Yükleniyor...

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Amacımız, Türkiye'de terörün kalıcı bir şekilde gündemden çıkması

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Etrafımız bir ateş çemberiyken, kuzeyimizde, güneyimizde birçok komşu ülkemizde büyük yıkımlar, büyük meseleler yaşanırken Türkiye istikrarla yoluna devam ediyor." dedi.

12.09.2026 18:18

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Amacımız, Türkiye'de terörün kalıcı bir şekilde gündemden çıkması

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Osmaniye İl Başkanlığı Teşkilat Buluşması'nda yaptığı konuşmada, Osmaniye Valiliğini ziyareti sırasında kentte yürütülen çalışmalar ve gündemde olan projelerle ilgili bilgi aldıklarını söyledi.

Türkiye Yüzyılı'nda "Kardeşlikle Kenetlenen, İstikrarla Güçlenen Türkiye" adı altında tüm illerde bu programları icra ettiklerini dile getiren Yılmaz, teşkilatlarının sahada olduğunu ifade etti.

Teşkilatlarının sadece il merkezlerinde değil ilçe ilçe vatandaşlarla buluştuğunu anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:

"Bu aslında AK Parti'nin milletle siyaset yapma yaklaşımının somut bir yansımasıdır. AK Parti bugün artık 25 yaşında bir parti. Geçtiğimiz haftalarda 25. yıl dönümümüzü, yaş günümüzü kutladık. Ankara'da çok da muhteşem bir kutlama oldu. İlk başladığı andan itibaren AK Parti milletle yola çıktı. Cumhurbaşkanı'mız şöyle ifade ediyor, 'Partiyi millet kurdu, tabelasını biz astık.' diyor. O günden bugüne rotamızı her zaman millet çizdi. Milletimizin değerleri, talepleri ve beklentileri bizim siyasetimizin esasını oluşturdu. Bugün de aynı şekilde devam ediyor."

Yılmaz, politikalarını ve projelerini milletin talebine göre şekillendirdiklerini belirterek, sürekli sahada olduklarını dile getirdi.

Osmaniye'nin kendileri için önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Osmaniye, AK Parti, Cumhur İttifakı olarak çok değerli bir yere sahip. Her zaman bu davanın arkasında olmuş, çok güçlü destek vermiş bir ilimiz. Bugüne kadar verdikleri destek için de tüm Osmaniyeli kardeşlerimize ve gönülden bir kez daha teşekkür ediyorum. Burası aynı zamanda Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin memleketi, seçim bölgesi, milletvekili olduğu il. Bu vesileyle kendisine de selamlarımızı, saygılarımızı, muhabbetlerimizi bir kez daha buradan da ifade etmek istiyorum. İyi ki Recep Tayyip Erdoğan gibi bir liderimiz var. İyi ki Cumhur İttifakı gibi bir ittifakımız var. Bu şekilde Türkiye siyasi istikrarını güçlü bir şekilde sürdürüyor."

Geçmişte Türkiye'nin siyasi istikrara sahip olmadığı dönemleri gördüklerini hatırlatan Cevdet Yılmaz, 1994, 1999 ve 2001 yıllarında yaşanan krizleri bildiklerini anlattı.

AK Parti'nin iktidara gelmesinin ardından Türkiye'nin büyük bir değişim ve dönüşüm yaşadığına dikkati çeken Yılmaz, ekonomide, demokraside, sosyal politikalarda ve dış politikada artık Türkiye'nin farklı bir ligde ve seviyede olduğunu dile getirdi.

"Enflasyon birinci önceliğimiz, bununla uğraşıyoruz"

Ekonomiye ilişkin değerlendirmede bulunan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Türkiye, 2002 yılında 238 milyar dolarlık bir ekonomiydi. Kişi başına geliri de 3 bin 600 dolardı. Bu yıl sonu itibarıyla tahminimiz 1,8 trilyon dolarlık bir ekonomi olacağız. Kişi başına gelirimiz de ilk defa Cumhuriyet tarihinde 20 bin doları aşmış olacağız. Şimdi ihracata, üretime, turizme bakın, hangi göstergeye bakarsanız bakın muazzam bir gelişme var. Sorunlar yok mu; Elbette var. İşte bu enflasyon birinci önceliğimiz, bununla uğraşıyoruz. İnşallah onu da Allah'ın izniyle çözeceğiz. Bu savaş biraz bizi geciktirdi. Enerji fiyatlarını olumsuz etkiledi ama istikametimiz belli. Aynı istikamette devam edeceğiz ve o sorunu da inşallah milletimizin gündeminden yine AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak çıkaracağız."

