Yükleniyor...

MHP'li Bulut: Terörsüz Türkiye politikasını bir devlet politikası olarak benimsedik

MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, "Bugün Türkiye Cumhuriyeti, cumhuriyetin kuruluş kodlarına uygun bir şekilde, eşit yurttaşlık temelinde, terörün nihayet bulduğu, binlerce insanımızın hayatını yitirmesine sebebiyet veren şiddetin, silahlı propagandanın son bulduğu, Türk'ün, Kürt'ün, Laz'ın, Çerkez'in, Edirne'nin, Diyarbakır'ın, Ağrı'nın ve İzmir'in huzur içinde birlik ve beraberlik ruhuyla Anayasa'da tarifini bulan eşit vatandaşlık ilkesi çerçevesinde barış ve huzur içinde yaşayacağı Terörsüz Türkiye politikasını bir devlet politikası olarak benimsedik.'' dedi.

17.10.2026 14:33

MHP'li Bulut: Terörsüz Türkiye politikasını bir devlet politikası olarak benimsedik

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Tokat Milletvekili Yücel Bulut, Ankara 2 No'lu Barosu'nun Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada; baroların ve hukuk fakültelerinin tarihi misyonu, terörle mücadele, milli birlik ve "Terörsüz Türkiye" vizyonuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Konferans Salonu'nda düzenlenen genel kurulda meslektaşlarına hitap eden Bulut, salonun tarihi önemine dikkati çekerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1925 yılında açılışını gerçekleştirdiği bu mekanda Ankara 2 No'lu Barosu'nun ideallerini, fikirlerini ve gelecek tasavvurlarını birleştiren tüm avukatları en kalbi duygularıyla selamladığını söyledi.

"Milli Mücadele Kahramanlarının Ruhu Bu Salondadır"

Ankara 2 No'lu Barosu'nun kuruluş felsefesini ve ideallerini bilenler için baronun sadece salondakilerden veya kaydı bulunan avukatlardan ibaret olmadığını belirten Bulut, Cumhuriyetin kuruluşunda ve milli mücadelede aktif rol üstlenmiş kahramanların da ruhlarıyla aralarında olduğunu vurguladı.

Bulut, "İstanbul Barosu avukatlarından Hüseyin Avni, Bursa Barosu avukatlarından Mustafa Baha, Balıkesir Barosu avukatlarından Mustafa Necati, İzmir Barosu avukatlarından Refik Şevket, Kahire Barosu avukatlarından Celalettin Arif Bey bugün aramızdadır. Onların milli mücadele boyunca vermiş oldukları onur ve haysiyet kavgası, bugün Ankara 2 No'lu Barosu'nun değerli meslektaşlarının ruhunda ve mücadele hayatlarında mündemictir. Mukaddes bir miras gibi milli mücadelenin tüm kahramanlarının aziz hatırasını taşıyacak kudret meslektaşlarımızın omuzlarındadır." dedi.

Aksaray’daki Saldırıya Kınama

Konuşmasının başında mesleki dayanışmaya da değinen Bulut, Aksaray'da Aksaray Barosu avukatı Çiğdem Akbulut'a yönelik gerçekleştirilen saldırıyı telin ederek kınadığını belirtti ve meslektaşına geçmiş olsun dileklerini sundu.

23 Şubat 1925 Detayı ve 100 Yıllık Sınav

23 Şubat 1925 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu oturumuna atıfta bulunan Yücel Bulut, henüz iki yaşını doldurmamış genç Cumhuriyetin o gün mecliste iki temel konuyu görüştüğünü ifade etti.

Bir yandan Ankara’da bir hukuk mektebinin, yani bugün toplantının yapıldığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin kurulmasının görüşüldüğünü belirten Bulut, aynı gün meclisteki diğer gündemin ise genç Cumhuriyetin karşı karşıya kaldığı ilk silahlı isyan girişiminin Elazığ’ı ele geçirme noktasına varması nedeniyle bölgede sıkıyönetim ilan edilmesi olduğunu hatırlattı.

