MHP'li Kılıç: Onurlu Filistin halkının amasız fakatsız yanındayız
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, ''O kanlı kuşatma tamamen yıkılana dek işgalcilerin tam karşısında, onurlu Filistin halkının ise amasız fakatsız yanındayız.'' dedi
30.04.2026 20:59
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, TBMM Genel Kurulunda, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MHP'li Kılıç'ın konuşması şu şekilde;
Resmî Gazete'de yayımlanan atama kararlarıyla Emniyet Genel Müdürlüğü görevine atanan Sayın Ali Fidan'a Nevşehir Valisi olarak şehrimize yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyor, yeni görevinde başarılar diliyorum. Nevşehir Valisi olarak atanan Sayın Hüseyin Kök'e de hayırlı olsun dileklerimi iletiyor, şehrimize faydalı hizmetler yapmasını temenni ediyorum.
İsrail'in sözde ateşkes kararlarına rağmen tüm dünyanın gözü önünde sürdürdüğü soykırım Akdeniz'in uluslararası sularında sergilediği son haydutlukla sınır tanımayan bir boyuta ulaşmıştır. Gazze'yi nefessiz bırakan o zalim ablukayı kırmak ve bölgeye yalnızca insani yardım ulaştırmak gayesiyle yola çıkan Küresel Sumud Filosuna yönelik sinyal karartmalı korsan baskın uluslararası hukukun bir kez daha pervasızca çiğnenmesidir. Sırf mazlumlara bir umut ışığı taşıdıkları için aralarında 20 vatandaşımızın da bulunduğu 175 vicdan elçisini zorbalıkla alıkoyan bu işgalci zihniyet kaba kuvvetle hakikatin ve adaletin sesini susturabileceğini sanarak tarihî bir yanılgıya düşmektedir.
Bizler, masum sivilleri açlığa ve ölüme mahkûm eden bu barbarlığa karşı ilk günden beri nasıl tavizsiz bir duruş sergilediysek bugün de aynı sarsılmaz inançla buradayız. O kanlı kuşatma tamamen yıkılana dek işgalcilerin tam karşısında, onurlu Filistin halkının ise amasız fakatsız yanındayız.
Son zamanlarda sık sık gündeme getirerek gündemde kalmasına çabaladığımız ve çareler üretmeye çalıştığımız bir konuya dair konuşmamı sürdürmek istiyorum. Bizler yıllarca "bağımlılık" kelimesini duyduğumuzda hep aynı şeyleri düşündük; "tütün" dedik, "alkol" dedik, "uyuşturucu" dedik, tehlikeyi hep dışarıda aradık ama açık konuşalım, koca bir nesli gözümüzün içine baka baka kaybediyoruz ve maalesef tehlike artık sokakta değil tam avucumuzun içinde, cebimizde, soframızın köşesinde. Allah aşkına, değerli vekillerimiz, soruyorum sizlere: 2-3 yaşındaki sabinin eline o ışıklı ekranı, o akıllı telefonu vermeden ağzına bir lokma yemek koymaması normal midir? "Aman sussun, aman oyalansın." diyerek çocuklarımızın ellerine tutuşturduğumuz o telefonlar aslında onların beyinlerine taktığımız sanal birer prangadır. Bizler dedelerimizin dizinin dibinde kahramanlık destanlarıyla, analarımızın ninnileriyle büyümüş bir nesiliz, şimdi ne oldu da yavrularımızı ruhsuz cam ekranların soğuk yüzüne mahkûm ettik? Bu açık bir ekran bağımlılığıdır ve bu yıkım daha çocuklarımız "anne" demeyi tam öğrenemeden beşiklerinde başlamaktadır. Çocuk biraz büyüyor, okula adım atıyor, ilkokul çağında o tertemiz yavrular bu kez de sosyal medya denilen dipsiz kuyunun içine itiliyor. Beğenilme arzusu, sanal oyalanma ihtiyacı daha o yaşta çocuklarımızın ruhunu esir ediyor. Gerçek hayattan kopuk, sokakta dizini kanatıp arkadaşlarıyla barışmayı bilmeyen, ekran karşısında hissizleşen bir nesil yetişiyor. Hamdolsun, Cumhur İttifakı olarak bu gidişata "Dur!" dedik, yakın zamanda sosyal medyada yaş sınırını belirleyen o tarihî teklifi Gazi Meclisimizden milletimizin kararlılığıyla geçirdik. Bu dijital uçuruma karşı çekilmiş bir settir ama yetmez. Tehlike öylesine büyük ki rehavete kapılma lüksümüz yok. Gelin, lise sıralarına, gençlerimizin o deli dolu, en güzel yıllarına bir bakalım: Yüreklerimiz sızlıyor, adına elektronik sigara denilen, oysa bildiğimiz zehrin allanıp pullanmış hâli olan o illet okullarımızda bir veba gibi yayılıyor. Kanunlarımız açık, 18 yaşından küçüklere satışı kesinlikle yasak. Hatta bırakın küçüklere satışını, ülkemizde normal yollardan satışı, ithalatı zaten yasak ama nasıl oluyorsa rengârenk, meyve aromalı, sözde masum gösterilen bu zehirler o gencecik yavrularımızın cebinden çıkıyor. Bir özenti fırtınasıdır kopup gidiyor. Kim bu zehir tacirleri? Bu çocuklar bu yasa dışı ürünlere bu kadar kolay nasıl ulaşıyor?
