Azerbaycan Devlet Sanatçısı Azerin: Bu eseri (Çırpınırdı Karadeniz) anlamak için o mefkûre insanlarının geçtiği çileli yolu bilmek gerekir
Azerbaycan Devlet Sanatçısı Azerin, Türk dünyasının ortak sembolü haline gelen "Çırpınırdı Karadeniz" eserinin arka planına, Azerbaycan halkının tarih boyunca çektiği eziyetlere, şehit şair Ahmed Cevad'ın çileli mefkûre yolculuğuna ve Kafkas İslam Ordusu'nun zaferine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
08.08.2026 02:23
Azerin, sahne gösterilerinde sergilenen coşkunun arkasında derin bir tarihî birikim yattığını belirten sanatçı, sahnede görünen birkaç dakikalık performansın Azerbaycan halkının 1988'den bu yana —ve aslında çok daha önceden beri— yaşadığı çilelerin ve mücadelenin bir özeti olduğunu dile getirdi.
"Biz Kendi Toprağında Sınırları Olan Yegâne Milletiz"
Azerbaycan halkının tarih boyunca kendi öz vatan topraklarında büyük imtihanlardan geçtiğini vurgulayan Azerin, şunları kaydetti:
"Biz burada tabii üç dakikalık bir şey görüyoruz. Fakat burada bütün Azerbaycan halkının 1988'den bu yana —şimdi biz 88 diyoruz ama aslında çok daha büyük— yaşadıkları var. Biz belki de kendi toprağımızda sınırları çizilmiş yegâne milletiz. Yani bizim sınırlarımız, doğrudan kendi öz topraklarımızdır. Tabii biz bugün bunun iddiasında bulunmuyoruz. Genelde 1988'de Topxana'da başlayan olaylardan önce de Ermeniler işgal girişimlerinde bulunuyorlardı. Azerbaycan halkının çektiği acıları Allah-u Teâlâ hiçbir millete göstermesin. Biz çok çektik."
"Ahmed Cevad Kendine 'Türk' Dediği İçin İşkenceyle Şehit Edildi"
Eserin şairi Ahmed Cevad'ın Türk dünyası için taşıdığı büyük değeri ve çektiği çileleri anlatan Azerin, eserin canlı yayındaki değişim sürecini ve şairin mücadelesini şu sözlerle aktardı:
"Eserin sonluğunu daha önce provada eski sözleriyle söylemiştim, ilk defa canlı yayında değişti ve bir sürpriz oldu. Değiştirme fikri bir anda aklıma geldi. Ahmed Cevad, Türk dünyasının dahi bir şairidir ve şehittir. Bu mefkûreyi anlamak, bu şarkıyı bu kadar içten hissedebilmek için bu büyük dava insanların hayatını ve geçtikleri yolu bilmeniz gerekir."
Ahmed Cevad'ın genç yaşta ağır işkenceler gördüğünü vurgulayan Azerin, şu ifadeleri kullandı:
"Ahmed Cevad'ın geçtiği yol çok keşmekeşli ve acınacaklıdır. Genç yaşında hapishanede dövülerek, ağır işkenceler çekerek şehit edilmiştir. Neden? Kendine 'Türk' dediği için, 'pantürkist' iddiasıyla yargılanarak katledilmiştir. Oysa Ahmed Cevad, askeri üniformasını giyerek Türkiye'deki savaşlara da bizzat katılmış kahraman bir şairdir."
1914'ten 1918'e: Şiirden Zafere ve Üzeyir Hacıbeyli Bestesine
Eserin yazılış ve bestelenme tarihçesini detaylarıyla aktaran Azerin, şiirin orijinal yapısına ve Kafkas İslam Ordusu'nun gelişine şu sözlerle dikkati çekti:
"Ahmed Cevad bu sözleri 1914 yılında Karadeniz'e bakarak kaleme alıyor. Benim yorumumda sözler biraz değiştirilmiştir; ben daha çok Türkiye'de milliyetçilerin sahip çıktığı 'Çırpınırdı Karadeniz' versiyonunu okudum. Ahmed Cevad'ın orijinal şiiri çok daha büyük ve uzundur."
