Yükleniyor...

MHP'li Kılıç: Evlatlarımızı korumak boynumuzun borcudur

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, ''Evlatlarımızı korumak boynumuzun borcudur. MHP olarak alınacak tedbirlerin, hazırlanacak kanunun destekçisi olacağız." dedi

20.01.2026 19:29

MHP'li Kılıç: Evlatlarımızı korumak boynumuzun borcudur

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, TBMM Genel Kurulunda, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MHP'li Kılıç'ın konuşması şu şekilde;

Tarih 20 Ocak 1990, Bakü'de kışın ayazını tankların soğuk namluları ve yüreklerde yanan yangın bastırmıştı. Tarihe "Kara Ocak" olarak geçen, akıllarımızdan çıkmayan o gece Sovyet emperyalizmi ve o emperyalizmin maşası olan çeteler sadece bir şehri işgal etmek için değil, Türk dünyasının millî hafızasını silmek için Bakü'ye girmişti. Mesele sadece toprak işgali değildi, Sovyetlerin uyguladığı kimliksizleştirme politikasının son ve en kanlı halkasıydı bu adım. Kadın, çocuk, yaşlı demeden 147 canımıza kıyıldı ancak ortada hesap edemedikleri bir hakikat vardı: O tanklar bedenleri ezse de Türk'ün karakteri olan istiklal arzusunu ezemedi. Bu, alelade bir hak talebi değil, bir varoluş kavgasıydı. Nitekim, Ebulfez Elçibey'in "Sen Türk olduğunu unutsan da düşman senin Türk olduğunu asla unutmaz." şeklindeki tarihî uyarısı o gece Bakü'de yaşanan vahşetin asıl sebebini özetliyordu. Hedef doğrudan Türk kimliğiydi, cevap ise yine o asil kimlikten, damarlardaki asil kandan geldi. O gece dökülen kanlar Azerbaycan'ın devletleşme yolundaki harcı oldu. Yanvar şehitlerinin aziz ruhları bugün Karabağ semalarında, Şuşa'nın burçlarında huzur içindedir. Türkiye dün olduğu gibi bugün de tek millet şuuruyla hem sahada hem masada can Azerbaycan'ın, öz gardaşının yanındadır. Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum. Devletimiz kaim, milletimiz ve birliğimiz daim olsun diyorum.

Sahadaki tablo bize şunu haykırıyor: Kendini dev aynasında gören, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimize karşı arkasındaki dış desteğe güvenen SDG, Şam yönetiminin, Suriye ordusunun kararlı adımları karşısında sabun köpüğü gibi erimektedir. Bu yapı, konjonktürel olarak şişirilmiş bir organizasyondur. Burada en büyük tarihî yalan, bu örgütün Kürtlerin temsilcisi olduğu iddiasıdır. Şunu herkesin çok iyi anlaması gerekiyor: SDG, Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değil, onların geleceğini ipotek altına alan taşeron yapıdır. SDG, emperyalist planların sahadaki lejyoneridir. Bir terör örgütünün bir halkı temsil ettiği nerede görülmüştür? Bu yapı, bölge insanını kalkan olarak kullanıp kendi derebeyliğini sürdürme peşindedir.

Artık bu yapay senaryonun sonuna gelinmiştir, Suriye'nin dört bir yanındaki her bir vatandaşımız için Arap, Kürt, Türkmen ayırt etmeksizin tek güvenli liman meşru Suriye devletinin çatısıdır. Ayrılıkta azap, birlikte rahmet vardır. Çözüm, okyanus ötesinden gelen namluların gölgesinde değil, bin yıldır birlikte yaşanan bu topraklarda, Suriye bayrağı altında kucaklaşmaktadır. Devlet otoritesinin sağlandığı yerde ne terörün esamesi okunur ne de etnik ayrışmanın. Bugün yapılması gereken, bu taşeron yapıyı aradan çıkarıp Suriye halkının devletiyle, ordusuyla ve başkentiyle bütünleşmesini sağlamaktır.

Daha Ahmet Minguzzi'nin acısı dinmemişken şimdi de 17 yaşındaki Atlas evladımızı "Yan baktın." bahanesiyle maalesef toprağa verdik. Acımız çok büyük, ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum. İşin en acı tarafı da şu: Ölen 17, öldüren 15 yaşında; çocuklar ölüyor, çocuklar öldürüyor.

Tehlike artık sadece sokakta değil evimizin içinde, çocuklarımızın elindeki o telefonlarda. Uyuşturucu, sanal bahis ve sosyal medya bataklığı evlatlarımızı kuşatmış durumda; ekranı her kaydırdıklarında şiddete, kolay yoldan paraya özendiriliyorlar. Televizyonu açıyorsunuz, orada da ünlülerin uyuşturucu kullanımı, yasa dışı bahis skandalları sanki marifetmiş gibi tüm halkımıza, çocuklarımıza, gencimize, ihtiyarımıza sunuluyor. Bu gidişat hayra alamet değil, evlatlarımızı korumak boynumuzun borcudur. Milliyetçi Hareket Partisi olarak alınacak her türlü tedbirin, hazırlanacak her türlü kanunun destekçisi olacağımızı açık yüreklilikle bir kez daha ifade etmek isterim.

Sözlerimi tamamlarken, Türk siyasetinin ayrışarak değil bütünleşerek, kutuplaşarak değil kucaklaşarak güçleneceğine olan inancımızla, geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen İYİ Parti kongresinin, demokrasimizin olgunluğuna katkı sunmasını ve hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

www.haberotesi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Haber Ötesi'ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Kaynak:

Haber Merkezi

Yorumlar (0)