MHP'li Aydın'dan "Mekke Anlaşması" açıklaması: Bölgesel barış ve istikrar için kaçınılmaz bir adım
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın bölgesel sahiplenme temelinde kolektif caydırıcılık sağlayacağını belirterek, "Söz konusu anlaşma, ülkemizin millî menfaatlerine uygun ve bölgesel barışa yüksek katkı sunacak bir öngörüyle hayata geçirilmiştir." dedi.
05.11.2026 01:07
Aydın, TBMM Genel Kurulunda Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi üzerine MHP Grubu adına yaptığı konuşmada, dünya genelindeki siyasi ve idari gelişmeler ile küresel güvenlik mimarisini değerlendirdi.
Tarihsel süreçte Batı merkezli küresel sistemin sömürgeci yaklaşımlarının 20. yüzyılda insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi söylemlerle yeni formatlarda sürdürüldüğünü ifade eden Aydın, Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ve NATO gibi uluslararası kurumların küresel krizler ve savaşlar karşısında tarafsızlığını ve etkinliğini kaybederek itibar erozyonuna uğradığını dile getirdi.
"Çifte Standart İnsanlık Adına Bir Utanç Vesikasıdır"
Rusya-Ukrayna savaşı ile İsrail'in Gazze ve bölgedeki işgal ile saldırılarına değinen Aydın, uluslararası toplumun bu krizler karşısında sergilediği tutumu eleştirerek, "İsrail'in nobran ve kural tanımaz bir tavırla sürdürdüğü işgal ve soykırım uygulamaları noktasında gösterilen çifte standart ve taraflı tutum, insanlık adına bir utanç vesikası olarak dikkatleri çekmektedir." ifadelerini kullandı.
Aydın, küresel kurumların yetersizliği nedeniyle ülkelerin ikili ve çoklu bölgesel ittifaklara yöneldiğini vurgulayarak, 21. yüzyılın "küçük bölgesel ittifaklar yüzyılı" olarak nitelendirilebileceğini söyledi.
Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki bölgesel ittifak örneklerine dikkati çeken Aydın, Türkiye'nin de kendi güvenlik ihtiyacı ve konjonktürel gerekçeler doğrultusunda adımlar attığını belirtti.
"Anlaşma Tamamen Savunma Odaklıdır"
MHP Grubu olarak Mekke Anlaşması'na tam destek verdiklerini açıklayan Kamil Aydın, anlaşmanın detaylarına ilişkin şu bilgileri verdi:
"7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de imzalanan Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması taraflar arasındaki güven, iş birliği ve dayanışmayı artıracak, bölgemizde yaşanan sorunların çözümünde dış müdahalelerin etkisiz kılınmasını sağlayacak önemli bir anlaşmadır. Anlaşma; taraf ülkelerin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunması şartıyla meşru savunma hakları kapsamında karşılıklı destek vermelerini öngörmektedir."
Aydın, anlaşmada yer alan kolektif savunma hükmünün kendiliğinden işlemeyeceğini, kararların taraf ülkelerin istişareleri ve mutabakatı neticesinde alınacağını kaydetti.
Anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığına dikkati çeken Aydın, uluslararası hukuka saygılı ve toprak bütünlüğüne riayet eden tüm bölge ülkelerinin katılımlarına açık olduğunu bildirdi.
"NATO Yükümlülükleriyle Çelişmemektedir"
Mekke Anlaşması'nın Türkiye'nin mevcut uluslararası taahhütlerine engel teşkil etmediğini belirten Aydın, "Mekke Anlaşması, ülkemizin diğer ittifaklarından veya anlaşmalarından kaynaklanan ikili veya çok taraflı hiçbir yükümlülüğü ortadan kaldırmamakta veya bunların yerine geçmemektedir. NATO'nun 2'nci büyük ordusuna sahip ülkemizin taraf olduğu bu anlaşmanın NATO’nun 5'inci maddesiyle çelişen bir durumu söz konusu değildir. Her türlü askerî hareketlilik Anayasa gereği Meclis onayı gerektirmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Anlaşmanın ani bir kararla değil, yaklaşık iki buçuk yılı aşan titiz bir diyalog ve hazırlık süreci sonunda olgunlaştırıldığını vurgulayan Aydın, İsrail-İran gerilimi, Körfez'deki IHA ve füze tehditleri ile enerji hatlarındaki güvensizliklerin bu sürece ivme kazandırdığını aktardı.
Aydın, anlaşmaya karşı çıkan çevrelerin tutumuna ilişkin ise "İsrail, Yunanistan ve AB yetkililerinin bu anlaşmaya karşı çıkması, attığımız adımın ne kadar doğru bir istikamette olduğunun açık bir göstergesidir. Türkiye, 2 bin 500 yıllık devlet geleneği ve yüksek diplomasi müktesebatıyla millî menfaatlerinin gereğini yapmaya devam edecektir." dedi.
Etiketler:
Kaynak:
Haber MerkeziYorumlar (0)
İlgili Haberler

Son Haberler
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: Bizim hem Pakistan ile hem de Suudi Arabistan ile askeri işbirliği anlaşmalarımız var
MHP'li Osmanağaoğlu: Reklam denetimlerinin artırıldığını görmek sevindirici
AK Parti Grup Başkanvekili Usta: Fon meselesinde kim suçluysa hepsi yargılanacak, hesabını verecek, hepsi açıklanacak
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Demir, MHP Genel Başkan Yardımcısı Durmaz'ı ziyaret etti