MHP'li Akçay: Avrupa Parlamentosunun Türkiye raporu objektiflikten uzak
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, ''Avrupa Parlamentosunun Türkiye raporu objektiflikten uzak, önyargılarla kaleme alınmış siyasi bir metindir. Bu rapor, hadsizliğin ve husumetin yeni bir vesikasıdır. Türkiye'nin yargısını, iç siyasetini, güvenlik politikalarını ve anayasal düzenini hedef alan ifadeler egemen bir devlete parmak sallama alışkanlığının devamıdır. Özellikle Ülkü Ocakları üzerinden yapılan yalan yanlış ve -affedersiniz- aşağılık ifadeler bizim için hiçbir anlam taşımamaktadır.'' dedi
17.06.2026 23:35
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, TBMM Genel Kurulunda, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MHP'li Akçay'ın konuşması şu şekilde;
Türkiye'nin siyasi hayatında derin izler bırakan, devlet ve siyaset adamı Dokuzuncu Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel'i vefatının yıl dönümünde rahmetle ve saygıyla anıyorum. Merhum Demirel, uzun yıllar boyunca millet iradesini, demokratik siyaseti ve kalkınma idealini merkeze alan hizmet anlayışıyla ülkemize önemli katkılarda bulunmuştur. Siyasi mücadelelerle dolu hayatı Türkiye'nin yakın tarihinin de önemli bir parçasıdır. Bu vesileyle kendisine bir kez daha Allah'tan rahmet diliyoruz.
Bilhassa son yıllarda sıklıkla devlet aklı, bürokrasi kavramları gündeme getiriliyor. Devlet, yalnızca kurumların toplamı değildir. Devlet, yalnızca kanunların, binaların, makamların, dosyaların ve mühürlerin adı da değildir.
Devlet, tarihin içinden süzülüp gelen bir irade, milletin varlık şuuru, vatanın siyasi aklı, varlığın ve istikbalin teminatıdır ve devlet, milletin teşkilatlanmış hâlidir. Bu sebeple bugün üzerinde durmamız gereken mesele sadece yönetim meselesi değil, devlet aklı meselesidir.
Bürokratik akıl elbette lazımdır, devletin yönetim ve bürokratik hiyerarşisi, defteri, kaydı, kuralı, usulü, hafızası elbette olacaktır fakat unutmayalım, bürokrasi devleti taşır ama devletin ruhunu tayin edemez. Bürokrasi uygular fakat istikamet çizemez.
Bürokrasi dosyaya bakar, devlet aklı tarihe, millete ve geleceğe bakar. Bürokratik akıl kendisini devlet aklının yerine koymaya başladığında, devletin ufku daralır, siyaset dosyaya, millet istatistiğe, beka teknik prosedüre indirgenir.
Bürokratik akıl dosyaya bakar, devlet aklı tarihe, günümüze ve geleceğe bakar. Bütün meselelere dün, bugün, yarın perspektifiyle bakılır. Bürokratik akıl prosedürü işletir, devlet aklı istikameti belirler. Bürokratik akıl bugünü düzenler, devlet aklı yarını kurar. Hiçbir makam, hiçbir kurul, hiçbir teknik mekanizma millet iradesinin ve tarihî devlet muhakemesinin üzerinde değildir. Bürokrasi devletin sahibi değil, devletin hizmet birimleridir.
Devlet aklı milletin varlığına, hukukun vakarına, adaletin sürekliliğine ve vatanın bölünmezliğine yaslanan yüksek siyasal duruştur.
Bu arada, devleti tanımlarken Batı siyaset felsefesinden kendimizi de ayırmamız gerekiyor. Burada devleti çoğu zaman çıkar ve güvenlik hesabının soğuk mantığıyla tarif ederler. Bizim pergelimizin sabit ucu Türk devlet felsefesidir. Bu felsefenin adı devleti ebet müddettir. Bizde devlet, sadece güvenliği sağlayan aygıt değil, nizamın, törenin, adaletin, hukukun, demokrasinin, istiklalin ve millet bütünlüğünün taşıyıcısıdır.
İşte, bu sacayağında yükselen devlet aklı seçim takvimine sıkışmaz, manşetlerin rüzgârıyla savrulmaz, bürokratik ezberlere teslim olmaz. Devlet aklı binlerce yıllık yürüyüşün istikametini bugünün ve yarına yönelik kararlarına taşıyan yüksek karardır, düşüncedir, muhakemedir.
Bugün terörsüz Türkiye hedefi de bu yüksek devlet aklının konusudur. Bu mesele ne yalnızca güvenlik bürokrasisinin teknik dosyasıdır ne de günlük siyasetin dar hesabına indirgenebilir. Bu mesele, milletin birliğini, devletin bekasını ve hukukun vakarını ve geleceğin huzurunu ilgilendiren tarihî bir eşiktir. Devlet aklı teröre boyun eğmez, devlet aklı taviz vermez fakat devlet aklı yalnızca tepkiyle değil, stratejiyle hareket eder. Öfkeyi akılla, gücü hukukla, kararlılığı adaletle birleştirir. Bizim davamız budur. "Devlet ebet müddet, millet ebet müddet." diyoruz. Temel meselelere bakışımız budur.
Devlet politikasına dönüşen terörsüz Türkiye konusuna da bakışımız bu yöndedir. Devlet aklının yüce Meclisimizden çıkacak kanunlara yansımasına da bu çerçevede bakıyoruz.
Bugün Avrupa Parlamentosunda yeni ama öncekilerden farklı olmayan bir Türkiye raporu daha oylamaya sunulacak. Raporu bu hâliyle reddettiğimizi peşinen ifade ediyorum.
Avrupa Parlamentosunun Türkiye raporu objektiflikten uzak, önyargılarla kaleme alınmış siyasi bir metindir. Bu rapor, hadsizliğin ve husumetin yeni bir vesikasıdır. Türkiye'nin yargısını, iç siyasetini, güvenlik politikalarını ve anayasal düzenini hedef alan ifadeler egemen bir devlete parmak sallama alışkanlığının devamıdır. Özellikle Ülkü Ocakları üzerinden yapılan yalan yanlış ve -affedersiniz- aşağılık ifadeler bizim için hiçbir anlam taşımamaktadır.
Avrupa'yla ilişkilerimiz ancak eşitlik, karşılıklı saygı, dürüstlük temelinde ilerleyebilir. Türkiye'ye parmak sallanmasına asla müsaade etmeyiz.
Etiketler:
Kaynak:
Haber MerkeziYorumlar (0)
İlgili Haberler
Son Haberler
AK Parti Sözcüsü Çelik: NATO'nun en büyük şansı Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olması
Umman: Hürmüz Boğazı'nda geçici deniz koridoru için IMO ile koordinasyon sağlandı
AK Parti Grup Başkanvekili Usta'dan Kırıkkale'deki patlamaya ilişkin taziye mesajı
MHP'li Özyürek: Deprem Bölgesindeki KDV İstisnasının Uzatılması Ortak Sorumluluğumuzdur