Yükleniyor...

MHP'li Kılıç: Sıfır atık meselesi şık bir çevre projesi değil, hayat meselesi, bir varoluş çabasıdır

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, ''Sıfır atık meselesi şık bir çevre projesi değil, hayat meselesi, bir varoluş çabasıdır.'' dedi

02.04.2026 19:00

MHP'li Kılıç: Sıfır atık meselesi şık bir çevre projesi değil, hayat meselesi, bir varoluş çabasıdır

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, TBMM Genel Kurulunda, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MHP'li Kılıç'ın konuşması şu şekilde;

Bugün 2 Nisan, çoğumuz için günlük koşturmaca içindeyken akıp giden sıradan bir bahar günü gibi görülebilir ama durup etrafımızda, çocuklarımıza ve üstüne bastığımız şu mübarek toprağa başka bir gözle bakmamız gereken günlerden biri.

Hep diyoruz ya: Erken fark et, erkenden harekete geç. Otizmli çocuklarımızı hayatın o ilk dönemlerinde ne kadar çabuk anlarsak, geleceklerini o kadar sağlam inşa edebiliriz.

Her bir özel kardeşimiz bu hayatın tam merkezinde eşit haklarla var olması gerekiyor. Farklılıklarımız aslında en büyük zenginliğimiz ve bunun lafta kalmadığı, gerçekten fark yarattığımız nice 2 Nisanlar görmeyi diliyorum. O güzel kardeşlerimize ve onlarla omuz omuza yürüyen ailelerine kocaman sevgilerimi gönderiyorum.

Onlar için daha huzurlu, daha mutlu bir dünyayı mutlaka hep birlikte kuracağız diyorum. Ama tam burada insanın boğazına düğümlenen o çok ağır soru takılıyor akıllara: Biz, bu çocuklara, uğruna bu kadar çabaladığımız yeni nesillere gerçekten nefes alabilecekleri bir dünya bırakabilecek miyiz? Durum maalesef sandığımızdan çok daha acı, çok daha ciddi. Bir düşünelim, daha doğmamış anne karnındaki masum bebeklerin kanında bile mikroplastik bulunuyor artık.

Hani, o "Su gibi aziz ol." diyerek baş tacı ettiğimiz, hiç bitmez sandığımız tatlı su kaynaklarımız kelimenin tam anlamıyla gözümüzün önünde kuruyup gidiyor. Eskiden, mevsimlerin bir ritmi, doğanın bir dengesi vardı. Şimdi, bahar aylarında kışı, kışın ortasında kavurucu sıcağı yaşıyoruz. Ormanlarımız yani dünyanın ciğerleri sadece yangınlarla değil bitmek bilmeyen tüketim hırsımız yüzünden de günden güne eksiliyor. Doğanın o kusursuz dengesiyle öyle bir oynadık ki kendi ellerimizle koca bir gezegeni âdeta yorup tükettik.

Evlatlarımıza miras olarak ne bırakacağız? Uçsuz bucaksız çöp dağları mı yoksa plastiğe boğulmuş denizler ve zehirlenmiş topraklar mı? İşte, tam da bu yüzden sıfır atık meselesi öyle televizyonlarda duyup geçtiğimiz şık bir çevre projesi değil. Bu, düpedüz bir hayat meselesi, bir varoluş çabasıdır. Sadece dev fabrikaların değil, sabah mutfakta çayı demlerken, markette alışveriş yaparken, sokağa o plastik şişe fırlatırken, tabağımızda yemek bırakırken her birimizin bire bir sorumlu olduğu bir vicdan sınavıdır bize göre.

Daha yeşil, taşı toprağı gerçekten nefes alan, sürdürülebilir bir Türkiye istiyorsak o bitmek bilmeyen israf alışkanlığımızla yüzleşmek zorundayız. Daha öncesinde de bu kürsüden ben defalarca bu talebimi iletmiştim. Çöpe attığımız her lokma ekmekte, musluktan gereksiz yere akıttığımız her damla suda yarınların, evlatlarımızın hakkı var. Elimizdeki kaynakları derya denizmiş gibi har vurup harman savurmak yerine doğanın dilinden anlayan, ona saygı duyan, çözümlerle bu gidişata artık bir "dur" demeliyiz diyorum, çok geç kalmadan "dur" demeliyiz diyorum.

İsrafı kökünden önlemek sadece bugünü kurtarmaz, toprağımızı korur, suyumuza can katan ve en önemlisi, o çok sevdiğimiz çocuklarımızın asıl geleceğini yaşatır. Bugün hem o pırıl pırıl özel evlatlarımız için hem de onlara bırakacağımız en büyük emanet olan bu dünya için elimizi taşın altına koyma zamanı. İnsanı anladığımız, doğayı incitmediğimiz, her çocuğun temiz su içip yeşil bir ağacın gölgesinde güvenle büyüyeceği o dünyayı ancak ve ancak hep beraber kurabiliriz diyor, bu duygu ve düşüncelerle Genel Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum.

www.haberotesi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Haber Ötesi'ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Kaynak:

Haber Merkezi

Yorumlar (0)