MHP'li Akçay: Terörsüz Türkiye demek milletimizin ayağındaki tüm prangaları söküp atmak demektir
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, ''Terörsüz Türkiye demek milletimizin ayağındaki tüm prangaları söküp atmak demektir.'' dedi
18.02.2026 21:30
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, TBMM Genel Kurulunda, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MHP'li Akçay'ın konuşması şu şekilde;
Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedî azaptan kurtuluş olan mübarek ramazanışerifin manevi iklimine bu akşam kılacağımız ilk teravih ve kalkacağımız ilk sahurla inşallah adım atacağız. On bir ayın sultanı olan bu kutlu zamanın kalplerimizdeki imanı, saflarımızdaki kardeşliği ve milletimiz arasındaki dayanışma ruhunu pekiştirmesini temenni ediyorum. Duaların geri çevrilmediği bu mübarek günlerin aziz Türk milletinin birliğine, dirliğine ve tüm Türk-İslam âleminin huzuruna vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Sofralarımızdan bereketin, hanelerimizden huzurun eksik olmaması dileğiyle ramazan ayını tebrik ediyorum.
Bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun nihai raporu müzakere edildi ve toplantı sonuçlandı ve oylamalar neticesinde de kabul edildi. Şimdi, tabii, kamuoyunda çeşitli tartışmalar yürütülecektir. Bu tartışmaları yürütürken asla bir çarpıtma yapmamak lazım. Komisyon legaldir, katılmayanlar da bu raporun içeriğini, yapılan çalışmaları bir hariçten gazel okuma şeklinde çarpıtmaya da çalışılmasın. Daha önce yaptıkları gizli Anayasa görüşmeleri legal miydi, onu da sormak gerekir.
Komisyonun aylar süren titiz çalışması neticesinde hazırlanan ve bugün kamuoyuyla paylaşılan bu rapor sıradan bir bürokratik metin değildir. Bu rapor seksen sekiz saatlik mesainin, binlerce sayfalık tutanağın ve en önemlisi ortak aklın tecessüm etmiş hâlidir. Bu çalışma Meclisimizin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içinde toplumsal barışı kalıcı kılma sorumluluğunun bir tezahürüdür. Terörün on yıllardır ülkemizin enerjisini tükettiği, kalkınma ufkunu daralttığı, sosyal bağlarımızı örselediği bir gerçektir. Bu nedenle, mesele günlük polemiklerin değil, devlet aklıyla, millet vicdanının birlikte konuşacağı bir millî güvenlik, bir millî birlik, demokrasi ve hukuk meselesidir. Raporun en önemli hassasiyetlerinden biri şudur: Bu çalışma af mahiyetinde asla değildir. Kamu vicdanını gözeten, hukuk düzeninin belirlilik ilkesini merkeze alan bir çerçeve ortaya koymaktadır. Esas olan terör örgütünün feshi ve silah bırakmasının güvenli biçimde teyidi, sürecin öngörülebilir takip mekanizmalarıyla yürütülmesi ve her adımın hukuk devleti zemininde atılmasıdır.
Terörü bitirmenin yolu terörü meşrulaştırmak değil, terörün bütün vasıtalarını etkisizleştirerek milletimizin huzurunu teminat altına almaktır. Terörsüz Türkiye demek milletimizin ayağındaki tüm prangaları söküp atmak demektir. Bin yıllık kardeşlik hukukumuzdan aldığımız ilhamla bu topraklarda huzuru geçici bir heves değil, baki bir gerçeklik kılmaktır.
Bu rapor uluslararası literatürde "Türkiye modeli" olarak anılacak yerli ve millî bir çözüm iradesinin belgesidir ancak şunun altını kalın çizgilerle de çizmek isterim: Bu süreç ve ortaya konan irade asla bir taviz süreci değildir, bir pazarlık ve al ver süreci değildir. Meclis Başkanımızın da ifade ettiği gibi bu rapor ve atılacak adımlar bir genel af mahiyetinde hiç değildir. Kamu vicdanını yaralayacak, şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım bu çatının altında atılamaz. Buradaki temel gaye terör örgütünün feshi, silahların tamamen bırakılması ve devlet aklı ile millet vicdanının aynı hizada buluşmasıdır. Kimse bu süreci "suçun üzerini örtmek" olarak da yorumlamamalıdır. Hukukun üstünlüğünü ve devletin otoritesini demokratik meşruiyet zemininde tahkim etme hamlesidir.
