Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: İstanbul'u küresel ölçekte bir katılım finans merkezi haline getirmek için politikalarımızı sürdüreceğiz
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İstanbul'u küresel ölçekte öne çıkan bir katılım finans merkezi haline getirme yönünde kararlılıkla politikalarımızı sürdüreceğiz." dedi.
07.05.2026 12:53
Anadolu Ajansı (AA) ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) işbirliğinde "Türkiye'nin Katılım Finans Vizyonu: Sürdürülebilir Büyüme, Dijital Dönüşüm ve Yeni Yatırım Modelleri" temasıyla İstanbul Finans Merkezi Ziraat Bankası Oditoryumu'nda gerçekleşen "Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi"nde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, katılım finansın sürdürülebilir büyüme, dijital dönüşüm ve yeni yatırım modelleri çerçevesinde ele alındığı zirvenin, Türkiye'nin katılım finans vizyonuna önemli katkılar sunacağına inandığını kaydetti.
Yılmaz, algıların bazen gerçeklerden daha etkili olduğu bir dünyada yaşanıldığını belirterek, medya ve iletişim boyutunun bu konuda önemli olduğunu, AA'nın da bu perspektife katkı sunacağına inandığını söyledi.
Küresel ölçekte spekülasyonların ve kırılganlıkların arttığı mevcut finansal tabloyla karşı karşıya olduklarını vurgulayan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Daha adil bir dünya mümkün" sözünü hatırlatan Yılmaz, "Daha adaletli bir dünya finans sektörünü de yakından ilgilendiriyor. Finansal kapsayıcılığın olmadığı, finansal imkanların belli kesimler tarafından kullanılabildiği bir dünya adaletli bir dünya değildir. 'Daha adaletli dünya' derken, 'Dünya 5'ten büyüktür' derken sadece Birleşmiş Milletler'deki bir reformu kastetmiyoruz. Güvenlik Konseyi'nin yapısının daha demokratik, daha kapsayıcı hale gelmesi elbette önemli ama daha adaletli bir dünya derken daha geniş bir kavramdan bahsediyoruz." ifadesini kullandı.
Cevdet Yılmaz, dünyadaki ekonomik dağılımın daha adaletli hale gelmesinin, dünyadaki kalkınma süreçlerinin daha sürdürülebilir ve kapsayıcı hale gelmesinin daha adaletli bir dünyanın vazgeçilmez unsurları olduğunu belirterek, şunları paylaştı:
"Finansın önemli bir payı var, bunu 2008'deki finansal krizde de gördük. O tarihlerden bugüne finans piyasaları bir daha eski günlerine tam olarak dönemedi. Burada da katılım finansın o günden bugüne iyi bir gelişim süreci sergilediğini de söylememiz lazım. İşin özü olarak da şunu görüyorum, gerçeklikten uzaklaşan bir finansal sistem, eninde sonunda balonlar oluşturmaya, patlamaya ve büyük yıkımlar meydana getirmeye müsait bir sistem. Dolayısıyla katılım finans dediğimiz, faizsiz finans dediğimiz sistemler, varlığa dayalı finansal sistemler karşısında giderek güç kazandı. Yeterli mi? Elbette değil, bir gelişim ama tam arzu ettiğimiz noktada da değiliz. Daha istikrarlı bir finansal mimari istiyorsak, varlığa dayalı finansı çok daha güçlü bir şekilde dünyanın gündemine getirmemiz gerekiyor."
Finans sektörü ve reel sektörün aynı resmi tamamlayan iki unsur olarak görülmesi gerektiğini aktaran Yılmaz, "Reel sektörün sağlıklı bir şekilde gelişmediği bir ortamda finansal kesimin de gidebileceği yerlerin sınırları var. Tersi de geçerli, finansal piyasaların derinleşmediği, finansal araçların çeşitlenmediği bir ortamda reel sektörün sağlıklı şekilde büyümesi mümkün değil. Bu iki kesim arasında daha çok diyalog olması gerektiğine inanıyorum. Kısa vadeli fırsatçılıkların ötesinde orta vadeli bir perspektifle, sağlıklı bir büyüme perspektifiyle reel sektörün ve finans sektörünün birbirini tamamlaması, birbirine güç vermesi ve bütün olarak ekonomiyi geleceğe taşıması çok kıymetli." diye konuştu.
