Yükleniyor...

Hukukçu Aziz Bingöl: FETÖ bizim kesinlikle kırmızı çizgimiz, bu konuda mücadelemiz aralıksız devam edecek

Hukukçu Aziz Bingöl, gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanmasını ve beraberindeki yargısal gelişmeleri değerlendirdiği açıklamasında, Türkiye Cumhuriyeti Yargısı’nın "gazeteciliği zırh yapanlara karşı yargı kılıcını gösterdiğini" ifade etti. Bingöl, bu süreci emniyet, yargı ve medya ayakları olan "Yeni Paralel Yapı"ya yönelik kapsamlı bir deşifre hareketi olarak tanımladı.

22.02.2026 03:23

Hukukçu Aziz Bingöl: FETÖ bizim kesinlikle kırmızı çizgimiz, bu konuda mücadelemiz aralıksız devam edecek

"Gazetecilik Ünvanı Bir Operasyon Aparatı"

Bingöl, başta ABK ve SA dosyaları olmak üzere yargıya intikal eden konularda, Alican Uludağ’ın "kullanışlı bir operasyon aparatı" olduğunu ve kaçma şüphesiyle düzenlenen bu operasyonun, gazetecilik unvanını kullananlara doğrudan bir mesaj niteliği taşıdığını savundu.

Açıklamada, Serdar Sertçelik’in Macaristan’dan gelmesi ve Uludağ’ın 12.01.2026 tarihinde paylaştığı bir belgeye yönelik Mahkeme Başkanı’nın suç duyurusu hazırlığı gibi zamanlamalara dikkat çekildi. Bingöl, bu belgelerin kaos üretmek isteyen "FETÖVARİ" yapıların emniyet ve medya uzantılarını deşifre edebileceğini belirtti.

Devletin Uyarıları ve "Kayıtlı Konuşmalar"

Bingöl, devlet yetkililerinin daha önce yaptığı uyarılara rağmen bazı isimlerin tutumunda değişiklik olmadığını ifade ederek; gizli dava dosyalarının ve ifade tutanaklarının işbirlikçiler aracılığıyla dışarı sızdırıldığını, gerçek dışı vakıaların manipüle edilerek adeta "gerçeğin katledildiğini" belirtti. Ayrıca, siyasi kutuplaşmanın kasıtlı olarak beslendiğini ve kurgu şemalar üzerinden uydurma suçluluk algıları oluşturulduğunu vurguladı.

23 Haziran’da yapılan "Kimin hangi saatte ne konuştuğu kayıtlıdır, günü geldiğinde eyleme geçilecektir" uyarısının dikkate alınmadığına dikkat çeken Aziz Bingöl, bu durumun soruşturmaların derinleşeceğinin kanıtı olduğunu söyledi.

"Şifreler ve Dijital Veriler Kilit Rolde"

Gözaltına alınan Uludağ’ın telefon ve dijitallerindeki "klik ilişkilerin" ve haber kurgularının önemli olduğunu belirten Bingöl, 18-19 Mart 2026 tarihindeki olası duruşmaya dikkat çekti. Telefon verilerinin, Ankara Emniyeti ve Yargısını ilgilendiren davalarda kamuoyu algısı oluşturmaya çalışan bağlantıları çözecek nitelikte olabileceğini iddia etti.

Bakan Değişikliği ve "Yeni Yapılanma" Vurgusu

11 Şubat’taki bakan değişikliği ve 13 Şubat’ta Akın Gürlek’in FETÖ ile mücadelenin ve "yeni yapılanmaların" üzerine gidileceğine dair açıklamalarını hatırlatan Bingöl, 14 Şubat’ta devletin "kripto damarlar ile kararlılıkla mücadele" mesajı verdiğini hatırlattı.

"Temiz Eller Operasyonu" Beklentisi

Bingöl, tüm bu gelişmelerin "Yeni Paralel Yapı"nın en yukarıdan en aşağısına kadar deşifre edileceği bir sürece işaret ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Devlet, suç ve cezalandırma karmaşasına çomak sokulmasına izin vermezse; 'Temiz Eller Operasyonu' nasıl yapılıyormuş gösterir. Bu durum, Türkiye’nin Yeni Yüzyılın lider ülkesi haline gelerek Türk’ün gücünü cihana vurmasına vesile olur."

Bingöl, açıklamasını "Türk’ün özü Adalettir, Tanrı Türk’ü korusun" sözleriyle tamamladı.

www.haberotesi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Haber Ötesi'ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Kaynak:

Haber Merkezi

Yorumlar (0)