Yükleniyor...

Mehmet Kerim Akçoru: Dosyadaki belgeler ışığında, Ankara’da ne Tolgahan Demirbaş'ın ne Emre Yüksel'in ne de Ensar Aykal'ın bu takiple ve cinayet organizasyonuyla bir alakası olmadığı gün gibi ortadadır

Sinan Ateş cinayetine ilişkin yürütülen dava süreci ve dosyaya giren deliller hakkında değerlendirmelerde bulunan Mehmet Kerim Akçoru, iddianamede yer alan bazı iddialar ile emniyet tutanakları, GPRS ve HTS kayıtları arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu öne sürdü.

17.06.2026 13:50

Mehmet Kerim Akçoru: Dosyadaki belgeler ışığında, Ankara’da ne Tolgahan Demirbaş'ın ne Emre Yüksel'in ne de Ensar Aykal'ın bu takiple ve cinayet organizasyonuyla bir alakası olmadığı gün gibi ortadadır

Akçoru, yayımladığı analiz videosunda, davanın sanıklarından Tolgahan Demirbaş, cinayetin azmettiricisi olduğunu kabul eden Doğukan Çep ve olay yerinde keşif yapan Suat Kurt'un kronolojik hareket planını belgeleriyle ortaya koyarak, cinayette Ankara'dan iddia edildiği gibi bir lojistik destek veya "konum paylaşımı" olmadığını savundu.

"İddianame ve Kamera Tutanakları Çelişiyor"

Soruşturmayı yürüten savcılığın iddialarına değinen Akçoru, Tolgahan Demirbaş'ın olaydan önce planlama yaptığı ve olay günü tetikçi Eray Özyağcı’yı Gölbaşı civarında beyaz bir araçla bekleyerek kaçırdığı yönündeki iddiayı hatırlattı. İddianamede Demirbaş’ın olay günü saat 13.46 ile 13.53 saatleri arasında bir akaryakıt istasyonunun önünde beklediğinin öne sürüldüğünü belirten Akçoru, emniyetin kamera inceleme tutanaklarının ise bu iddiayı çürütür nitelikte olduğunu belirtti.

Akçoru, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Savcılık iddianamesinde Tolgahan Demirbaş'ın aracının 13.46'dan 13.53'e kadar akaryakıt istasyonunda beklediği yazıyor. Ancak yine aynı dosyanın içerisinde yer alan Ankara Canine Köpek Çiftliği'ne ait kamera kayıtları ve polis inceleme tutanağına göre, güncel saatle 13.49'da Tolgahan Demirbaş'ın aracı köpek çiftliğinin önünden geçiyor. İddianameye göre aynı dakikalarda iki farklı yerde olması imkansızdır. Kolluk kuvvetlerinin güncel saate göre tuttuğu bu tutanak, dosyada sanık lehine bir durum oluşturmaktadır ancak iddia makamı bunu değerlendirmemiştir."

"GPRS Kayıtları Demirbaş’ın Çiftlikte Olduğunu Gösteriyor"

Dava dosyasına kazandırılan ve 1 ila 10 metre arasında kesin konum doğruluğu sağlayan GPRS kayıtlarına dikkat çeken Akçoru, söz konusu verilere göre Tolgahan Demirbaş'ın iddia edilen saatlerde akaryakıt istasyonunda değil, Gökçehüyük'teki çiftlikte bulunduğunu ve bu durumun Demirbaş'ın savunmasını desteklediğini belirtti.

"Cinayetin Tek İrtibatı ve Bilgi Akışı Suat Kurt Üzerinden Yapıldı"

Cinayet öncesindeki süreci gün ve saat bazında kronolojik olarak aktaran Akçoru, suçu organize eden Doğukan Çep ile Ankara’da keşif yapan "gözcü" Suat Kurt arasındaki trafiğin, Ankara'dan başka bir yardım alınmadığının en büyük kanıtı olduğunu öne sürdü.

Akçoru'nun aktardığı kronolojik verilere göre cinayet öncesi ve sonrasında şu gelişmeler yaşandı:

  • 25 Aralık 2022: Gözcü Suat Kurt, Doğukan Çep'in talimatıyla İstanbul'dan Ankara'ya geldi. Otobüsten iner inmez Sinan Ateş'in ofisinin bulunduğu adrese gitti.
  • 26-27 Aralık 2022: Suat Kurt, gün boyu ofis çevresinde ve yakındaki kafelerde bekleyerek Sinan Ateş’i gözetledi. 27 Aralık günü saat 15.30 sıralarında Sinan Ateş’in ofise geldiğini görerek Doğukan Çep’e telefonla bilgi verdi.
  • 28 Aralık 2022: Gözcü Suat Kurt, kesinleşmiş bir hapis cezası nedeniyle gece saat 04.43'te polis tarafından gözaltına alınarak "girdi-çıktı" yapılmak üzere cezaevine konuldu ve telefonu kapandı. Kurt'tan haber alamayan tetikçi Eray Özyağcı ve Vedat Balkaya, spontane bir şekilde ofis önüne giderek saatlerce bekledi ancak Sinan Ateş o gün İstanbul Tuzla'ya gittiği için eylemi gerçekleştiremedi.
  • 29 Aralık 2022: Cezaevinden saat 17.30'da tahliye olan Suat Kurt, telefonunu açar açmaz yeniden Sinan Ateş'in ofisinin önüne giderek beklemeye devam etti. Sinan Ateş ise o esnada henüz Ankara sınırlarına girmemişti.
  • 30 Aralık 2022 (Olay Günü): Sabah 09.57'de yeniden ofis yakınına gelen Suat Kurt, saat 11.30 sıralarında Sinan Ateş'in Mercedes marka aracıyla geldiğini gördü. Kurt, hemen Doğukan Çep'i arayarak "geldiler" bilgisini verdi. Bunun üzerine Çep, tetikçi Eray Özyağcı ve Vedat Balkaya'yı olay yerine yönlendirdi. Sinan Ateş’in cuma namazı çıkışı saat 13.35’te saldırıya uğradığı tespit edildi.

"Ankara'dan Konum Yardımı Alınmadığı Gün Gibi Ortada"

Mehmet Kerim Akçoru, bu kronolojik akışın ve GPRS kayıtlarının cinayette dışarıdan bir konum desteği alınmadığını ispatladığını savunarak sözlerini şöyle tamamladı:

"Eğer iddia edildiği gibi Komiser Ensar Aykal veya Tolgahan Demirbaş bu kişilere içeriden konum ve anlık bilgi veriyor olsaydı, Sinan Ateş'in 28 Aralık'ta İstanbul'a gittiğini bilirlerdi ve tetikçiler boşu boşuna 3,5 saat ofis önünde bekleyerek kendilerini riske atmazlardı. Gözcü Suat Kurt cezaevine girdiğinde tüm planın aksaması ve adamın cezaevinden çıkar çıkmaz hiçbir yere uğramadan direkt ofise gitmesi, tek bilgi akışının Suat Kurt üzerinden sağlandığını gösteriyor. Dosyadaki belgeler ışığında, Ankara’da ne Tolgahan Demirbaş'ın ne Emre Yüksel'in ne de Ensar Aykal'ın bu takiple ve cinayet organizasyonuyla bir alakası olmadığı gün gibi ortadadır."

www.haberotesi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Haber Ötesi'ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Kaynak:

Haber Merkezi

Yorumlar (0)