"İslami finans varlığı ile ülkemiz dünyada 9'uncu sırada yer almaktadır"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Katılım finans, riskin adil paylaşımını esas alan, üretimi destekleyen ve reel ekonomiye doğrudan katkı sunan yapısıyla, ekonomik faaliyetleri toplumsal fayda ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde değerlendiren bir anlayışı temsil etmektedir. Nitekim bugün katılım finans, belirli bölgelerle sınırlı bir uygulama olmaktan çıkmış, küresel ölçekte hızla büyüyen bir alan haline gelmiştir. Körfez ülkeleri, Malezya ve Endonezya'nın yanı sıra, İngiltere, Lüksemburg, Hong Kong ve Singapur gibi önemli finans merkezlerinde hayata geçirilen özel düzenlemeler ve geliştirilen piyasa altyapıları, katılım finans ekosisteminin uluslararası ölçekte yaygınlaşmasını desteklemektedir. Finansal büyüklükler üzerinden değerlendirecek olursak, 2018 yılında 2,5 trilyon dolar olan İslami finans varlıkları 2024 yılında 6 trilyon dolara yükselmiş olup, 2029 yılında bunun 9,7 trilyon dolara kadar yükselmesi beklenmektedir."
İslami Finans Gelişim Endeksi skoruna göre, Türkiye'nin 2012 yılında 82 ülke arasında 23'üncü sırada yer aldığını, 2025 yılında ise 140 ülke arasında 10'uncu sıraya yükseldiğini hatırlatan Yılmaz, "Yaklaşık 127 milyar dolarlık İslami finans varlığı ile ülkemiz dünyada 9'uncu sırada yer almaktadır. Katılım finans, Türkiye'de 1984 yılında faaliyete başladığı günden bu yana sürekli gelişim seyri içinde olmuştur. 2026 yılı mart ayı itibarıyla, 3'ü dijital finans kuruluşu olmak üzere 10 katılım finans kuruluşunun faaliyet gösterdiği sektörün aktif büyüklüğü 4,7 trilyon liraya ulaşmıştır." bilgisini verdi.
Katılım finansın son yıllarda gösterdiği performansla beraber aktif büyüklüğünün sektör içindeki payı 2005 yılında yüzde 2,4 seviyesinde iken, bu payın bugün yüzde 9,5 seviyesine yükseldiğini dile getiren Yılmaz, çok önemli mesafeler alındığının ortada olduğunu aktardı.
"İç finansman içindeki kira sertifikalarının payı yaklaşık yüzde 23 olmuştur"
Yılmaz, "Katılım bankacılığının kredi büyüklüğü 2026 mart itibarıyla 2 trilyon liraya ulaşırken, bu kuruluşlarca kullandırılan kredilerin takibe dönüşüm oranı ise yüzde 2,6 ile sektör ortalamalarına yakın seyretmektedir. Sermaye yeterlilik oranı yüzde 17,8 seviyesinde olup sektör ortalamasının üzerindedir. Katılım finans ilkelerine uygun olarak geliştirilen, somut varlıklara dayanan ve faizsizlik prensibine uygun olan katılım esaslı yatırım ürünleri, yatırımcılarını spekülasyondan korurken aynı zamanda adil ve makul bir getiriye erişimlerini mümkün kılmaktadır. Katılma hesapları, kira sertifikaları, katılım endekslerine uygun hisse senetleri ve katılım esaslı yatırım fonlarıyla ürün çeşitliliği sağlanmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Katılım finansın banka ve bankacılık dışı birçok unsuru barındırdığını kaydeden Yılmaz, "Yurt içi piyasalarda ilk kira sertifikası ihracı 2012 yılında başlatılmış olup, bu ihraçlara düzenli olarak devam ediyoruz. 2026 yılı nisan ayı itibarıyla yurt içi piyasada gerçekleştirilen yaklaşık 1,8 trilyon lira tutarındaki iç finansmanın 417 milyar liralık kısmı kira sertifikası ihraçları ile karşılanmış, toplam iç finansman içindeki kira sertifikalarının payı yaklaşık yüzde 23 olmuştur." sözlerini sarf etti.