Sıra üniversitelere geliyor, ailelerin binbir umutla, dişinden tırnağından artırarak okumaya gönderdiği gençlerimiz; karşılarında yepyeni bir tuzak, sanal bahis ve kumar bağımlılığı, kolay yoldan, çalışmadan kazanma vaatleri.
Sonuç, gırtlağına kadar borca batan, tefecilerin eline düşen, kendini hayattan, ailesinden, toplumdan tamamen soyutlayan, gencecik yaşında ağır bunalımlara girip kendi hayatına kıyan evlatlarımız. Yazıktır, günahtır; bir nesil dijital kumar masalarında bozuk para gibi harcanırken bizler bunu sadece "gençlik hatası" diyerek geçiştiremeyiz.
Bu noktada ben yetişkinlere de seslenmek istiyorum: Maalesef rol model, iyi rol model değiliz; gerek bu sigara konusunda gerekse bu bahis konusunda maalesef yetişkinler de gençlerimize kötü örnek olmakta.
İğneyi kendimize de batıralım, sadece gençler mi? Dönüp bir sokağa, otobüslere, kafelere, evlerimizin içine bakalım. Bugün nüfusumuzun yüzde 60'ından fazlası şu elimde tuttuğum birkaç inçlik ekrana kelimenin tam anlamıyla köle olmuş durumdalar.
Eşler birbiriyle konuşmuyor, aynı odanın içinde herkes kendi sanal dünyasında kaybolmuş. Bağımlılık türleri say say bitmiyor ve işin acı tarafı, maalesef, hemen hemen hepimizin söküp atamadığı en az bir zinciri var. Mesele bu kadar derin, bu kadar can yakıcıyken bizler ne yapacağız? Bu konuyu birkaç süslü lafla, komisyon raporlarıyla, seminerlerle geçiştiremeyiz. Bu, doğrudan doğruya Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası, Türk aile yapısının temeli meselesidir.
Milliyetçi Hareket Partisinin vizyonunda, iradesi ipotek altına alınmış, beyni uyuşturulmuş, sanal âlemlere hapsedilmiş bir gençliğe yer yoktur. Cumhur İttifakı'nın sarsılmaz iradesi tam da bunun için, millî ve manevi değerlerimizi bu küresel erozyondan korumak için vardır. Biz, tepeden tırnağa kapsayıcı, tavizsiz ve tam adımlar atmak zorundayız; eğitimden cezai yaptırımlara, dijital denetimden ailelerin bilinçlendirilmesine kadar devletimizin bütün imkânlarını seferber etmeliyiz.
Türk ve Türkiye Yüzyılı diyoruz; bu vizyon, lider ülke Türkiye hedefi, ekran bağımlısı, ruhu ve bedeni bağımlı bir nesille değil, zihni berrak, millî şuurla donanmış, çelik gibi bir iradeye sahip Türk gençliğinin omuzlarında yükselecektir. Bizim bu sanal çukurlara kurban vereceğimiz, gözden çıkaracağımız tek bir evladımız bile yoktur.
Bu millete, bu devlete, bu gençliğe kurulan tuzakları Cumhur İttifakı'nın kudretiyle tarumar edeceğiz diyor, Gazi Meclisimizi saygılarımla selamlıyorum.
Kaynak:
Haber MerkeziYorumlar (0)
İlgili Haberler
Son Haberler
Adalet Bakanı Gürlek, Rojin Kabaiş'in ailesini kabul etti
MHP İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi Karabay'dan İstanbul Ülkü Ocakları İl Başkanı Alparslan Doğan’a Ziyaret
Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Çankaya Köşkü'nde toplandı
YSK Başkanlığına Serdar Mutta seçildi