Yükleniyor...

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Avrupa Birliği'nin çok daha aktif bir rol oynayabileceğine inanıyorum

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Avrupa Birliği'nin çok daha aktif bir rol oynayabileceğine inanıyorum. İnanıyorum ki Türkiye ve Avrupa arasındaki iyi bir bağlantı, bir kazan-kazan durumu yaratabilir." dedi.

17.04.2026 16:15

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Avrupa Birliği'nin çok daha aktif bir rol oynayabileceğine inanıyorum

Yılmaz, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında düzenlenen "Değişen Dünya Düzeninde Bölgesel Sahiplenmenin Rolü" konulu Liderler Paneli'ne katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, küresel düzeyde büyük bir dönüşüm yaşandığını, uluslararası kurallar ve kurumların yavaş yavaş zayıfladığını belirterek, İkinci Dünya Savaşı sonrası düzenin değiştiğini söyledi.

Sadece siyasi değil ekonomik anlamda da dönüşüm yaşandığına işaret eden Yılmaz, şöyle konuştu:

“Yeni bir ekonomik üretim, ticaret trendi var. Bununla beraber jeopolitik gerilimler yükseliyor. Bizler, bunu çok net bir şekilde kendi bölgemizde hissediyoruz. Bu dönüşüm döneminde riskler çok yüksek. Karşımızdaki zorluklar epey büyük fakat bunlarla beraber gelen yeni fırsatlar da var. Çevremizi korumak, güvence altına almak, halkımıza refah ve esenlik sağlamak için fırsatımız da var. Çalkalanmanın olduğu bir dönemde global seviyede ikili ve bölgesel işbirliklerinin çok daha önem kazandığını görebiliriz. Türkiye olarak diplomasiyi her şeyin üstünde tutup çatışmaların önüne koyuyoruz. Bu yüzden çoklu, bölgesel işbirliklerinde yer almaktayız. Bir yandan NATO'nun parçayız, Avrupa Birliği aday ülkesiyiz. Öte taraftan Türk Devletleri Teşkilatına üyeyiz, İslam ülkeleri arasında daha fazla işbirliğinden ve bölgesel güvenlik yapılarının güvenliğin tesis edilmesi için kurulmasından yanayız.”

Yılmaz, zorlayıcı zamanlarda liderliğin çok daha önemli hale geldiğinin altını çizerek, "Bu anlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Daha adil bir dünya mümkün' çağrısı çok net bir hedef hepimiz için. Bizim mutlaka iki hedefi aynı anda, eş zamanlı şekilde kovalamamız lazım. Bir yanda birlikte çalışıp daha adil bir dünya düzenine gitmemiz lazım. Bu hedefte yol almamız gerekiyor ama aynı zamanda da gerçekçi olmamız lazım. Bölgesel ve ikili işbirlikleriyle beraber zorlu zamanların üstesinden gelebilmek için birlikte çalışmalıyız." diye konuştu.

Türkiye'nin her zaman diyaloğun destekçisi olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Türkiye olarak Afrika, Asya, Güney Amerika ülkeleriyle de işbirliği yapmaya hazırız. Neresi olursa oraya uzanmaya bu bağları halkımızın iyiliğine ve global çevrenin lehine olacak şekilde güçlendirmeye kararlıyız." şeklinde konuştu.

"Avrupa’nın daha fazla liderliğe ihtiyacı var"

Yılmaz, ticaret, enerji, yeni teknolojiler ve dijitalleşmede bağlantısallığın çok önemli olduğunun altını çizdi.

"Bir yanda çatışmalar var biliyorsunuz. Pesimist, kötümser bir gidişat var global anlamda fakat diğer tarafta da yeni fırsatların, yeni bağlantıların getirebileceği bir gelecek var." diyen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

"O yüzden bizim bölgemizde, Kafkasya'da, Güney Kafkasya'da barışı istiyoruz. Bu, Avrupa'yı Orta Asya'ya bağlayıp Orta Koridor'u güçlendirecektir. Elbette bunun dışında bir kalkınma yolu inşa ediliyor biliyorsunuz. Türkiye'den başlayıp İran denizini geçip Körfez ülkelerini Avrupa'ya bağlıyor. Dünyanın geri kalanına alternatif kanallarla bağlıyor. Suriye'de yeni istikrarlı yapısıyla beraber bizlere lojistik anlamında da taşımacılıkta, enerjide çok fazla fırsat sağlayabiliyor. Tüm bu koşulları düşündüğümüzde Avrupa Birliği'nin çok daha aktif bir rol oynayabileceğine inanıyorum. Ekonomik bir güç ama ekonomik gücünü siyasi güce olması gerektiği, hak ettiği kadar dönüştürememiş. İnanıyorum ki burada Türkiye ve Avrupa arasındaki iyi bir bağlantı, bir kazan-kazan durumu yaratabilir. Türkiye ve Avrupa için ve dünyanın geri kalanı için de çünkü Avrupa, barış, refah, insanların esenliği temellerine kurulmuş bir yapıdır ve daha adil uluslararası çevre üzerine kurulmuştur.

O yüzden inanıyorum ki Avrupa'nın daha fazla liderliğe ihtiyacı var. Avrupa'nın çok daha fazla siyasi yetkinliğe ihtiyacı var ki dünyayı yeniden şekillendirebilsin. Türkiye, bütün bölgesel bloklarla çalışmaya hazır ki Avrupa da bunlardan biri ve bizim için oldukça özel. Bizler, üç kıtanın merkezinde bulunuyoruz. Asya, Avrupa ve Afrika’nın kesişim noktasıyız. O yüzden biz de şu anda çok pozitif bir rol oynayabiliriz bu yönde."

