MHP'li Akçay: Eğitim, ertelenebilecek bir başlık değil, millî bekanın temelidir
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, ''Eğitim, ertelenebilecek bir başlık değil, millî bekanın temelidir.'' dedi
22.04.2026 17:29
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, TBMM Genel Kurulunda, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MHP'li Akçay'ın konuşması şu şekilde;
Millî güreşçimiz Rıza Kayaalp, Avrupa Şampiyonası tarihinde 13 altın madalya kazanan ilk sporcu olarak bu alandaki rekorun yeni sahibi olmuştur. Bu tarihî başarı Türk sporunun ve güreşinin gurur verici bir nişanesidir. Ay yıldızlı bayrağımızı gururla dalgalandıran Rıza Kayaalp'i yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan vahim ve elim okul saldırılarının ardından çocuklarımızın dijital ortamlarda karşı karşıya bulunduğu tehditlerinin araştırılması amacıyla Meclisimizde önemli bir araştırma komisyonu kurulmuştur. Komisyon üyesi milletvekillerimize başarılar diliyor, yürütecekleri çalışmanın çocuklarımızın güvenliği, huzuru ve istikbali adına hayırlı sonuçlar vermesini temenni ediyorum.
Evlatlarımız tıpkı topraktan fışkıran filizler gibi, sular gibi hayata farklı farklı yollarla karışmaktadır; kimi coşarak, kimi sessizce, kimi yön bularak, kimi de savrularak akmaktadır. Mühim olan, o akışı kurutmak değil, doğru kanallarla berekete dönüştürmektir. Bugün iletişim ve bilişim çağının çocuklarımız üzerindeki etkisi çoğu zaman aile büyüklerinin ve çevrenin etkisini de aşmaktadır. Bu sebeple meseleye sadece denetim penceresinden bakamayız. Sosyal medya mecralarında normalleşen saldırgan dil, akran zorbalığını büyüten linç kültürü ve şiddeti özendiren içerikler çocuklarımızın ruh sağlığını, kimlik gelişimini ve aidiyet duygusunu olumsuz ve derinden etkilemektedir. Bir çocuğun kendi değerini beğeni sayısıyla ölçmeye başladığı, arkadaşlığı takipçi hesabına indirdiği, hakikati ekranının hızında aradığı bir ortam yalnız teknolojik değil, aynı zamanda ahlaki ve toplumsal bir alarmdır, tehlike işaretidir.
Merhum hocamız Erol Güngör "Makine medeniyeti hayatımıza sahte değerler getirmektedir. Vasıtalar gaye yerine geçmiş, insanlar gayeleri unutarak vasıtalarını geliştirmeye ve onların üzerinde çalışmaya önem verir olmuşlardır. Ahlak olmazsa toplum hayatı da olmaz." derken çok önemli bir hakikati hatırlatmıştır. Teknik değişmelerle sosyal değişmeler dengeli yürümediğinde ahlaki bunalımların ve çatışmaların ortaya çıkacağını yıllar önce işaret etmiştir. Bugün yaşadığımız sıkışmanın bir kısmı da tam burada düğümlenmektedir. Bu sebeple, çözüm yalnızca yasak koymak değildir, yasaklama, tek başına kalıcı netice vermez; çocuklarımızı korkutarak, teknolojiden tümüyle soyutlayarak değil, onlara doğruyu, iyiyi, erdemi, güzeli, millî ve manevi değerleri taşıyan alternatif mecralar sunarak koruyabiliriz. TRT Çocuk benzeri örnekler kendi kültürümüzü ve değer dünyamızı yansıtan içeriklerin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Yüzyılımız teknoloji yüzyılıdır; o hâlde, bizim de çocuklarımıza teknoloji aracılığıyla bizi yansıtan değerleri, erdemi ulaştırmamız şarttır.
Eğitim, çocuk daha okul çağına gelmeden, doğuştan itibaren ailede başlar. Ailelerin dijital farkındalığı artırılmalı, anne babalar çocukların ekranla kurduğu ilişki konusunda bilinçlendirilmelidir. Okullarımızda rehberlik mekanizmaları güçlendirilmeli, zorbalık, istismar, şiddet övgüsü ve suç içeriklerine karşı daha etkin denetim sağlanmalıdır. Ancak bunun yanında çocuklarımıza güvenli dijital alanlar, nitelikli içerikler, sanat, spor, kitap ve sosyal aidiyet imkânları da sunulmalıdır.
Bir çocuğa nasıl davrandığınız onun kendisine ve çevresine nasıl davranacağını belirler. Çocuğa verdiğimiz değer ve aktaracağımız değerler eğitimi onun insana, topluma, vatana ve hayata göstereceği değerin de ölçüsü olacaktır. Sağlam çocuklar yetiştirmek arızalı insanları düzeltmekten daha kolaydır. Çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız. Onları küstürmeden, kırmadan, korkutmadan doğru kanallarla, doğru değerlerle ve güçlü bir iradeyle geleceğe hazırlamalıyız.
Ekranların ışığı artarken gözlerindeki ferin sönmesine müsaade etmeyelim.
Eğitim meselesi günlük tartışmaların ötesinde, doğrudan doğruya milletimizin istikbaliyle ilgili bir meseledir. Biz eğitim konusunu yalnızca okul binası, müfredat başlığı ya da sınav takvimi olarak görmüyoruz; eğitim, bir milletin kendi geleceğini nasıl kuracağının en temel cevabıdır. Diploma sahibi fakat istikametsiz nesiller değil; fikri diri, ahlakı sağlam, iradesi güçlü, milletini, devletini ve tarihini bilen nesiller yetiştirmek mecburiyetindeyiz çünkü eğitim yalnız bilgi vermek değil, aynı zamanda şahsiyet kazandırmaktır. Bu noktada öğretmenlerimizin rolü hayati önemdedir. Öğretmeni sıradanlaştıran, sınıf içindeki otoritesini aşındıran, emeğini değersizleştiren hiçbir yaklaşımın sağlıklı bir eğitim düzeni kurması mümkün değildir. Öğretmen, yalnız ders anlatan bir görevli değil, nesillerimizin ruhuna, karakterine ve ufkuna yön veren irfan neferidir. Çocuklarımızı sadece testler arasında sıkışan, puanla tanımlanan, yarış içinde yıpranan bireylere dönüştüremeyiz. Bizim hedefimiz, bilime ve sanata açık, spora yatkın, kökleriyle barışık, çağın imkânlarını kullanan ama kimliğini kaybetmeyen bir gençliktir. Eğitim, ertelenebilecek bir başlık değil, millî bekanın temelidir.
Etiketler:
Kaynak:
Haber MerkeziYorumlar (0)
İlgili Haberler

Son Haberler
Ticaret Bakanı Bolat, Kosova Başbakanı Kurti ile görüştü
Bakan Ersoy'dan "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" mesajı
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral, Trabzon'da üniversite öğrencileriyle bir araya geldi
Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan İran'a gönderilen tıbbi malzeme yardımına ilişkin açıklama