Ziraat Katılım Bankası, Türkiye Varlık Fonu, Vakıf Katılım Bankası, Türk Telekom ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı gibi kuruluşlar tarafından 2023-2026 döneminde farklı tarihlerde uluslararası piyasalarda 500 milyon dolar ila 1 milyar dolar arasında sukuk ihraçları gerçekleştirildiğini anımsatan Yılmaz, "Diğer taraftan Borsa İstanbul tarafından şirket faaliyetleri dikkate alınarak Katılım Endeksi yayımlanmaktadır. Mevcut durumda Borsa İstanbul'da işlem gören 605 pay senedinin 258'i Katılım Endeksi'ne dahil edilmiş bulunmaktadır. BİST Katılım Endeksi'nde yer alan şirketlerin toplam piyasa değeri 6,5 trilyon lira ile BİST Tüm endeksinin yüzde 33'ünü oluşturmaktadır." dedi.
Cevdet Yılmaz, konuşmasına şöyle devam etti:
“2026 nisan ayı itibarıyla 'Katılım Şemsiye Fonu' unvanıyla işlem gören 92 yatırım fonu bulunmakta olup, katılım finansman araçlarına yatırım yapmakta olan toplam 65 emeklilik fonunun büyüklüğü 894 milyar liraya ulaşmıştır. Diğer yandan, banka dışı finansal kurumlar tarafında da vatandaşlara yeni ürün ve modeller sunulmakta ve bu alanda derinleşen bir büyüme dikkat çekmektedir. Türkiye'nin güçlü finansal altyapısı, dinamik nüfusu ve coğrafi konumundan kaynaklanan potansiyelini daha ileri taşımak amacıyla, İstanbul'u bir finans merkezi olmanın ötesinde, yatırım, finans ve reel ekonomi arasında bağ kuran bir merkez olarak konumlandırıyoruz.”
Yılmaz, TBMM'de vergiye yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin komisyonda kabul edildiğini söyledi.
Yılmaz, "Yakın bir tarihte genel kurulda ele alınmasını bekliyoruz ve bayramdan önce çıkmasını ümit ediyoruz. Bu paket çok önemli. Türkiye, uzun zamandır ekonomisini farklı bir şekilde konumlandırıyor. Son 23 yılda büyük bir değişim dönüşüm yaşandı, ekonomide de büyük bir dönüşüm yaşadık. Bugün dünyanın geldiği noktada belirsizliğin, istikrarsızlığın yükseldiğini, öngörülebilirliğin azaldığını görüyoruz. Jeopolitik risklerin yükseldiğini de çevremizden yaşayarak görüyoruz. Dijitalleşme, yeşil dijital dönüşüm gibi kavramların dünyada çok daha telaffuz edilir hale geldiğini görüyoruz." diye konuştu.
