Yükleniyor...

Akademisyen Seyit Aydın: FETÖ bir cemaat değil, casusluk hareketidir

Prof. Dr. Seyit Aydın, Türkiye yakın tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri olan 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde kaleme aldığı makalede, FETÖ tehlikesinin henüz geçmediği uyarısında bulundu.

17.07.2026 16:11

Akademisyen Seyit Aydın: FETÖ bir cemaat değil, casusluk hareketidir

Aydın, 28 Şubat’ın Türk milletini, 15 Temmuz’un ise doğrudan Türk devletini yok etme projesi olduğunu belirterek, örgütün küresel güçlerin bir maşası olarak hareket ettiğini ve günümüzde farklı kisveler altında devlet kademelerine yeniden sızmaya çalıştığını vurguladı.

"FETÖ bir cemaat değil, casusluk hareketidir"

FETÖ’nün dini ya da milli bir hareket olarak tanımlanamayacağını ifade eden Aydın, yapının Türkiye’yi içeriden işgal etmek amacıyla dizayn edilmiş bir casusluk örgütü olduğunu belirtti. Örgütün ABD, İsrail ve İngiliz devlet akıllarının strateji ve taktiklerini kullandığına dikkat çeken Aydın, "Sistemle açıkça mücadele etmek yerine devlete sızmayı tercih ettiler. Bu sebeple klasik bir terör örgütü tanımına uymazlar. İnanç değerlerini 'füruat' diyerek değersizleştiren bu yapı; Erzurum’da hoca, İzmir’de laikçi, Atina’da Ortodoks dostu, Roma’da Katolik kardinal, Tel Aviv’de ise Siyonist olabilecek bir bukalemun taktiğiyle hareket etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Örgütün geçmişte mekteplerde "Hayat Bayram Olsa" şarkısını yaygınlaştırarak milli şuuru törpülemeye çalıştığını kaydeden Aydın, Miladi takvime göre "Kutlu Doğum Haftası" icat ederek dini geleneklerin tahrif edildiğini ve orduya kitlesel sızmaların 12 Eylül ile 28 Şubat süreçlerinin getirdiği yanlış laiklik kriterleri üzerinden yapıldığını hatırlattı.

Kumpaslar ve Kozmik Oda ihaneti

Örgütün 2007 yılından itibaren yargı, emniyet ve TSK içerisindeki vatansever subayları tasfiye etmek için Ergenekon ve Balyoz kumpaslarını hayata geçirdiğini belirten Aydın, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Savaşa gidecek subayımız kalmadı" sözüyle bu ihanetin büyüklüğünün ortaya konduğunu ifade etti.

Kozmik Oda’ya girilerek devletin en gizli bilgilerinin ABD’ye servis edildiğini ve bu sızıntılar nedeniyle çok sayıda devlet görevlisinin şehit olduğunu aktaran Aydın, ayrıca ÖSYM’deki usulsüzlüklerle gençlerin geleceğinin çalındığına ve kadrolaşmanın önünün açıldığına dikkati çekti.

"15 Temmuz bir darbe değil, işgal girişimiydi"

17-25 Aralık 2013'teki "adli darbe" teşebbüsünde başarısız olan yapının, 15 Temmuz 2016'da nihai kanlı finale geçtiğini hatırlatan Prof. Dr. Aydın, o gece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanın çağrılarıyla milletin meydanlara döküldüğünü vurguladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Hükümetin yanındayız" açıklamasının siyasi bir kırılma noktası olduğunu belirten Aydın, TBMM Başkanı İsmail Kahraman liderliğinde Meclis'in bombalar altında toplanarak "Gazi" unvanını tazelediğini ifade etti.

Türk milletinin eşsiz bir ferasetle bu girişimin bir iç ihtilal değil, doğrudan bir dış işgal hareketi olduğunu gördüğünü belirten Aydın, dünyada topyekün silahlı bir taarruza karşı cepheye silahsız koşarak zafer kazanan başka bir halk olmadığını, milletin sabah olunca devlet idaresini yine yetkililere devredip günlük işine geri döndüğünü kaydetti. Aydın, o gece Gölbaşı Özel Harekat Merkezi ve basın mensuplarının sergilediği cesaretin de unutulmayacağını sözlerine ekledi.

"Tehlike geçmedi"

Prof. Dr. Seyit Aydın, FETÖ’nün bugün yeniden canlanma eğiliminde olduğunu ve devlet kademelerine sızmak için İlim Yayma Cemiyeti ve HAK-YOL Vakfı gibi etkin İslami cemiyet ve cemaatlerin içine sızarak buraları paravan olarak kullandığını iddia etti. Örgütün ayrıca yetki sahipleriyle kurulan akrabalık ilişkileri, şantaj, tehdit ve hemşehricilik bağlarını kullanarak üst kademelere tırmanmaya çalıştığını savundu.

Ebusseleme Gülen, Orhan İnandı ve Faruk Akkan gibi isimlerin "etkin pişmanlık" adı altında sınırlı bilgiler vererek aslında örgütün ana omurgasını ve önemli yoldaşlarını koruduklarını belirten Aydın, bu hileli yollara karşı uyanık olunması gerektiğini söyledi.

TSK ve Emniyet'in kısmi operasyonlarla mücadeleyi sürdürdüğünü ancak diğer devlet kurumlarında benzer bir koruma kalkanının bulunmadığını ifade eden Prof. Dr. Seyit Aydın, uyarısını şu sözlerle tamamladı:

"Tarihte Hasan Sabbah hareketi 300 yılda, Almanya'da Naziler 60 yılda ancak temizlenebilmiştir. FETÖ ile mücadele, duygusallığa ve zaaflara feda edilmeden kesintisiz sürmelidir. Türk devleti güçlüdür, bunun da üstesinden gelir; ancak aziz milletimizin yeni şehitler ve gaziler vermeye artık tahammülü yoktur."

www.haberotesi.net internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Haber Ötesi'ne aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Kaynak:

Haber Merkezi

Yorumlar (0)