Cumhuriyetin birinci yüzyılı boyunca bu iki konunun tartışılmaya devam ettiğini vurgulayan Bulut, "Bir yandan Türkiye'nin hukuka, vicdan sahibi hukukçuya ve hukuk devletine olan ihtiyacı tam 100 yıl boyunca bir arayış haline geldi. Ama sadece o değil; 23 Şubat 1925'teki ilk silahlı isyan girişimi de 100 yıl boyunca Anadolu'da emperyalizm tarafından oluşturulmak istenen ve genç Cumhuriyete diz çöktürmek isteyen kuvvetlerin vekil güç olarak kullandığı terör örgütlerini birbiri ardına tohumlayan bir kanal açtı. Cumhuriyetin birinci yüzyılı bu iki tartışmanın arasında geçti." ifadelerini kullandı.

"Avukatlık Cüppesinin Altına Gizlenerek Türkiye Düşmanlığı Yapıldı"

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Anadolu'da açılan diğer fakültelerin vicdan ve ahlak sahibi binlerce adalet neferi yetiştirdiğini söyleyen Bulut, bunun yanında üzücü gelişmelerin de yaşandığına dikkati çekti.

Bulut, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ne acı ve hazindir ki, 1925 yılından itibaren Türkiye'yi terörize etmek isteyenleri himaye eden, onlara kalkan olan hukukçular da bu mekteplerden yetişti. Emperyalizm tarafından Türkiye'yi ehilleştirmek, diz çöktürmek ve başını kaldırmasına mani olmak için tohumlanmış terör örgütlerine hamilik eden dinamikler peyda oldu. 1960 askeri müdahalesi sonrasında kabul edilen 1961 Anayasası'nın getirdiği özgürlük ortamını o günün vesayet ikliminde marjinal sol örgütler bir fırsata dönüştürdü. Başta barolar olmak üzere birbiri ardına kurulan meslek kuruluşları bu hazırlıklı sol örgütler ve marjinal yapılar tarafından ele geçirildi, işgal edildi. En nihayetinde ideolojik saiklerle adeta birer karargaha ve kendilerinden olmayanları terbiye edecek nişangahlara dönüştürüldü."

1970'li yıllardan itibaren silahlı propagandanın bu kuruluşlarca himaye edildiğini savunan Bulut; Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Sünni, AK Partili, MHP'li, CHP'li ayrımı olmaksızın kökleri Anadolu'ya bağlı 90 milyon memleket evladının ağır bedeller ödediğini, birden fazla kuşağın terör kıskacında kaybedildiğini dile getirdi.

"5 Bin Evladımızı ve 40 Bin Canımızı Yitirdik"

Terörün bilançosuna değinen Bulut, 12 Eylül 1980 öncesi sokak çatışmalarında 5 bin vatandaşın hayatını kaybettiğini hatırlatarak, "Bunların içerisinde mensubu olduğum siyasi partinin 12 il başkanı, 44 ilçe başkanı, 3 bin 600 mensubu, 1000'e yakın kamu görevlisi, asker ve polisimiz var. 1984 yılından itibaren ise PKK terör örgütünün silahlı propagandayı başlatmasıyla 40 bine yakın insanımız hayatını kaybetti." dedi.

"Ankara 2 No'lu Barosu Bir İstikbal ve İdeal Taşıyıcısıdır"

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin Türkiye'ye yönelen attaklara karşı fikirden ve etten duvarlar örmek üzere kurulduğunu belirten Bulut, Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken Ankara 2 No'lu Barosu'nun kuruluş heyecanını Atatürk'ün mektebi açarken hissettiği saadete benzetti.

Bulut, baronun Anadolu'ya kök salmış, son bağımsız Türk devletini istikbale taşıma idealiyle donatılmış hukukçulardan oluştuğunu, kuruluşundan bugüne kadar görev yapan tüm başkan ve yöneticilerinin her türlü saldırıyı basiretle defettiğini kaydetti.

