Yükleniyor...

Hukukçu Cem Kaya: Organize Suç Örgütü CHP'yi ve Medyayı Kirletmiştir

Hukukçu Cem Kaya, ''Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçmişinde hiçbir parasal şaibe, kirli ilişki yoktur. Politik olarak her zaman eleştiririz ancak parasal mevzularda tertemizdir. Ona 'hain' dedirten bu organize suç örgütü sadece CHP'yi kirletmedi; belediyeyi kirletti ve en rezaleti de medyayı kirletti.'' dedi

03.07.2026 02:19

Hukukçu Cem Kaya: Organize Suç Örgütü CHP'yi ve Medyayı Kirletmiştir

Hukukçu Cem Kaya, Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki askeri hareketliliğinden İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasına, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki siyasi çalkantılardan medyadaki kirlenmeye kadar birçok kritik konuyu hukuki ve siyasi perspektiften değerlendirdi.

Ege'de Silahlanma ve NATO'nun İkircikli Politikaları

33 yıl önce yaşanan Madımak olaylarına ve son şehit olan Uzman Çavuş Abdurrahman Hilal'e değinerek konuşmasına başlayan Cem Kaya, Ülke Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım'ın MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye 9 Eylül 2022'de takdim ettiği haritaya yönelik Tanea gazetesinin attığı "Türk tehdidi" manşetlerini hatırlattı.

Türkiye’nin NATO’ya girdiği 1952 yılından bu yana ittifak adına Kore’den Afganistan’a, Bosna’dan Libya’ya kadar canı pahasına en büyük mücadeleleri verdiğini belirten Kaya, buna karşın terörle mücadelede müttefikleri tarafından yalnız bırakıldığını ifade etti. Kaya, konuya ilişkin şunları kaydetti:

"40.000 can vermişiz 1980'den bu yana. MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin grup toplantısında belirttiği üzere, 'Eli kanlı terör örgütüne harf oyunlarıyla isim değiştirip meşruiyet elbisesini giydirme devri kapanmıştır.' Türkiye'nin hava savunma ihtiyacını sürüncemede bıraktılar. Patriot istedik vermediler, S-400 aldık diye kafamıza vurdular. Aynı S-400'leri götürüp Girit'e koyan Yunanistan ne üyesi? Patagonya üyesi mi? Bize ikircikli bir strateji geliştirdiler. Almanya 'Tankımı kullanamazsın' dedi, İtalya destek vermedi, Amerika Birleşik Devletleri'nin verdiği Javelin füzeleri ve omuzdan atılan silahlarla Mehmetçiğimiz şehit oldu."

Avrupa'nın ve NATO'nun güney sınırlarının güvenliğinin Türkiye'den geçtiğini vurgulayan Kaya, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni uygulayan, Ukrayna'ya Bayraktar İHA'ları verirken aynı zamanda Rusya ile diyalog kurabilen ve Tahıl Koridoru Anlaşması'nı sağlayan tek ülkenin Türkiye olduğunu ifade etti.

Yunanistan'ın adaları silahlandırmasının uluslararası hukuktaki karşılığına değinen Kaya, şu ifadeleri kullandı:

"Lozan Barış Anlaşması'na göre bu adaların tamamı hiçbir şekil ve surette, hafif zabıtan sınıfı (güvenlik karakolu faaliyeti) dışında istihkam merkezine dönüştürülemeyecek. Yunanistan, bir NATO üyesi diğer bir NATO üyesine karşı bu adaların tamamını onlarca yıldır silahlandırıyor. Bu durum, adaların devir şartlarını ortadan kaldırarak mürtefi hale getirmektedir. Artık onların terminolojisiyle konuşmayacağız; Ege Denizi değil 'Adalar Denizi', Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti değil 'Kıbrıs Türk Cumhuriyeti' diyeceğiz. Devlet Bey'in de duruşunu ortaya koyduğu gibi, Dışişleri Bakanımıza, Adalet Bakanımıza, Türk yargısına, MHP ve Ülke Ocaklarına, Mavi Vatan davamıza yönelik tüm çamur atma eylemleri Ankara'nın ayakları altındadır. NATO da artık kararını vermeli, Türkiye'ye rağmen değil, Türkiye ile birlikte hareket etmelidir."

"İBB Davasında Amaç Savunma Yapmak Değil, Yargılamayı Tıkamaktır"

İBB davasının duruşmasında Ekrem İmamoğlu ile mahkeme heyeti arasında yaşanan gerginliği ve 9 Temmuz tarihine yönelik tartışmaları değerlendiren Kaya, sanık tarafının davayı hukuki zemininden çıkararak siyasi bir platforma taşımak istediğini öne sürdü.

Mahkeme reisinin 20 Temmuz adli tatil öncesinde insicam dahilinde ifadeleri alıp celseyi tamamlama gayretine karşılık İmamoğlu'nun "9 Temmuz'da milli bir seferberlik ilan edilecekse bilelim" çıkışını eleştiren Kaya, ağır ceza yargılamalarının temel prensiplerini şu sözlerle hatırlattı:

"Ekrem Bey'in yapmak istediği savunma değil. Hukuki çerçevede iddianamedeki eylemleri çürütmek yerine hadiseyi siyasi bir platforma taşımak ve mahkeme heyetini istiskal etmek istiyor. Ağır ceza yargılamalarında asla mahkeme heyetiyle kavga edilmez, heyet hasım edinilmez ve savunma isnat edilen fiillere özgülenir. Buradaki strateji tamamen geçmişteki FETÖ yargılamalarındaki taktiklerle benzerlik gösteriyor; yani 'küllü münker' (her şeyi inkar). 15 Temmuz davalarında da FETÖ'cü sanıklar mahkeme heyetine dönüp 'Biz sizi yargılayacağız' demişti."