Yılmaz, ekonomide dünyanın halinin pek iyi olmadığını, bu duruma rağmen Türkiye'nin büyümeye, istihdam üretmeye, ekonomisini geliştirmeye devam ettiğini dile getirdi.

Eğitimde çok güzel bir haber aldıklarını anlatan Yılmaz, OECD ülkeleri arasında PISA'da Türkiye'nin 3 dalda puanını artıran tek ülke olduğunu belirtti.

Bu durumun 23 yıllık yatırımlarla olduğunu vurgulayan Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bütçede her zaman eğitimin birinci sırada olacağını söylediğini ifade etti.

Sağlıkta da büyük devrim yapıldığına işaret eden Yılmaz, "Hastaneleri birleştirdik, sosyal güvenlik sistemlerini, işte ilacı almasından vatandaşın hizmet alımına çok büyük değişimler, dönüşümler yaşandı. Belki unutuldu şimdi o geçmiş günler ama şu anki standartlarımızla geçmiş sağlık hizmet standartları mukayese edilemez. Şimdi beklentiler de ister istemez yükseliyor. Bu da güzel bir şey. Yani daha fazlasını talep ediyor insanımız haklı olarak. Onları da sağlamaya çalışıyoruz ama geçmişle mukayese edilmez bugünkü sağlık hizmet standartlarımız." değerlendirmesinde bulundu.

Dünyadan Türkiye'ye sağlık hizmeti almaya gelindiğini belirten Yılmaz, sosyal güvenlik sisteminde yaptıkları çalışmalarla ilgili de bilgi verdi.

"Bütün politikalarımızın odağında insan var"

Bütün politikalarının temelinde insanın olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bütün bu ekonomik politikalarımızın, diğer politikalarımızın odağında insan var. İnsanımız için yapıyoruz bunları. Rakamlar büyüsün diye yapmıyoruz. İnsanımızın refahı artsın, herkes belli bir seviyeye ulaşsın, kimse geride kalmasın diye yapıyoruz. Ve bugün işte kırsal alana götürülen hizmetler, köy destekleri, birçok programlarla herkesi kapsayan, buna insan odaklı kapsayıcı kalkınma diyoruz. Odağında insan olan ve her kesimi kapsayan bir kalkınma anlayışı ve topyekun bir kalkınma anlayışı. Belli illeri, belli çevreleri değil, 86 milyonu, 81 ili kapsayan topyekun bir kalkınma anlayışı ve sosyal yansımalarını da görüyoruz."

Yılmaz, bugün 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Demokraside vesayetçi bir geçmişimiz var bizim. 60 darbesinden 15 Temmuz'a maalesef bugün de 12 Eylül. Bir darbeler tarihimiz var. Maalesef üzüntü duyarak söylüyoruz. Başbakanı idam edilmiş bir ülkeyiz. Vatandaşın seçtiği başbakanın haksız, hukuksuz şekilde idam edildiği bir ülkeyiz. 12 Eylül'den sonra da yapılan büyük haksızlıkları, hukuksuzlukları hepimiz biliyoruz. Ben şöyle söylüyorum, demokratik bir ülkede halkın seçtiği insanlara karşı darbe yapanların asıl düşmanı, asıl karşılarına aldıkları millettir. Milletin iradesine darbe yapıyorsanız siz milli değilsiniz demektir. Değil mi? Kökü bir şekilde dışarıda bu işin. Yoksa milletle niye uğraşsınlar. Milli olmadıkları için, gayri milli bir dayanakla bu işleri yaptıkları için milletle karşı karşıya geliyorlar. En son örneğini 15 Temmuz'da gördük. Hain bir darbe girişimi ve net bağlantıları olduğunu artık hepimiz iyi kötü görüyoruz."

Yılmaz, bu darbeler tarihinin sona ermiş, vesayetçi yapıların tasfiye edilmiş olmasının AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın en büyük başarılarından biri olduğunu dile getirdi.

