Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Başkanı, Farid Şafiyev: Azerbaycan'ın yeni güvenlik anlayışında güçlü ordu, bağımsız dış politika ve laiklik öne çıkıyor
14.10.2026 12:36
Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Başkanı, eski Büyükelçi
Farid Şafiyev, Azerbaycan'ın Karabağ zaferinin ardından şekillenen güvenlik
politikasını değerlendirdi. Şafiyev, ülkenin yeni güvenlik yaklaşımında askeri
güç, ekonomik bağımsızlık, çok yönlü dış politika, laik devlet yapısı ve hibrit
tehditlerle mücadelenin belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Başkanı Farid Şafiyev, “Kale
ile Açık Kapı Arasında: Azerbaycan'ın Güvenlik, Laiklik ve Hibrit Savaş
Politikası” başlıklı makalesinde, Güney Kafkasya'da değişen jeopolitik
dengeleri ve Azerbaycan'ın yeni dönemde karşı karşıya bulunduğu güvenlik
sınamalarını ele aldı.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in iktidar partisinin kurultayında yaptığı konuşmayı
değerlendiren Şafiyev, Karabağ'ın yeniden Azerbaycan'ın kontrolüne geçmesinin
ardından ülkenin güvenlik önceliklerinin yeni bir çerçevede şekillendiğine
dikkat çekti.
Şafiyev'e göre bu yaklaşımın temelinde güçlü bir ordu, ekonomik ve mali
bağımsızlık, askeri-siyasi bloklara katılmadan sürdürülen çok yönlü dış
politika ve hibrit tehditlere karşı dayanıklı laik devlet yapısı bulunuyor.
“Azerbaycan bölgede yeni istikrarın mimarıdır”
Makalesinde 2020 ve 2023 yıllarında yaşanan askeri gelişmelere değinen Şafiyev,
Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü yeniden tesis etmesinin Güney Kafkasya'da yeni
bir siyasi gerçeklik oluşturduğunu belirtti.
Azerbaycan'ın askeri başarısının ardından Ermenistan ile normalleşme sürecini
gündeme taşıdığını ifade eden Şafiyev, Bakü'nün barış anlaşmasının temel
ilkelerini önererek bölgesel istikrarın oluşmasında önemli rol üstlendiğini
kaydetti.
Şafiyev, kalıcı barışın yalnızca diplomatik girişimlerle değil, güçlü savunma
kapasitesi ve ekonomik bağımsızlıkla da desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye ile stratejik iş birliğinin önemi vurgulandı
Azerbaycan'ın dış politika yaklaşımını da değerlendiren Şafiyev, bağımsız
hareket edebilmenin uluslararası ilişkilerden uzaklaşmak anlamına gelmediğini
belirtti.
Bakü'nün NATO veya Rusya öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü gibi
askeri-siyasi bloklara katılmak yerine, ikili ve çok taraflı ortaklıklarını
geliştirmeyi tercih ettiğini ifade etti.
Bu kapsamda Türkiye ile stratejik iş birliğinin Azerbaycan'ın güvenlik
politikasında özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Şafiyev,
Azerbaycan-Türkiye-Özbekistan üçlü iş birliğine ve Karabağ'da gerçekleştirilen
ortak askeri tatbikatlara da dikkat çekti.
Şafiyev'e göre Azerbaycan'ın bu politikası, bölgesel ve küresel güçler
arasındaki rekabette ülkenin bağımsız karar alma kapasitesini ve diplomatik
manevra alanını korumasına imkân sağlıyor.
“Hibrit savaşın yeni cephesi sosyal medya ve yapay zekâ”
Makalenin dikkat çeken bölümlerinden birini hibrit savaş, dezenformasyon ve
yapay zekâ teknolojilerinin ulusal güvenlik üzerindeki etkileri oluşturdu.
Şafiyev, günümüzde devletlerin yalnızca geleneksel askeri tehditlerle değil,
sosyal medya üzerinden yürütülen bilgi ve algı operasyonlarıyla da karşı
karşıya kaldığını belirtti.
Özellikle sosyal medya platformlarında yayılan yanıltıcı içeriklerin kamuoyunu
kısa sürede etkileyebildiğini ifade eden Şafiyev, dezenformasyonun toplumsal
kutuplaşmayı ve istikrarsızlığı derinleştirebileceğine dikkat çekti.
