AK Partili Bilgin: İbni Haldun olmasa batı eksik kalırdı
AK Parti Ankara Milletvekili Prof. Dr. Vedat Bilgin, Batı medeniyetinin temelinde Doğu düşüncesinin ve özellikle İbni Haldun'un büyük payı olduğunu belirterek, "İbni Haldun'u çıkarın Montesquieu ve Rousseau olmaz. İbni Haldun olmasa Batı eksik kalırdı." dedi.
02.07.2026 02:37
Nil Gülsüm'ün YouTube kanalında hoca kimliğiyle soruları yanıtlayan Bilgin, çocukluğundan zihin dünyasını şekillendiren okuma serüvenine, akademik anılarından Türkiye'nin geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu.
"Suat Yalaz'ın Bozkurtlar Projesi Sinemaya Taşınmalı"
Ortaokul yıllarında Nihal Atsız’ın "Bozkurtlar" romanıyla tanıştığını ve bu eserin kendisinde derin izler bıraktığını ifade eden Bilgin, Türk tarihinin bu çağdaş destanının sinema şartlarında çekilmiş bir film veya dizi olarak yayınlanmasının Türk kültürü adına bir borç olduğunu söyledi.
Bilgin, geçmişte Suat Yalaz’ın bu projeyi çizgi roman olarak TRT’ye taşımak istediğini ancak dönemin yönetiminin buna geçit vermediğini hatırlatarak, bugün bu adımın atılması gerektiğinin altını çizdi.
"Kemal Tahir’in 'Kerim Devlet' Tezi Beni Büyüledi"
Lise yıllarında edebiyat öğretmeninin sorusu üzerine Kemal Tahir’in tüm romanlarını okuduğunu belirten Bilgin, ünlü yazarın "Kurt Kanunu" ve "Devlet Ana" eserlerine atıfta bulundu.
Türk devlet geleneğinin Batı'daki gibi bir sınıfın veya zümrenin devleti olmadığını vurgulayan Bilgin, "Kemal Tahir’in tezi adil, dağıtan ve müşfik olan 'Kerim Devlet' anlayışıdır. Bu toplumsal yapı tartışmaları beni büyülemiştir." dedi.
1973 yılında İstanbul’da bulunduğu sırada gazetelerden Kemal Tahir’in vefatını öğrendiğini ve Erenköy'deki cenazesine bir çocuk haliyle katıldığını belirten Bilgin, törende Aziz Nesin'in etkileyici bir konuşma yaptığını, Metin Erksan'ın ise ağlamaktan konuşamadığını aktardı.
"Türk Milliyetçiliğinin Karşıtı Yoktur, İmparatorluk Kültürüyle Şekillenmiştir"
Fikir dünyasının Hisar, Töre ve Hareket dergileriyle; Cemil Meriç, Erol Güngör, Nurettin Topçu ve Kemal Tahir gibi isimlerle zenginleştiğini söyleyen Bilgin, milliyetçilik tanımına da açıklık getirdi.
Türk milliyetçiliğinin, bir karşıta göre konumlanan Yunan veya Bulgar milliyetçiliğine benzemediğini ifade eden Bilgin, "Türk milliyetçiliği imparatorluk kültürü içinde şekillenmiştir. Rahmetli Erol Güngör hocamın tabiriyle, bu millet 'ümmet için millet' olmuştur." ifadesini kullandı.
Erol Güngör ve Devlet Bahçeli İle Geçen Akademik Yıllar
Üniversiteyi bitirdikten sonra Selçuk Üniversitesi'nde Weberci sosyolojinin eleştirel temsilcisi Prof. Dr. Erol Güngör’ün asistanlık sınavını birincilikle kazandığını belirten Bilgin, hocasıyla ilk tanışmasında sınav kâğıdındaki analizlerin derinliği nedeniyle aralarında geçen duygusal diyalogu paylaştı.
Erol Güngör’ün vefatının ardından Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde asistanlığa başlayan Bilgin, o dönem aynı fakültede hoca olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yollarının nasıl kesiştiğini anlattı.
