesi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Haber Ötesi'ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Kaynak:

Haber Merkezi

Yorumlar (0)