ChatGPT ve Claude gibi büyük dil modellerinin mevcut bilgi kaynaklarından
etkilenebildiğini belirten Şafiyev, yapay zekâ sistemlerinin tarihsel ve siyasi
konularda baskın anlatıları yeniden üretebilme riskine işaret etti.
Karabağ meselesi ve Ermenistan-Azerbaycan çatışmasına ilişkin uluslararası
bilgi ortamını da değerlendiren Şafiyev, farklı tarafların görüşlerinin dengeli
biçimde ele alınmasının önemini vurguladı.
Şafiyev, dezenformasyonla mücadelede yalnızca hukuki tedbirlerin yeterli
olmayacağını, eğitim kurumlarının, gazetecilerin ve dijital içerik
üreticilerinin de önemli sorumluluklar üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Laiklik, Azerbaycan'ın ulusal
güvenliğinin temel unsurlarından biridir”
Şafiyev'in değerlendirmelerinde öne çıkan bir diğer konu ise laik devlet
yapısının korunması oldu.
Azerbaycan'ın farklı dini toplulukların bir arada yaşadığı bir ülke olduğunu
hatırlatan Şafiyev, laikliğin toplumsal barışın, dini özgürlüklerin ve devlet
istikrarının korunmasında önemli bir rol oynadığını belirtti.
Dini radikalleşmenin dış müdahaleler ve toplumsal sorunların istismar edilmesi
yoluyla güvenlik tehdidine dönüşebileceğine dikkat çeken Şafiyev, Orta
Doğu'daki mezhepsel çatışmaların bu konuda önemli dersler içerdiğini ifade
etti.
Şafiyev'e göre dini inanç ve manevi değerlerle radikal hareketler arasında açık
bir ayrım yapılması gerekiyor. Laik devlet yapısının korunması ise farklı inanç
gruplarının haklarının güvence altına alınması bakımından önem taşıyor.
Bu çerçevede toplumsal sorunların çözülmesi, hukuk devletinin güçlendirilmesi
ve vatandaşlık bilincinin eğitim yoluyla geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Güvenlik artık yalnızca sınırları korumakla sınırlı değil”
Azerbaycan'ın yeni güvenlik yaklaşımının geleneksel ve modern tehditleri
birlikte ele aldığını belirten Şafiyev, güçlü ordu ve sağlam ekonominin yanı
sıra bilgi güvenliği ile toplumsal dayanıklılığın da giderek önem kazandığını
kaydetti.
Şafiyev'e göre günümüzde bir ülkenin istikrarı, sınırlarını yabancı askerler
geçmeden de sosyal medya kampanyaları, dezenformasyon ve toplumsal gerilimler
aracılığıyla hedef alınabiliyor.
Bu nedenle ulusal güvenliğin korunmasında askeri kapasitenin yanı sıra
eğitimli, bilinçli ve eleştirel düşünme becerisine sahip bir toplumun
oluşturulması büyük önem taşıyor.
Şafiyev, Azerbaycan'ın güvenlik politikasının başarısının, provokasyonlarla
kararlı mücadele edilmesi, meşru eleştiriye açık olunması ve toplumsal bilinç
düzeyinin yükseltilmesi arasındaki dengenin korunmasına bağlı olduğunu
belirtti.
Farid Şafiyev'in değerlendirmeleri, Azerbaycan'ın Karabağ sonrası güvenlik
stratejisinde askeri ve ekonomik gücün yanı sıra Türkiye ile stratejik
ortaklığın, bağımsız dış politikanın, laikliğin ve bilgi güvenliğinin giderek
daha önemli bir yer tuttuğunu ortaya koyuyor.
Kaynak: Farid Şafiyev, “Kale ile Açık Kapı Arasında: Azerbaycan'ın
Güvenlik, Laiklik ve Hibrit Savaş Politikası” başlıklı makale.
Yorumlar (0)
İlgili Haberler
14.10.2026
13.10.2026
12.10.2026
Son Haberler
Prof. Dr. Seyit Aydın’dan Uyarı: “Türkiye ile Azerbaycan’ın Arasına Fitne Sokmak İsteyen Emperyalist Oyuna Karşı Uyanık Olunmalı”
Ülkü Ocakları Adana İl Başkanı Tutsoy: Basın özgürlüğü, iftiranın ve itibar suikastının kalkanı olamaz
MHP'li Aksu'dan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki konuşmasına ilişkin sosyal medyadaki iddialara yalanlama
MHP Grup Başkanvekili Kılıç: Ülkü Ocaklı gençlerimiz her geçen gün göğsümüzü daha da kabartmaya devam ediyor