Bu dönemde temel hak ve hürriyetlerin alanını genişlettiklerini, hukuk devletini güçlendirdiklerini ve altyapısını geliştirdiklerini vurgulayan Cevdet Yılmaz, "Bilgi iş sistemlerinden bina alanlarından temel mevzuatların güncellenmesine varıncaya kadar birçok alanda adımlar attık. Dolayısıyla Türkiye bugün vesayetçi bir yapıdan çıkmış, normal bir demokrasi haline gelmiş bir ülke. İnşallah bunun standartlarını daha da artıracağız, geliştireceğiz." diye konuştu.

Yılmaz, bütün bu başarıların, içeride sağlanan gelişmelerin Türkiye'yi dış dünyada da çok daha güçlü bir aktör haline getirdiğine dikkati çekti.

Türkiye'nin gerçekten istikrar adası olduğunu belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

“Etrafımız bir ateş çemberiyken, kuzeyimizde, güneyimizde birçok komşu ülkemizde büyük yıkımlar, büyük meseleler yaşanırken Türkiye istikrarla yoluna devam ediyor. Güçlü devletiyle, güçlü ordusuyla, güçlü savunma sanayisiyle dünyada çok farklı bir konuma gelmiş durumda. Savunma sanayinde dünyada geçen sene 11. ülke olduk, ihracatçı ülke. Türkiye, 10 milyar doları aşkın bir savunma sanayi ihracatı yaptı. Eskiden paramızla verip alamadığımız ürünleri şimdi biz bedeli mukabilinde başkalarına satar hale geldik.”

“Türkiye'yi daha adaletli bir dünyanın oluşumunda çok etkili bir aktör haline getireceğiz”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İnşallah amacımız, Türkiye'de terörün kalıcı bir şekilde gündemden çıkması, bölgemizden de terör gündeminin kalıcı bir şekilde kalkması." dedi.

Yılmaz, Türkiye'nin artık çok sağlam bir zemine sahip olduğunu söyledi.

Daha yapacak çok işlerinin ve alacak çok mesafelerinin bulunduğunu belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

“Bu devlet, sıradan bir devlet değil. Bu millet, sıradan bir millet değil. Bu coğrafya, sıradan bir coğrafya değil. Tarihimiz ortada, köklü bir tarihimiz var. 21. yüzyılda sadece bölgemizde değil dünyada da daha adaletli bir düzenin oluşması için Türkiye Cumhuriyeti hem güçlenecek hem de bu yeni oluşumlara, gelişmelere büyük bir katkı sunacak, buna yürekten inanıyoruz. Dünyanın da buna ihtiyacı var. Adaletsiz bir dünyadayız. Gazze'de yaşananları, birçok alanda yaşananları görüyoruz. 'Ben güçlüysem her istediğimi yaparım.' diyen birtakım aktörleri, devletleri, güçleri görüyoruz. Bunlara karşı biz diyoruz ki 'Bu zihniyeti kabul etmiyoruz.' 'Güçlüysem her şeyi yaparım.' anlayışı doğru değildir. Kimsenin merhametine güveneceğimiz bir dönemde değiliz. Hem güçlü hem de haklı olacağız. İkisini aynı anda yapacağız. Ülkemize, bölgemize, gönül coğrafyamıza sahip çıkacağız ve Türkiye'yi daha adaletli bir dünyanın oluşumunda çok etkili bir aktör, etkili bir güç haline getireceğiz.”

“Hızlı bir şekilde Türkiye Yüzyılı'nı inşa edelim”

Yılmaz, Türkiye'nin ayağındaki en büyük pranganın terör meselesi olduğunu vurguladı.

"Terörün olduğu yerde ne demokrasi ne kalkınma istediğiniz kadar olmaz." diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İster istemez bir sınır getirir. Az önce bahsettiğim tüm gelişmeleri biz teröre rağmen yaptık. Birçok engelleme girişimine rağmen başardık. Şimdi diyoruz ki 'Bu prangadan kurtulup çok daha güçlü, hızlı bir şekilde Türkiye Yüzyılı'nı inşa edelim.' Bunun temeli de kardeşlik. Kardeşlik, birlik, beraberlik, gereksiz çatışmalardan ve kavgalardan milletimizin uzaklaşması, birbiriyle daha güçlü bir şekilde kucaklaşması... Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Alevi'siyle, Sünni'siyle, bu topraklarda kim varsa çatışmadan uzaklaşıp kaynaklarımızı, enerjimizi ülkemizin gelişmesine ve kalkınmasına odaklamamız.”

