Yükleniyor...

MHP'li Kılıç: Cumhur İttifakı'nın iradesi çiftçisinin, köylüsünün, hemşehrisinin sonuna kadar yanındadır

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, ''Cumhur İttifakı'nın iradesi çiftçisinin, köylüsünün, hemşehrisinin sonuna kadar yanındadır.'' dedi

25.06.2026 22:47

MHP'li Kılıç: Cumhur İttifakı'nın iradesi çiftçisinin, köylüsünün, hemşehrisinin sonuna kadar yanındadır

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, TBMM Genel Kurulunda, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MHP'li Kılıç'ın konuşması şu şekilde;

Sözlerime başlarken bu mukaddes vatanın toprağına düşmüş bir kahramanı, Eren'imizi yâd etmek istiyorum bugün. "İyi ki varsın Eren." diyorum çünkü o küçücük bedeniyle bu vatanın yıkılmaz, sarsılmaz bir kalesi oldu.

Eren Bülbül ve onu korumak için göğsünü siper eden kahraman astsubayımız Ferhat Gedik, bizlere bu toprakların nasıl vatan kılındığını, bu bayrağın nasıl dalgalandığını canlarını feda ederek bir kez daha gösterdiler.

Onların aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor, millî bekamızın ve tarihî şuurumuzun sarsılmaz bir gerçeği olan Terörsüz Türkiye vizyonuyla bu topraklardaki bin yıllık kardeşliğimizi ebediyen güvence altına alana dek tam bağımsızlık ve güçlü Türkiye yürüyüşümüzden bir milim dahi sapmayacağımızı bütün dünyaya bir kez daha Gazi Meclisimizin çatısı altından ilan ediyorum.

Bu ebedî birliğin, bu sarsılmaz kardeşliğin en kutlu nişanelerinden birini Hak, Muhammed, Ali yolunun yolcularıyla, canlarımızla can olduğumuz bugünlerde idrak ediyoruz. Muharrem mateminin 10'uncu gününde ehlibeytin acısını yüreğimizde sır edip tutulan yasımatem oruçlarıyla, pişen aşurelerle Hakk'a niyaz ediyoruz.

Bizler bu matemden bir ayrılık gayrılık değil zulme karşı Hüseyni bir duruş, çelikten bir kardeşlik destanı çıkarıyoruz. Aşk olsun bu yolda ikrar verip erenler kervanına katılanlara. Nitekim bu ikrarın, bu kardeşliğin en somut cem oluşunu geçtiğimiz pazar günü hep birlikte yaşadık.

Türkmen beyimiz, bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin Hacıbektaş'ta hibe ettiği kutlu arazide yükselen Horasan Erenleri Dergâhı Cemevi'nde erenlerle, canlarla cem olduk, rızalık alıp Hak lokmamızı paylaştık.

O lokma ki Pir Hünkâr Hacı Bektaş Veli'nin "Bir olalım, iri olalım, diri olalım." düsturuyla sevgi ve muhabbet sacında pişmiştir. Liderimizin bu tarihî adımı, aramıza nifak tohumları ekmek, inançlar üzerinden bu aziz milleti bölmek isteyen kötü zihniyetli karanlık odaklara atılmış en sert tokattır. Bizler aynı Hakk'a bende, aynı yolda yoldaş, kıyamete dek bu topraklarda tek yüreğiz.

Bizler Hakk'ın rızası için lokmasını da Kerbelâ'nın hüznünü de toprağının bereketini de bir bilen bu büyük ailenin mensupları olarak toprağımıza düşen her afetin sızısını da aynı şiddette omuzlarımızda hissediyoruz. Bizler acıyı da sevinci de bir bilen çok çok büyük bir aileyiz.

Vatanı silahıyla koruyan kahramanımız neyse o toprağı nasırlı elleriyle, alın teriyle yeşerten çiftçimiz de bizim için aynısıdır.

Biliyorsunuz, son haftalarda memleketimizin dört bir yanında yine ciddi afetler yaşadık. Sağanak, sel, dolu derken çiftçimizin yüreği ağzına geldi.

Özellikle sevdamız, doğup büyüdüğümüz Nevşehir'imiz ve köyleri bu işten çok ağır yaralar aldılar. Acıgöl ilçemizin Kozluca ve Çullar köyleri, Derinkuyu'nun Til köyü, Gülşehir'imizin Bölükören, Gökçetoprak, Kızılkaya ve Yalıntaş köyleri ile Kozaklı ilçemizin Hızıruşağı ve Özce köylerindeki yaşananlar bizi derinden üzmüştür.

Çiftçimiz hâlihazırda küresel çapta artan maliyetlerin yükünü omuzlarında taşırken bir de gökten inen bu afet nasırlı ellerin emeğini daha da zora sokmuştur. Fakat kimse umudunu yitirmesin -sadece Nevşehir'deki çiftçilerimize değil bütün memleketimizin dört bir köşesindeki çiftçilerimize sesleniyorum- boynunu bükmesin.

Türkiye Cumhuriyeti devleti kudretlidir; Cumhur İttifakı'nın iradesi çiftçisinin, köylüsünün, hemşehrisinin sonuna kadar yanındadır. Öyle sadece masa başında değil bizzat tarlada, çamurun içinde vatandaşlarımızla omuz omuzayız. Yaralar hızla sarılacak, dökülen gözyaşları dindirilecek, tarlalarımız inşallah yine o eski bereketine kavuşacak. Şu vurucu gerçeği de artık yüksek sesle dile getirmek, aklımızın bir köşesine mıh gibi çakmak zorundayız.

Yaşadığımız bu afetler sıradan tabiat olayları olmaktan çıkmıştır. İklimler değişiyor, dünya geri dönüşü olmayan bir şekilde kabuk değiştiriyor. İnsanoğlu ne yazık ki tabiatla kurduğu mukaddes dengeyi kendi elleriyle bozdu. Bizler millet olarak iyi niyetli adımlar atsak da dünya genelindeki ölçüsüz ihtirasların ve olumsuz davranışların bedeli kapımıza afet olarak dayanıyor.

Görünen o ki bu sert yağışlar ve öfkesini kusan doğa olayları günümüzde ve gelecek yıllarda da karşımıza çıkmaya devam edecek. Mademki bu fırtınalar, bu dolular her yıl kapımızı çalacak o hâlde bizler de tedbirin aşılmaz zırhını kuşanmak zorundayız. İşte, burada, çiftçilerimize hassaten bir kez daha sesleniyorum: TARSİM'in hayati önemi bir memleket meselesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Devletimiz çiftçimize sunduğu bu kalkanla toprağa düşen her bir damla terin güvencesini sağlamaktadır.

Alın terinizi şansa, emeğinizi fırtınaya teslim etmeyin. TARSİM sadece bir sigorta değil; emeğin, rızkın ve ailenizin, geleceğin muhafızıdır artık. Biz, devlet olarak, Cumhur İttifakı olarak bütün imkânlarımızla tarladaki izinizin, yüzünüzdeki tebessümün peşinde olacağız; birlikte ekecek, birlikte biçecek, zorlukları devlet-millet el ele vererek inançla aşacağız.

Bu duygu ve düşüncelerle, paylaşılan Hak lokmalarının Hak dergâhında kabul olmasını diliyor, afetlerden zarar gören tüm çiftçi kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyor ve Genel Kurulumuzu saygılarımla selamlıyorum.

www.haberotesi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Haber Ötesi'ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Kaynak:

Haber Merkezi

Yorumlar (0)