"Terörsüz Türkiye Bir Devlet Politikasıdır"

Türkiye'nin terörsüz bir geleceğe kararlılıkla ilerlediğini belirten Yücel Bulut, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti; Cumhuriyetin kuruluş kodlarına uygun bir şekilde, eşit yurttaşlık temelinde terörün nihayet bulduğu, silahlı propagandanın son bulduğu; Türk’ün, Kürt’ün, Laz’ın, Çerkez’in, Edirnelinin, Diyarbakırlının, Ağrılının ve İzmirlinin birlik ruhuyla Anayasa'daki eşit yurttaşlık ilkesi çerçevesinde yaşayacağı 'Terörsüz Türkiye' politikasını bir devlet politikası olarak benimsemiştir.

Yıllarca terörün ve teröristlerin hamiliğine soyunup meslek kuruluşlarını karargah yapanların, terörist fotoğraflarını baro duvarlarına asanların temsil ettiğimiz barış ve adalet duygusundan bir şey anlamadıklarını biliyoruz. Misak-ı Milli sınırları içerisindeki bu topraklar bizim anavatanımızdır ve tüm kahramanlarımıza minnet borçluyuz. Ancak Türk milletinin tarihi, misyonu ve İslam'la temsil ettiği değerler Misak-ı Milli sınırlarının ötesinde bir anlam taşımaktadır. Buradan Osmanlı'nın ihyası, başka bir ülkenin işgali veya ilhakı gibi bir niyet okunmamalıdır; kastımız, nerede bir mazlum varsa sığınabileceği limanı inşa edecek güçlü bir ülkeyi ortaya koymaktır."

"İç Kaleyi Tahkim Edeceğiz"

Yeni vizyonu hayata geçirmek için evvela "iç kalenin" tahkim edilmesi gerektiğine işaret eden Bulut, "Aynı hukuka tabi olduğumuz, aynı kıbleye yöneldiğimiz, hangi etnik kökenden olursa olsun ruhunu Anadolu'ya teslim etmiş her yurttaşımızla, 1970'li yıllarda terör örgütlerinin açtığı bu parantezi kapatmanın vakti gelmiştir. Diyarbakırlı Kürt çocuğunun, Ankaralı Beypazarlı Türkmen çocuğunun, Tokatlı Çerkez çocuğunun terörün kıskacında hayatını kaybetmeyeceği barışçıl iklimi inşa edeceğiz. Terör örgütlerini oyuncak gibi kullananların elinden bu oyuncakları alacağız." dedi.

"Komutan Düşer, Sancak Düşmez"

Ankara 2 No'lu Barosu'nu korumaya ve meslektaşları bir aile gibi görmeye devam edeceklerini belirten Bulut, görevi devreden Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’e hizmetleri, fedakarlıkları ve onurlu duruşu için teşekkür etti.

Genel kurulda gerçekleşecek seçimin hayırlı olmasını dileyen Bulut, konuşmasını geleneksel değerlere vurgu yaparak tamamladı:

"Bizim geleneklerimizde fitne okları iş başında olabilir ve başınızdaki komutanı şehit edebilir, düşürebilir. Ama bizim geleneğimizde kimsenin şüphesi olmasın ki komutan düşer sancak düşmez, komutan düşer ordu düşmez, komutan düşer değerler düşmez. Gökhan Ağdemir’in şahsı maneviyesini düşürdüklerini zannedenler bilsinler ki sancağı, orduyu ve değerlerimizi düşüremediler. AK Partilisi, MHP’lisi, CHP’lisi, Alevisi, Sünnisi, Kürdü ve Türk'üyle Ankara 2 No'lu Barosu'nun değerlerine ve tam bağımsızlık mücadelesine inanıyorum. Sonucun hukuk camiamıza ve ülkemize hayırlar getirmesini diliyor, hepinizi Allah'a emanet ediyorum."

www.haberotesi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Haber Ötesi'ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Kaynak:

Haber Merkezi

Yorumlar (0)