Tshisekedi: Yeniden inşaya bölgelerden başlamak avantajlı olur

Kongo Demokratik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi, ADF'yi düzenlediği ve kendilerini burada ağırladığı için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti.

ADF'yi, küresel diplomatik ortamın "söz konusu durumu göz önüne alındığında" oldukça önemli bir girişim olarak gördüğünü ifade eden Tshisekedi, "Tabii ki çok taraflılığın sınırlarını hep birlikte gördük. Ancak bunu tamamen ortadan kaldırmanın zamanının geldiğini de düşünmüyorum. Ama bunu tekrar inşa etmek, tekrar tasarlamak gerekiyor." dedi.

Tshisekedi, yeniden inşaya bölgelerden başlamanın avantajlı olacağını belirterek, bölgelerin "reaktif, daha hızlı hareket edebilen yapılar" olduğunu kaydetti.

Bölgesel sahiplenmenin bir fırsat olduğunu düşündüğünü aktaran Tshisekedi, bu konuda belli mekanizmaların inşa edilmesi gerektiğini bildirdi.

Ndayishimiye: Sadece birlik olduğu zaman dünya düzeni iyi işler

Burundi Cumhurbaşkanı Ndayishimiye ise ADF'nin organizasyonu için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkürlerini sundu.

ADF'yi dünyanın şu andaki sorunlarından hep birlikte bahsetmek için büyük bir fırsat olarak nitelendiren Ndayishimiye, tüm dünyanın bir değişiklik döneminden geçtiğini ve bu sebeple "her şeyin köküne, menşeine doğru" düşünülmeye başlandığına değindi.

Ndayishimiye, dünya toplumunu bir aile olarak tanımlayarak, "Sadece birlik olduğu zaman dünya düzeni iyi işler." dedi.

Bu konuda Birleşmiş Milletler'i (BM) örnek veren Ndayishimiye, "Eğer bunu oluşturan uluslar artık anlaşamaz ise o zaman dünyadaki yönetişimin bir takım sorunlar ile karşı karşıya olduğunu anlarız." diye konuştu.

Ndayishimiye, bu durumun çözümünün, "her şeyin köküne" inilmesinde olacağını aktararak, ulusların eşgüdüm içerisinde hareket etmesi gerektiğine dikkati çekti.

Ulloa: Yangını birlikte söndürmeli ve yaralarımızı beraber sarmalıyız

El Salvador Devlet Başkan Yardımcısı Felix Ulloa da hiçbir toplumun izole kalamayacağını vurgulayarak, "Biz çok kültürlü, çok taraflılığa inanıyoruz." dedi.

Ulloa, ülkelerin "çağdaş sorunlara" tek başlarına yanıt bulamayacağını vurgulayarak, "Artık dünya bir yangın yeri. Ve hiçbir ülke, bu koca yangını bir başına söndüremez. İşte bu yüzden birlikte çalışıp yangını birlikte söndürmeli ve yaralarımızı beraber sarmalıyız." ifadelerini kullandı.

Macut: Avrupa Birliği'ne giden yolumuz çok net bir anlayışa sahip

Sırbistan Başbakanı Duro Macut, ADF'nin "neredeyse tüm dünyayı, tüm bölgeleri" bir araya getirdiğini söyledi.

Genelden yerele ve yerelden bölgeye bakma yaklaşımının faydalı olacağını düşündüğünü aktaran Macut, Sırbistan'ın "nötr, tarafsız konumunu" koruduğunu kaydetti.

Macut, BM Şartı olmadan "hür bir şekilde fikirlerin beyan edilemeyeceği ve özgür ülkeler olunamayacağını" belirtti.

Sırbistan'ın Avrupa Birliği (AB) dahilinde düşünüldüğü zaman coğrafi ve stratejik açıdan "çok önemli" bir noktada olduğunu aktaran Macut, "Avrupa Birliği'ne giden yolumuzun çok net bir anlayışa sahip olduğunu düşünüyorum." dedi.

Macut, bölgesel bir güç olarak Türkiye'nin önemine dikkati çekerek, Türkiye'nin güçlü bir ortak olduğunu söyledi.

Hacıyev: AB'nin çok daha aktif bir rol oynayabileceğine inanıyorum

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev ise ADF'yi çok "başarılı bir etkinlik" olarak nitelendirdi.

Bir bölgeye bir yere ait olmanın, o bölgenin zorluklarını, sorunlarını çözmenin "benzer düşünen ortaklarla" mümkün olduğunu söyleyen Hacıyev, "Bölgeye sunacağımız çözümler için de aslında bölgede öncelikle kendi düzenimizi kurmamız lazım. Yani bir başkası gelip kendi gündemimizi bizim için oluşturmamalı. O gündemi biz oluşturmalıyız." dedi.

Hacıyev, bölgeyi sahiplenmenin "ortak sorumluluklar üstlenmek" anlamına geldiğini belirterek, "Bölgesel liderlik dediğimizde tabii bölgemizde pek çok kardeş ülkemiz var. Bu el ele hareket etmek anlamını taşır. Entegrasyon da tabii olmazsa olmazdır. Ancak bütün bu unsurlar bir araya getirildiğinde siz gerçekten bölgenizi sahiplenebilirsiniz." diye konuştu.

Türkiye-Azerbaycan işbirliğinin bölgesel barış ve güvenliğin bir "mihenk taşı" olduğunu vurgulayan Hacıyev, ikili işbirliklerinin dayanışmayı ve bölgesel seviyede de güçlenmeyi beraberinde getirdiğini kaydetti.

www.haberotesi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Haber Ötesi'ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Kaynak:

AA

Yorumlar (0)