Yükleniyor...

MHP'li Akçay: Kadınlarımızın annelik sebebiyle hak kaybına uğraması kabul edilemez

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, ''Kadınlarımızın annelik sebebiyle hak kaybına uğraması kabul edilemez.'' dedi

21.04.2026 21:00

MHP'li Akçay: Kadınlarımızın annelik sebebiyle hak kaybına uğraması kabul edilemez

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, TBMM Genel Kurulunda, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MHP'li Akçay'ın konuşması şu şekilde;

Genel Kurulda görüştüğümüz 263 sıra sayılı Kanun Teklifi'nde kadınların doğum iznine ilişkin yapılan düzenlemeleri olumlu, gerekli ve yerinde bulduğumuzu ifade etmek istiyorum. Doğum yapan annelerin devlet tarafından desteklenmesi hepimizin görevidir. Kanunda bir hakkın tanınması elbette tek başına yeterli olmamaktadır; asıl olan, o hakkın çalışma hayatının her alanında korunması ve uygulanmasıdır. Bugün çalışan kadınlar özel sektörde veya kamu kurumlarında gebelik sürecinde, doğum izni öncesinde ve sonrasında çeşitli mağduriyetlerle karşı karşıya kalabilmektedirler; doğum yapan kadınlar görev dağılımı, terfi ve kariyer planlaması gibi süreçlerde örtülü bir baskıyla veya mobbingle karşılaşabilmektedirler. Oysa annelik bir kadının çalışma hayatında aleyhine işletilecek bir süreç değildir; aksine, annelik korunması gereken, insani, sosyal ve millî bir değerdir. Hiç kimse doğum iznini kullandığı için dışlanmamalı, çalışma hayatında cezalandırılmamalıdır. Kadının annelik vasfı ile mesleki kimliği arasında bir tercih yapmaya zorlanması ne "hukuk devleti" ilkesiyle ne de vicdanla bağdaşır. Annelik ne kamuda bir idari külfet ne de özel sektörde bir maliyet kalemi olarak görülmemelidir. Annelik milletin istikbalidir, devamıdır, Türkiye'nin yarınlarıdır. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük önem verdiği ve teşvik ettiği nüfus ve doğum meselesinin önemle gündemde olduğu bir dönemde kadınlarımızın annelik sebebiyle çalışma hayatında ötekileştirilmesi asla düşünülemez veya hak kaybına uğraması kabul edilemez. Bütün kurumlarımızın ve özel sektörün yönetimlerinin bu kanunun sahada uygulanmasını, özel sektör veya kamu çalışanı kadınların hakkının gasbedilmemesini en iyi şekilde denetlemesini, takip etmesini bekliyoruz. Kadını koruyan, anneyi destekleyen, aileyi güçlendiren her adımın milletimizi, toplumsal yapımızı ve geleceğimizi sağlıklı hâle getireceğine yürekten inanıyoruz.

17-19 Nisan tarihleri arasında "yarını tasarlarken belirsizliklerle baş etmek" temasıyla gerçekleştirilen 5'inci Antalya Diplomasi Forumu, ülkemizin uluslararası alandaki diplomatik vizyonunu, siyasi derinliğini ve çok boyutlu dış politika kapasitesini bir kez daha bütün dünyaya göstermiştir. Antalya Diplomasi Forumu artık sadece toplantıların yapıldığı bir platform değil, küresel meselelerin konuşulduğu, insanlığın ortak geleceğinin tartışıldığı, farklı coğrafyalardan aktörleri aynı masa etrafında buluşturan mühim bir diplomasi zemini hâline gelmiştir. Öyle ki devlet başkanı ve bakan düzeyindeki katılımların ağırlıklı olarak Afrika, Asya ve Avrupa'dan olması Türkiye'nin yeni dünyanın yükselen yarısına nasıl öncülük ettiğinin açık göstergesidir. Uluslararası sistemin ciddi kırılmalar yaşadığı, savaşların, istikrarsızlıkların, göç baskısının ve güvenlik tehditlerinin arttığı bir dönemde Türkiye edilgen değil yol veren, izleyen değil yön veren, izleyen değil inisiyatif alan bir diplomasi anlayışı ortaya koymaktadır. Bugün Batı'nın kurumsal aklını temsil eden Münih Güvenlik Zirvesi gibi platformlar İsrail'in bölgemizdeki yıkıcı faaliyetlerine kılıf arayan bir güven krizini ve çaresizliği temsil ederken Antalya Diplomasi Forumu dünyaya yeni bir bölgesel şafağı, barışı ve güneşi işaret etmektedir. Türk diplomasisi bugün yalnızca ülkemizin menfaatlerini savunan değil aynı zamanda bölgesel barışa, küresel istikrara ve adalet arayışına katkı sunan güçlü bir diplomasinin temsilcisidir. Rusya-Ukrayna krizinden Karabağ'daki başarıya, Libya'dan Somali'ye kadar sahada ve masada gösterdiğimiz ara buluculuk başarıları Türkiye'nin sadece güvenlik değil, tüm dünyaya güven ihraç eden küresel bir aktör olduğunu kanıtlamıştır.