Bugün bölgemizde yaşanan jeopolitik sarsıntılar, vekâlet savaşları ve kimlik üzerinden çatışma üretme girişimleri ortadadır. Bu tabloda Türkiye'nin cevabı ayrışma değil, daha fazla millî dayanışma, daha fazla kardeşlik, daha fazla demokrasi, daha fazla hukuk ve daha fazla bütünleşmedir.
İç kalemizi tahkim etmek hem güvenliğimiz hem de refahımız, huzurumuz için stratejik bir zarurettir, stratejik bir aklın da neticesidir. Neticede bu rapor bir sonuç değil bir başlangıçtır, bir mihenk taşıdır. Terörsüz Türkiye sürecinde Meclisimiz üzerine düşeni tarihî sorumluluğuyla yerine getirmektedir.
Son söz olarak ifade ediyorum: Terörsüz Türkiye güvenliğin zaafı değil gücün tahkimidir, kardeşliğin hamaseti değil devlet millet kaynaşmasının somutlaşmasıdır. Bu hedefe giden yolda samimiyetle emek veren herkese teşekkür ediyor, raporun ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
Dün cumhuriyet henüz ilan edilmemişken, top seslerinin yerini çekiç seslerinin alması gerektiğine inanan yüksek bir iradenin 17 Şubat 1923'te topladığı İzmir İktisat Kongresi'nin yıl dönümünü idrak ettik. O gün İzmir'de toplanan kongre sadece bir ekonomi toplantısı değil "Türk milletinin siyasi bağımsızlığımızı kazandık, şimdi sıra ekonomik bağımsızlığımızda." diyerek dünyaya haykırdığı bir Misakı İktisadi yeminidir. Aziz Atatürk'ün o tarihî kongrede ifade ettiği "Siyasi ve askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar iktisadi zaferlerle taçlandırılmazlarsa elde edilen zaferler sürüp gidemez." sözü bugün de yolumuzu aydınlatan bir meşaledir. 1923'te kapitülasyonların zincirini kıran, kendi kendine yeten bir Türkiye hayali kuran o millî ruh neyse bugün de küresel finans...
Ekonomik tetikçilere ve içerideki mandacı zihniyete karşı verdiğimiz mücadele odur. Dün İzmir'de "Yerli malı kullanacağız, millî sanayimizi kuracağız." diyen irade, bugün savunma sanayisinde yerlilik oranını zirveye taşıyan, enerjide dışa bağımlılığı kırmak için mavi vatanda bayrak gösteren iradenin ta kendisidir. Sırada, diğer bütün sektörlerdeki çalışmalar yer almaktadır.
İnancımız şudur: Ekonomik bağımsızlık millî bekanın omurgasıdır. Üreten, ihraç eden, kendi teknolojisini geliştiren ve paranın itibarını koruyan bir Türkiye lider ülke vizyonunun teminatıdır. Yüz yıl önce İzmir'de atılan o kutlu imzanın yolundayız. Yatırımla, üretimle ve istihdamla büyüyen tam bağımsız Türkiye yolunda yürümeye kararlıyız.
Bu vesileyle, İzmir İktisat Kongresi'nin yıl dönümünü kutluyor, Türkiye Yüzyılı'nın iktisadi zaferle taçlanacağına olan inancımı bir kez daha güçlü bir şekilde ifade ediyorum.
Bu Kongrenin Başkanlığını ve organizasyonun öncülüğünü yapan aziz Atatürk'ü de şükranla anıyorum.
Etiketler:
Kaynak:
Haber MerkeziYorumlar (0)
İlgili Haberler
Son Haberler
TCMB, Açık Bankacılık hizmetlerinin yeni özelliklerini kullanıma açtı
Konut Fiyat Endeksi şubatta yüzde 1,8 arttı
Türkiye'de minibüs hattı bedelleri 18 milyon liraya dayandı
Türkiye'den transit geçecek harp araç ve gereçlerine ilişkin esaslar düzenlendi