1918 yılında yaşanan işgal girişimini ve Türkiye'den gelen yardım elini hatırlatan Azerin, süreci şu ifadelerle özetledi:
"1918'de Ermeni Taşnakları ve Bolşevikler, İngilizlerin desteğiyle Azerbaycan topraklarını işgal etme düşüncesindeydiler ve neredeyse ediyorlardı. O dönemde bizim aydınlarımız, Enver Paşa'ya mektup göndererek yardım istediler; 'Azerbaycan'da kardeşleriniz bu durumdadır' dediler. Enver Paşa da kardeşi Nuri Killigil'i (Nuri Paşa) Kafkas İslam Ordusu'nun başında gönderdi."
"Gence'de bir ay boyunca Azerbaycanlı gönüllülere ve askerlere eğitim verildi. Ardından Şamahi, Gence ve Bakü sokaklarında Ermenilerin katlettiği Azerbaycan Türklerinin naaşlarının yer aldığı o tarihi belgelerdeki bölgeler tek tek kurtarıldı. Eylül 1918'de zafer yürüyüşüyle Bakü'ye girildi."
Bestenin ortaya çıkışını da anlatan Azerin, şunları kaydetti:
"Şarkın ilk operası 'Leyli ve Mecnun'u 21 yaşında besteleyen Üzeyir Hacıbeyli, Kafkas İslam Ordusu'nun Bakü'ye zaferle girişindeki o büyük coşkuyu görünce Ahmed Cevad'ın 1914'te yazdığı sözlere müracaat etti ve bu muazzam besteyi ortaya çıkardı. Maalesef bu eser Sovyet döneminde yasaklandı ve Ahmed Cevad da 1937'de Türklük davası sebebiyle işkence edilerek şehit edildi."
"Karabağ Hasretiyle Sözleri Değiştirdim, Ailesi Helal Etti"
Sahnede "Azerbaycan bayrağını Karabağ'dan asacağız" dizesini ilk kez nasıl söylediğini ve sonrasını aktaran Azerin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Her defasında bu eseri okuduğumda bu büyük dava insanlarının yaşadıklarını ve hayallerini düşünüyorum. O hayaller bugün gerçek oldu. Ahmed Cevad'ın orijinal sözlerinde 'Turan eline asacağız' diyordu. Ben 1999 yılında sahnede okurken içimdeki Karabağ hasretiyle birdenbire 'Azerbaycan bayrağını Karabağ'dan asacağız' dedim. O dönem henüz 1999'du ve insanlar çok şaşırmıştı."
"Daha sonra Ahmed Cevad'ın oğlu merhum Yılmaz Bey ile bir programda bir araya geldim ve kendisinden izin istedim. 'Sözleri değiştirdiğimi biliyorum, yanlış anlaşılmasın, içimdeki Karabağ hasretinden dolayı böyle söyledim' dedim. Yılmaz Bey de bana 'Biz size onu helal ediyoruz' dedi. Nitekim 2020'de bu dilek gerçek oldu. O üç dakikalık coşkuya Azerbaycan halkının çektiği tüm eziyetler ve zafer sığmıştır."
Kaynak:
Haber MerkeziYorumlar (0)
İlgili Haberler
16.08.2026

Son Haberler
Milli para yüzücü Defne Kurt, Fransa'da Avrupa şampiyonu oldu
Selin Hürmeriç, Dünya Gençler Artistik Yüzme Şampiyonası'nda 9. oldu
Bakan Işıkhan, Muğla'daki 33. Yayla Seki Yağlı Pehlivan Güreşleri'ni izledi
Bakan Çiftçi: İçişleri Bakanlığı olarak bu ve bundan sonraki süreçte Terörsüz Türkiye dönemine güçlü bir destek vereceğiz