Tüm bu değişimlerin içinde, istikrarsızlığın yükseldiği, değişimin yoğunlaştığı, güç rekabetinin arttığı bu dönemde yeni bir programla ülkeyi güçlü bir merkez olarak konumlandırma çabalarını bir üst seviyeye taşıdıklarını ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti:
"Getirdiğimiz önemli unsurlar var. Bir taraftan dünyadan daha fazla sermayeyi, daha fazla nitelikli insanı Türkiye'ye cezbetmek, özellikle şirketlerin bölgesel ve küresel karar alma merkezlerini ülkemize yönlendirmek için önemli teşvikler, düzenlemeler var bu pakette. Kurumlar vergimiz, teklif Meclis'e gittiğinde ilk aşamada ihracatçı imalatçılar için yüzde 9, tüm imalatçılar için yüzde 14 gibi bir rakamdı. Dün bir önergeyle, Meclis'imizin takdiriyle tek oran, daha sabit bir oran yapılma kararı verildi ve yüzde 12,5 şeklinde bir düzenleme yapıldı. Dolayısıyla kurumlar vergisinin düşürüldüğü, dışarıdan gelen sermayenin çok daha kolay bir şekilde ülkemize kazandırıldığı yeni bir çerçeve oluşturuyoruz. Bunu bürokratik işlemleri kolaylaştırma anlayışımızla da bütünleştiriyoruz."
İstanbul Finans Merkezi'nde Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi'nin çalışmalarını tamamladığı Tek Durak Ofisi'nin bu ay hizmete alınacağını aktaran Yılmaz, "Daha sonra tüm Türkiye için belli nitelikteki, özellikteki projeler için Tek Durak Ofisi mantığını çok daha güçlendiren bir çaba içinde olacağız. Ülkemize daha fazla yatırım, yatırımcı kazandırmak için ne gerekiyorsa, yatırımcıların perspektifiyle bakarak, onların ihtiyaçlarını, taleplerini, beklentilerini karşılayarak ülkemizin bu cazibe merkezi, güçlü liman olma vasfını pekiştirmeye kararlıyız. Türkiye emin bir ülke, güvenli bir liman, istikrarlı, öngörülebilir politikalar izleyen bir ülke olarak daha fazla sermayeyi, daha fazla nitelikli insan gücünü ve karar alma merkezlerini cezbetmeye devam edecek. Katılım finans da inanıyorum ki ayrıcalıklı ve güçlü şekilde bu etkilerin hissedildiği bir alan olacak." ifadelerini kullandı.
"Sektörün yapısal ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi ve daha güçlü bir ekosistem oluşturmayı hedefliyoruz"
Yılmaz, "Avrupa'dan Orta Doğu'ya, Orta Asya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada, sermayenin üretime ve teknolojiye yönlendirildiği bir yapı inşa etme hedefiyle hareket ediyoruz. Bu vizyonun en önemli taşıyıcılarından biri İstanbul Finans Merkezi'mizdir. Katılım finans, bu yapının temel bileşenlerinden biri olarak Türkiye'nin küresel finans sisteminde daha güçlü bir konuma ulaşmasını sağlayacaktır. Katılım finansın potansiyeline uygun şekilde gelişimini desteklemek amacıyla 2026-2029 dönemini kapsayan Katılım Finans Strateji Belgesi hazırlık çalışmalarımızı sürdürüyoruz, tamamlandığında bunu kamuoyumuzla paylaşacağız. Bu belgeyle sektörün yapısal ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi ve daha güçlü bir ekosistem oluşturmayı hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda Katılım Finans Kanun Teklifi Taslağı çalışmalarının da sürdüğünü bildiren Yılmaz, "Bu taslaktaki ana çerçevemiz, yönetişim çerçevesini güçlendirme, bu alana has kurumsal yapılanma vizyonunu ortaya koyma, sektörün tamamını kapsayan etkin bir düzenleyici ve denetleyici altyapıyı tesis etme gibi yenilikleri gündeme getirmek, amacımız bu. Diğer taraftan, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler arasında ticaretin finansmanını kolaylaştıracak yeni ödeme sistemleri, uluslararası likidite mekanizmaları, veri altyapı projeleri ve katılım finans okuryazarlığını artırmaya yönelik çalışmalarımızı da sürdürüyoruz." şeklinde konuştu.
Sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda katılım finans sektörünün önemli bir rol üstlendiğini dile getiren Yılmaz, "Hazine ve Maliye Bakanlığımız 2021 yılında Sürdürülebilir Finansman Çerçeve Dokümanını yayımlamıştır. Bu belge sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu proje ve harcamaların finansmanını önceliklendirmektedir. 2023 yılında uluslararası sermaye piyasalarında 2,5 milyar ABD doları tutarında ilk yeşil tahvil ihracı gerçekleştirilmiş, bu ihraçtan elde edilen net gelir, yeşil projelerin finansmanı için kullanılmıştır." dedi.
Yılmaz, "İklim kriziyle mücadele kapsamında geliştirilecek projelerin finansmanının sağlanması amacıyla 2022 yılında SPK tarafından Yeşil Borçlanma Aracı, Sürdürülebilir Borçlanma Aracı, Yeşil Kira Sertifikası, Sürdürülebilir Kira Sertifikası Rehberi yayımlanmıştır. Bu kapsamda rehberlerin yayımlandığı 2022 yılından 2025 yılına kadar 3,3 milyar lira tutarında yeşil ve sürdürülebilir kira sertifikası ihracı gerçekleştirilmiştir. 2021 yılında yayımlanan Sürdürülebilir Bankacılık Strateji Belgesi ve devamında yürürlüğe giren Bankaların Yeşil Varlık Oranı Hesaplaması Hakkında Tebliğ'i de bu alandaki önemli düzenlemelerimizdir. Katılım finans sektörünün yeşil dönüşüm konusuna bundan sonra daha fazla eğilmesi beklentimizdir." sözlerini sarf etti.
"İstanbul Finans Merkezi, Türkiye'nin katılım finans alanında lider olmasında kaldıraç rolü görecektir"
Türkiye'de bu senenin zirveler yılı olduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Tüm finans dünyamız, özellikle de katılım finans dünyamızın COP31'e iyi hazırlık yapmasını, etkin bir şekilde o ortama katılmasını ve Türkiye'nin perspektifini tartışmalara yansıtmasını beklediğimizi ifade etmek istiyorum." diye konuştu.
Yılmaz, bugün gelinen noktada katılım finans sektörünün, güçlü kurumsal yapısı, düzenleyici çerçevesi ve artan kapasitesiyle Türkiye ekonomisinin stratejik bileşenlerinden biri haline geldiğini vurgulayarak, şunları söyledi:
"Tam bu noktada bir finansal kümelenme projesi olmanın çok ötesinde Türkiye Yüzyılı'nın finans vizyonunun somut bir ifadesi olan İstanbul Finans Merkezi, Türkiye'nin katılım finans alanında bölgesel ve küresel bir lider olmasında kaldıraç rolü görecektir. Önümüzdeki dönemde atacağımız adımlarla katılım finansın sunduğu imkanları daha etkin şekilde değerlendirmeye, bu alanda kurumsal yapıyı daha da güçlendirmeye ve İstanbul'u küresel ölçekte öne çıkan bir katılım finans merkezi haline getirme yönünde kararlılıkla politikalarımızı sürdüreceğiz."
Yılmaz, zirvenin gerçekleştirilmesinde emeği geçen başta Anadolu Ajansı olmak üzere Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisine ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ederek, zirvenin katılım finans alanında yürütülen çalışmalara yeni ivme kazandırmasını, Türkiye ve sektör için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni etti.
AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz ile Türkiye Katılım Bankaları Birliği Başkanı Mehmet Ali Akben, konuşmasının ardından Yılmaz'a hat sanatçısı Selman Yılmaz'ın Bakara Suresi'ni nakşettiği eserini takdim etti.
Kaynak:
AAYorumlar (0)
İlgili Haberler
Son Haberler
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu: Türkiye'deki katılım finans sektörünü büyüteceğiz
Malatya merkezli FETÖ operasyonunda 23 şüpheli gözaltına alındı
ABD'de Jeffrey Epstein'in yazdığı iddia edilen "intihar notu" kamuoyuyla paylaşıldı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 30. duruşmasında ara karar açıklandı