Fakültede Devlet Bahçeli'ye "Devlet Abi" diye hitap ettiklerini belirten Bilgin, Bahçeli’nin kendisini partiye danışman olarak davet ettiğinde aralarında geçen diyaloğu şu sözlerle aktardı:
"Kendisine çok açık sözlü bir şekilde, 'Devlet Abi, ben akademisyenim. Bilimsel doğrular neyse onu söylerim. Siyasetin diline uymayabilirim, kolay beğenmem, eleştiririm' dedim. Devlet Bey yüzüme baktı, o her zamanki nezaketiyle gülümsedi ve 'Vedat, ben seni buraya bana duymak istediklerimi söylemen için çağırmıyorum. Doğru neyse, eleştirin neyse onu duymak için çağırıyorum. Seni onun için çağırıyorum' dedi."
Bilgin, Devlet Bahçeli’nin yazılana, rapora ve fikre çok değer veren, kırmızı kalemle notlar alarak tartışan çok titiz bir lider olduğunu vurguladı.
"Türkiye Günlüğü" Dergisinin Kuruluş Hikâyesi
Merhum Mustafa Çalık ile lise yıllarından uzanan dostluklarına değinen Bilgin, 1980’lerin sonunda Naci Bostancı, Mümtazer Türköne ve Nihat Genç gibi isimlerle bir araya gelerek "Türkiye Günlüğü" dergisini kurdukları süreci anlattı.
12 Eylül döneminin baskıcı atmosferinde gizli polislerin takibi altında yapılan kahvehane toplantılarında dergiye "Türkiye Günlüğü" ismini kendisinin önerdiğini belirten Bilgin, Mustafa Çalık’ın DPT uzmanlığından istifa ederek bu dergiyi kurumsallaştırdığını ve onun vasiyeti üzerine dergiyi matbu olarak yaşatmaya devam ettiklerini söyledi.
Gençlere Tavsiye: "Yollarını Okuduktan Sonra Ayırsınlar, Okuyarak Birleşsinler"
Türkiye'yi ve dünyayı anlamak isteyen gençlere ve akademisyenlere seslenen Prof. Dr. Vedat Bilgin, önyargılardan arınmış çok yönlü bir okuma yapılması gerektiğinin altını çizdi.
Bilgin, "Fuat Köprülü, Şerif Mardin, Erol Güngör, Ziya Gökalp, Sait Halim Paşa ve Cevdet Paşa mutlaka bilinmeli. Kendini solda gören arkadaşlarımız ise Mehmet Ali Aybar ve Hikmet Kıvılcımlı okumalı, yerli çizgiyi tutturmalıdır. Yollarını bu isimleri okuduktan sonra ayırsınlar ya da yolları ayrılıyorsa bunları okuyarak birleşsinler." dedi.
"Gazi Paşa'nın Liderliği Eşsizdir"
Son olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün liderlik vasıflarına değinen Bilgin, "Gazi Paşa’nın çöken bir imparatorluktan milli bir devlet kurma konusundaki öncülüğünü ve 'Bağımsızlık benim karakterimdir' sözünde vücut bulan duruşunu eşsiz buluyorum. Top sesleri Polatlı’dan gelirken bile meclisi açık tutmuştur. Yeryüzünde milli mücadelesini meclisiyle gerçekleştiren tek ülke Türkiye'dir, öncüsü de Gazi Paşa'dır." ifadelerini kullandı.
Etiketler:
Kaynak:
Haber MerkeziYorumlar (0)
İlgili Haberler

Son Haberler
Milli para yüzücü Defne Kurt, Fransa'da Avrupa şampiyonu oldu
Selin Hürmeriç, Dünya Gençler Artistik Yüzme Şampiyonası'nda 9. oldu
Bakan Işıkhan, Muğla'daki 33. Yayla Seki Yağlı Pehlivan Güreşleri'ni izledi
Bakan Çiftçi: İçişleri Bakanlığı olarak bu ve bundan sonraki süreçte Terörsüz Türkiye dönemine güçlü bir destek vereceğiz