Strateji ve Bütçe Başkanlığının yaptığı çalışmada, Türkiye'nin terör nedeniyle en az 2,3 trilyon dolar kaybettiğinin hesaplandığına dikkati çeken Yılmaz, "Bu kaynaklar, ülkenin kalkınmasına gitseydi şu an hangi noktada olurduk, takdirinize bırakıyorum. Yapılamayan tarım, yapılamayan turizm, gelmeyen yatırım... Tabii en büyük kayıp insan. Onun zaten hesabı yok. Bu vesileyle şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Gazilerimize, şehit yakınlarımıza en derin şükranlarımı sunuyorum. Onların fedakarlığıyla biz bugün buralara, bu noktalara geldik. İnşallah onların emaneti olan bu vatanı, bu ülkeyi çok daha yükseklere çıkaracağız." diye konuştu.

“Amacımız, Türkiye'de terörün kalıcı bir şekilde gündemden çıkması”

Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Meclisimiz, tarihi bir mutabakatla bir kanun çıkardı. Bu kanun çerçevesinde de çalışmalar başlamış durumda. Bunun iki aşaması var. Çok net bir şekilde kanunun içine konmuş bu aşamalar. Birinci aşama, fesih ve silahları bırakma. Bu olmadan başka hiçbir şey olmuyor zaten. Dolayısıyla öncelikle fesih ve silahsızlanmanın gerçekleşmesi, daha sonra da orada belli tanımlamalar var, o süreçlerin işlemesi söz konusu. İnşallah amacımız, Türkiye'de terörün kalıcı bir şekilde gündemden çıkması, bölgemizden de terör gündeminin kalıcı bir şekilde kalkması.”

Emperyalist odakların terörün devam etmesini ve gündem olmasını istediklerini dile getiren Yılmaz, uzun zamandır bölgede kimlikler ve mezhepler üzerinden siyaset yürütülerek istikrarsızlıklar oluşturulduğunu ve kaynakların sömürüldüğünü ifade etti.

Yılmaz, bölgenin kaynaklarını bölge halkının kullanmasını istediklerini belirterek, "Irak'ın kaynağını Iraklılar kullansın, onlara fayda sağlasın. Suriye'nin kaynaklarını Suriyeli insanlar kullansın. Bu bütün bölgemiz için geçerli. Böyle olduğu zaman hem daha huzurlu hem de daha müreffeh bir bölge oluşur. Türkiye'miz de burada çok daha güçlü bir şekilde, bu bölgede inşallah misyonunu icra edecek." şeklinde konuştu.

“Türkiye Yüzyılı kardeşlikle olacak, milli birlikle olacak”

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iç cepheyi güçlendirme vurgusu ve Türkiye Yüzyılı hedefleriyle aslında Terörsüz Türkiye'nin ana çerçevesini çok önceden çizdiğini söyledi.

"Türkiye Yüzyılı kardeşlikle olacak, milli birlikle olacak." ifadesini kullanan Yılmaz, şöyle konuştu:

“Terör gibi hususların geride kaldığı, kaynaklarımızı çok daha yüksek hedeflere yönlendirdiğimiz bir ortamda olacak. Buna da her bir ilimizin inşallah katkısını göreceğiz. Ben hep altını çiziyorum. Sadece Ankara'nın, İstanbul'un, İzmir'in enerjisiyle bir yere gidemeyiz. Onlar da elbette çok önemli ama 81 ilimizin her birinin enerjisini en üst düzeyde harekete geçirmemiz, potansiyelini en yüksek düzeyde kullanmamız lazım.”

Yılmaz, Osmaniye'nin üretim ve katma değerini çok daha yüksek noktalara çıkaracaklarını vurguladı.

AK Parti Osmaniye milletvekilleri Seydi Gülsoy ve Derya Yanık ile AK Parti İl Başkanı Mehmet Sadi Binboğa'nın da konuşma yaptığı program, basına kapalı devam etti.

www.haberotesi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Haber Ötesi'ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Kaynak:

AA

Yorumlar (0)