Bu vesileyle lider ülke Türkiye vizyonumuzla tam bir uyum içinde olan, başkalarının kurduğu masalarda oturan değil, kendi masasını kuran bu proaktif ve onurlu dış politika anlayışını destekliyoruz, Antalya Diplomasi Forumu'nun ülkemize kazandırdığı itibarı kıymetli buluyoruz ve emeği geçen herkesi de tebrik ediyoruz.

Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta peş peşe yaşadığımız elim hadiseler sığ ve tek boyutlu değerlendirmelerle geçiştirilemeyecek kadar vahimdir. Hayatını kaybeden yavrularımıza ve fedakâr öğretmenimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Burada mesele yalnız bir asayiş vakası ya da yalnızca bir sosyal medya sorunu değildir.

Karşımızdaki tablo aileyi, okulu, öğretmeni, akran çevresini ve dijital mecraları birlikte ilgilendiren çok katmanlı bir toplumsal alarmdır. Dijitalleşmenin kontrolsüz yaygınlığı, sosyal medyanın denetimsizliği ve derinleşen akran zorbalığı evlatlarımızın ruh dünyasında ağır tahribatlar oluşturmaktadır. Evlatlarımız bugün dijital bir kuşatma altındadır. Tehlike yalnızca ekran bağımlılığı değil, şiddeti özendiren, suçu meşrulaştıran ve çocuklarımızın vicdanını hedef alan dijital bir bozgunculuk iklimidir.

Okul güvenliği, rehberlik hizmetleriyle, psikososyal destekle, aile iş birliğiyle ve öğretmenin itibarıyla birlikte düşünülmelidir. Hiç kimse bu acı hadiseler üzerinden ideolojik yaftalamalar yapmamalı, evlatlarımızın canı üzerinden günübirlik siyaset devşirmeye çalışmamalıdır. Evlatlarımızın geleceği her türlü siyasi hesabın üstündedir.

İşte tam da bu nedenle, Genel Kurulumuzda görüşülen 263 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 22'nci ve 23'üncü maddelerini son derece önemli buluyoruz. Sosyal ağ sağlayıcılarına getirilen yükümlülükler, oyun platformlarına ilişkin yaş derecelendirmesi ve temsilcilik şartı geç kalınmış ama gerekli adımlardır. Elbette bu adımlar tek başına yeterli değildir ancak Meclisimizin araştırma komisyonu iradesiyle birlikte düşünüldüğünde bu düzenleme çocuklarımızı koruma konusunda güçlü ve somut bir başlangıç olacaktır, yol gösterecektir.

Sanal âlemin karanlık dehlizlerinde çocuklarımızı savunmasız bırakamayız. Millî ve manevi değerlerimizle yoğrulmuş, sağlıklı nesiller için bu iradeyi hep birlikte ortaya koyalım diyoruz.

www.haberotesi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Haber Ötesi'ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Kaynak:

Haber Merkezi

Yorumlar (0)