BİR YAZIDAN FAZLASI; YILDIRAY ÇİÇEK
31.12.2025 10:40
Bu yazı bir kişiyi savunmak için kaleme alınmadı.
Bu yazı, bir kalemin etrafında örülmek istenen sessizliği dağıtmak için yazıldı.
Yıldıray Çiçek bugün hedefteyse, sebebi söylediği sözlerin yanlışlığı değil; o sözlerin hatırlattığı hakikatlerdir. Çünkü Çiçek’in yazıları, günü kurtarmaya değil, hafızayı diri tutmaya yöneliktir. Ve hafıza, ilkesizliğin en büyük düşmanıdır.
“Vefanın duası, vedanın selası” başlıklı yazı, bir köşe yazısı olmanın ötesindedir. O yazı, Anadolu’da binlerce inanmış ve adanmış dava adamının yıllardır içinde biriktirdiği itirazın kelimelere dökülmüş hâlidir. Yıldıray Çiçek orada yalnız kendi adına konuşmamış, konuşamayanların yerine konuşmuştur. Bu yüzden rahatsızlık büyüktür.
Bugün Yıldıray Çiçek’i “sert” bulanlar, dün savunduğu değerlerden vazgeçmeyen bir duruşla yüzleşmek istemeyenlerdir. Bugün onu “problemli” göstermeye çalışanlar, dün söyledikleriyle bugün yaptıkları arasındaki uçurumun görünür olmasından korkanlardır. Çünkü Çiçek’in kalemi, unutturmaz. Hatırlatır.
Onu hedef alanların ortak derdi şudur:
Vefa çağrısı.
Sadakat vurgusu.
Karakter hatırlatması.
“Karakteri çürüyenlerin kokusu” ifadesi bu yüzden bu kadar can yakmıştır. Çünkü bu cümle bir kişiye değil, bir zihniyete yazılmıştır. Ve o zihniyet, kendini en çok bu cümlede teşhis etmiştir. Yıldıray Çiçek’i itibarsızlaştırma çabası, aslında o cümleden duyulan rahatsızlığın dışa vurumudur.
Şunu açıkça söylemek gerekir:
Yıldıray Çiçek yalnız değildir.
Çünkü onun yazdıkları, masa başında üretilmiş cümleler değildir. Teşkilatlarda yoğrulmuş, sahada sınanmış, bedeli ödenmiş bir mücadelenin sesidir. O ses, Anadolu’nun sesidir. Ve Anadolu, hafızasını kolay silmez.
Bugün Çiçek’e yönelen saldırılar, aynı çizgide duranlara yönelmiştir. Yöntem değişmez: Önce itibarsızlaştır, sonra yalnızlaştır, sonra sustur. Ama bu yöntem her seferinde aynı yerde çöker. Çünkü dava adamı susarak yaşamaz; konuşarak bedel öder.
“Zaten rahatsız olmaları için yazıyorum” sözü, bir meydan okuma değil; bir ahlak beyanıdır. Yıldıray Çiçek yazmayı bir konfor alanı olarak değil, bir sorumluluk olarak görmektedir.
Bu yazı, Yıldıray Çiçek’in yanında durduğunu açıkça ilan eden bir metindir. Çünkü bugün, zor zamanlarda dik duruşu ile örnek olan bir kalem yalnız bırakılırsa, yarın bir dava yalnız bırakılır. Bugün bir duruş hedef alınırsa, yarın o duruş “hiç olmamış” gibi silinmek istenir.
Biz buna razı değiliz!
Yıldıray Çiçek’in yazdıkları, geçici dengelere göre değil; kalıcı değerlere göre yazılmıştır.
Ve biz biliyoruz ki siyaset geçer, dengeler değişir, masalar dağılır.
Ama vefa kalır.
Hafıza kalır.
Onur kalır.
Bu yüzden bu yazı bir saf tutma ilanıdır!
Yıldıray Çiçek yalnız değildir.
Çünkü onun kalemi, binlerce suskun vicdanın tercümanıdır.
Etiketler:
Yorumlar (0)
İlgili Haberler

Son Haberler
Bakan Göktaş, Nijerya Kadın İşleri ve Sosyal Kalkınma Bakanı Ibrahim ile görüştü
MGK Bildirisi: "Terörsüz Türkiye" istikametinde ülkemizin ve bölgemizin güvenlik ve refahı için adımlara devam edilecek
Bakan Uraloğlu'ndan Aksaray Belediyesi'ne ziyaret
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının duruşması ikinci gününde sona erdi