Ekrem İmamoğlu'nun mal varlığına yönelik eleştirilerde bulunan ve "Dünyanın hiçbir yerinde bir belediye başkanı 15 metrelik köfteci dükkanından trilyoner olamaz" diyen Kaya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 203. maddesine atıfta bulunarak duruşma düzenini sağlama yetkisinin yalnızca mahkeme başkanına ait olduğunu belirtti:

"CMK 203. maddeye göre duruşma düzenini sağlamakla görevli tek kişi Ağır Ceza Reisidir. Duruşma düzenini bozanı salondan çıkarabilir, disiplin hapsi verebilir. Ekrem Bey duruşmada hakimiyeti eline almaya çalıştı ancak mahkeme başkanı buna izin vermeyerek CMK 203'ü uyguladı ve dışarı çıkardı. Sanık tarafı 4 aydır sorgu savunmalarının bitmesini engelliyor, muhakemenin hızlanmasını değil tıkanmasını istiyor. Amaç, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde yer alan kamu hizmetinden yoksunluk (siyasi yasak) hükmünün fer'i bir sonuç olarak doğmasını engellemek; istinaf ve Yargıtay süreçlerini de katarak davayı olabildiğince ileriye yaymaktır. Bütün uzatma gayreti, Cumhurbaşkanlığı adaylığı niyetiyle ilgilidir ancak anayasal olarak yüksek tahsil şartını yerine getiremediğinin farkında değildir."

Kaya, HSK kararnamesiyle Çağlayan Adliyesi'ndeki bazı mahkemelerin kapatılması ve ticaret mahkemelerinin birleştirilmesi kararının da manipüle edildiğini, "heyet dağıtıldı, yargılama çöktü" şeklindeki sosyal medya tezviratlarının gerçeği yansıtmadığını belirtti.

"Organize Suç Örgütü CHP'yi ve Medyayı Kirletmiştir"

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 21 Mayıs'taki kararın ardından seçilmiş delegasyonla göreve davet ettiğini belirten Cem Kaya, bu süreçten sonra Kılıçdaroğlu’na yönelik sistematik ve senkronize bir "Goebbels taktiği" ile itibar suikastı düzenlendiğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu'nun cemevi provokasyonlarına mahal vermemek için attığı adımlara rağmen bazı gazeteciler ve sosyal medya hesapları üzerinden "hain, işbirlikçi, darbeci, sarayın kayyumu" şeklinde hedefe konulduğunu belirten Kaya, yaşanan çelişkiyi şu sözlerle aktardı:

"Aynı kişiler daha önce Ekrem Bey karşısında adeta sus pus olurken, Kemal Bey'e karşı bu pervasız hakaretleri yönelttiler. CHP Malatya İl binasına 13. Cumhurbaşkanı adayınız olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun fotoğrafını asıp üzerine çarpı koydular. Bu ülkede geçmişte kimlerin evlerine çarpı konulduğunu, Alevi-Sünni ayrışmasının nasıl körüklendiğini çok iyi biliyoruz. Dün 'Piro', 'Gandhi Kemal' diyerek adalet yürüyüşünde peşinden gittiğiniz adama bugün 'persona non grata' muamelesi yapıyorsunuz. Asıl kovboy filmlerindeki gibi hırsızların, yolsuzluk yapanların fotoğraflarını asmanız gerekir. CHP binasının üzerini ve temelini kirlettiler."

Belediye başkanlarının "Operasyon istemiyorsanız bize destek verin, başsavcılıkla temas halindeyiz" denilerek arandığı iddialarını da sert bir dille yalanlayan Kaya, bu tür iddiaların akla mantığa aykırı olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu’nun cemevi ziyaretleri ve merhum milletvekili Orhan Sür’ün cenazesi ile Kadir İnanır'ın cenazesinde montaj videolarla yuhalanmış gibi gösterilmesini eleştiren Kaya, medyaya yönelik sert eleştirilerde bulunarak şunları kaydetti:

"Gürsel Tekin'i aradım ve 'Siyaseten çok tartıştık ama bu kadar aşağılık bir şeye şahit oldun mu?' diye sordum. Bana 'Cem bu daha en masumudur' dedi. Medyada bir kısım gazeteciler talimatla hareket ediyor, 'dur Kemal Bey'e şu lafı sokayım' diye mesaj bekliyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçmişinde hiçbir parasal şaibe, kirli ilişki yoktur. Politik olarak her zaman eleştiririz ancak parasal mevzularda tertemizdir. Ona 'hain' dedirten bu organize suç örgütü sadece CHP'yi kirletmedi; belediyeyi kirletti ve en rezili de medyayı kirletti. Dünya tarihinde ilk kez yolsuzluğu sorgulayan gazeteciler değil, yolsuzluğu örtmeye çalışan gazeteciler türedi. Bu güruh, kirliliği yaratanlara ses çıkarmazken partide arınma sağlamak isteyen Kılıçdaroğlu ve ekibine saldırıyor. Bu durum, basın tarihine kara bir leke olarak geçmiştir."

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 11 Ekim 2022'de "Cemevleri ibadethanedir, Alevi kardeşlerimiz canımız ciğerimizdir" diyerek ezberleri bozduğunu ve Horasan Erenleri dergahına kendi bütçesinden hibe sağladığını hatırlatan Cem Kaya, mezhepsel ve etnik kimlikler üzerinden yürütülen kirli siyasetin topluma nüfuz edemeyeceğini, günün sonunda her zaman ahlak, edep ve hakkın yanında duranların kazanacağını vurguladı.

www.haberotesi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Haber Ötesi'ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Kaynak:

Haber Merkezi

Yorumlar (0)